emlak

Açık Öğretim 1. Sınıf Uygarlık Tarihi Ders Notları, Eskiçağlarda Türkiye, Anadolu’da Yontma Taş Devri , hititler hakkında bilgi, LİDYALILAR, URARTULAR tarihi, İYONLAR, MEZOPOTAMYA UYGARLIĞI, SÜMERLER, SÜMERLER, BABİLLİLER, ASURLULAR, PERS İMPARATORLUĞU

Açık Öğretim 1. Sınıf Uygarlık Tarihi Ders Notları

ESKİ ÇAĞLARDA TÜRKİYE VE ÇEVRESİ
A. Eskiçağlarda Türkiye
Türkiye tarihin ilk dönemlerinden itibaren yerleşime tercih edilen bir ülke olmuştur. Bunun nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:
İklim koşullarının iyi olması
Verimli otlak ve topraklara sahip olması
Asya ile Avrupa arasında bir köprü görevi görmesi ( Ulaşım ve Ticaret yolları üzerinde bulunması)
Yer altı ve yer üstü kaynaklarının zengin olması
Anadolu doğu ile batı dünyalarının ilişkileri açısından önemli bir konuma ve katkıya sahip olmuştur.

1. TÜRKİYE’NİN TARİH ÖNCESİ DEVİRLERİNİ AYDINLATAN MERKEZLER :
a- Anadolu’da Yontma Taş Devri :
Antalya yakınlarındaki Karain, Beldibi ve Belbaşı mağaraları , Gaziantep yakınındaki Dülük, Antalya Mağaracık bu dönemin önemli merkezleridir.
* Karain mağarasında Neanderthal neslinden bir çocuğun dişi ile Homo Sapiens ( Düşünen insan) türünden bir kafatası bulunmuştur.
b- Anadolu’da Cilalı Taş Devri iyarbakır -Çayönü, Konya- Çatalhöyük bu dönem yerleşimlerindendir. Çayönü, çağımızın sosyal ve ekonomik düzeninin temelini oluşturan Cilalı Taş Devrinin en önemli merkezlerinden biridir. Gelişmiş köy yerleşmesi görülür.( Buğday,Nohut,Mercimek,Bezelye yetiştirilmiş, Koyun,Köpek,Keçi,Sığır yetiştirilmiştir.)
Konya, Çumra ilçesinin yakınlarında bulunan Çatalhöyük , Yakındoğu Cilalı Taş Devri yerleşmelerinin en başta gelenlerindendir.
* Yapılmış olan Hasan Dağı ve Çatalhöyük resmi bir kenti çevresiyle gösteren en eski şehir tasvir ve en eski şehir planıdır.
c- Anadolu’da Bakır Taş Devri :Burdur-Hacılar, Konya-Canhasan, Denizli-Beycesultan, İç Anadolu’da Güllücek, Van-Tilkitepe önemli yerleşimlerdendir.
Bunların dışında , Eski Tunç Devri olarak adlandırılan dönemde Çanakkale-Truva, Yozgat-Alişar, Çorum – Alacahöyük bu dönemin birer medeniyet merkezleridir.
Truva’da dokuz kat, Alişar ve Alacahöyük ‘te beşer kat kültür tabakalarına rastlanmıştır.
Orta Anadolu’da oluşturulan bu çok yüksek medeniyeti Hatti adındaki kavim oluşturmuştur.
Anadolu M.Ö. 2000 yıllarında kuzeydoğu’dan gelen göç dalgasına uğramış ve etnik yapısı değişmeye başlamıştır. Bu dönemde Asur lu’lar Anadolu’da ticari amaçlı pazaryerleri kurmuşlardır.( Karum) Bunlardan Kaniş (Kültepe ) te bulunan 10.000 civarındaki kil tabletle birlikte Anadolu yazılı döneme geçiş yapmıştır.
Anadolu’nun yazılı döneme geçişini sağlayan uygarlık Asurlulardır.

2. M.Ö. 2. BİN M.Ö. 6. YÜZYILA KADAR TÜRKİYE :
Bu dönemde Anadolu’da ; Hitit, Frig, Lidya, Urartu,İyon uygarlıkları görülür.

a- HİTİTLER ( M.Ö. 1700 – MÖ.1200 Frigler ,kalıntılarına MÖ.700 Asurlular son verdi)
MÖ.II bin yıllarında Anadolu’ya muhtemelen Kafkaslardan gelerek ,Hattilerle kaynaşmışlar ve Kızılırmak yayı çevresine yerleşmişlerdir.
Anadolu uygarlığının ilk yaratıcıları ve ilk İmparatorluk kuranlarıdır.
Başkentleri Hattuşaş (Boğazköy), kurucuları I.Hattuşil’dir.
Bu dönemin en önemli olayı Suriye egemenliği için Mısırlı’larla savaşmalarıdır. Tarihin bilinen ilk meydan savaşını ( 1296) ve bunun sonunda
Tarihin bilinen ilk yazılı antlaşması olan Kadeş antlaşmasını (1280) imzalamışlardır
Hititlere , Ege göçleri sonucu Frigler ve kalıntılarına Asurlular son vermiştir.
Kültür ve Medeniyetleri :
Yönetimin başında Kral bulunurdu. * Ancak kral ülkenin tek hakimi değildi. Pankuş denilen soyluların oluşturduğu bir meclis vardı. Tarihin bilinen ve Anadolu’da görülen ilk meclisidir
Büyük Kral, aynı zamanda başkomutan ve baş yargıçtı . Büyük kral’a Tabarna, kraliçeye Tavananna denirdi. Tavananna dini törenlere ve bayramlara başkanlık eder, kral savaşa gittiğinde ülkeyi yönetirdi.
Çok Tanrılı din anlayışına sahiptiler. * Anadolu’daki diğer kavimlerin ve komşu ülkelerin tanrılarını benimsemişlerdir.Bu nedenle “Bin Hitit ülkesine?Tanrı İli” ya da “Bin tanrılı Hititler” denilmiştir.
Hititlerde halk , hürler-yanaşmalar (yarı hürler)-namralar-köleler olarak sınıflara ayrılmıştı.* Kölelerin mülkiyet hakkı vardı.
Halkın çoğunluğunu köylüler,zanaatkarlar ve tüccarlar oluşturmaktaydı.
Hititlerde Ataerkil aile düzeni kurulmuştur.
Kanunları gelişmiş olup daha çok Tazminata yöneliktir. * Ölüm cezası sadece kölelere verilirdi.
Ekonomilerinin temeli tarım ve hayvancılığa dayalıdır.
Topraklar tanrıların ve kralın malı kabul edilirdi.
Madencilik sanatı gelişmiştir. ( Demir,bakır,gümüş işlenen madenlerdir)
Hititler hem çivi yazısını hem de resim yazısını (özellikle taş anıtlar üzerinde) kullandılar.
Tarihi olayları yıl yıl “Anal” denilen yıllıklara yazarlardı. Anallar tanrılara hesap vermek adına yazıldığından doğru kaynaklar olarak kabul edilir. Bu nedenle Anadolu tarihinin aydınlatılmasında en önemli kaynaklardandır.
Mimarlık ,Heykelcilik ve Kabartma sanatı gelişmiştir.( Yazılı kaya ve İvriz kabartmaları örnektir)
Hititlerde eli silah tutan her erkek asker sayılırdı.
b- FRİGLER ( MÖ.800 – MÖ. 676 )
Hint – Avrupa asıllı kavimdirler. Kafileler halinde Trakya üzerinden Anadolu’ya gelmişlerdir.
Sakarya Irmağı vadisine yerleştiler.Başkentleri “Gordion” dur.
Tüm krallarına “Midas” denilir.
Kral Midas zamanında Kafkaslardan gelen Kimmerler tarafından yıkıldılar.( Midas yenilgiyi hazmedememiş ve üzüntüsünden kendisini öldürmüştür.)
Kültür ve Medeniyetleri :
Krallıkla yönetilmişlerdir.
Çok tanrılı din inanışı vardır.En önemli tanrıları bir tabiat tanrısı olan “ Kibele” idi.
Ekonomilerinin temeli Tarım ‘ a dayalıdır. Özellikle köylü ve çiftçi ülkesidir.Bu nedenle yasalarında tarımı koruyucu maddelere yer vermişlerdir.( Öküz öldüren ya da Saban kıranın cezası ölümdür)
Maden işçiliği, taş işçiliği, tahta işçiliği, halı ve kilim dokuma sanatında gelişmişlerdir. * Dünyaca ünlü halı ve kilim dokumalarına “Tapetes” denilir.

LİDYALILAR ( MÖ.687 – MÖ.546) :
Hint-Avrupalı kavimdirler. Gediz ve Büyük Menderes nehirleri arasına yerleşmişlerdir.
Kral Giges (Gyges) önderliğinde güçlü bir devlet haline geldiler.
Başkentleri Salihli yakınlarındaki “Sardes ( Sard)” dır.
Lidyalılar’a Persler son vermiştir.
Kültür ve Medeniyetleri :
Krallıkla yönetilmişlerdir.
Çok tanrılı din inanışına sahiptirler. Kral ve Asilleri yığma toprak tepeler ( Tümülüs) altındaki odalara gömmüşlerdir.
Ekonomilerinin temeli Ticarete dayalıydı. Mezopotamya’da Ninova’dan başlayıp, Sard üzerinden Efes’e kadar giden ticaret yolu olan Kral yolu’nu , kral Giges zamanında açmışlardır.
Mezopotamyalılarla, Asurlularla, İyonlarla, Mısırlılar’la ticaret yapmışlardır.
Kral Giges doğuda Asurlular, batıda İyonlarla iyi geçinmiş, iki ülke arasında Anadolu’nun transit olmasını sağlamıştır.
Fenike alfabesinden esinlenerek oluşturdukları Alfabe yi kullanmışlardır.
Uygarlığa en önemli katkıları Para’ yı bulup kullanmış olmalarıdır. Böylece değiş-tokuşa dayalı ticari ilişkiler, para ile daha çok gelişmiş ve hızlanmıştır.
Kral Krezüs ordu’ya fazla önem vermemiş,her şeyi para ile çözeceği düşüncesiyle milli bir ordu oluşturmamış,ücretli askerlerden oluşan bir ordu oluşturmuştur. Bu da yıkılış sebeplerinin en önemlisidir.
Yunan uygarlığının etkisi altında kalmışlardır.
Ticaret,dokumacılık,deri işleme,çömlek,maden işleme sanatlarında gelişmişlerdir.

URARTULAR ( MÖ. 900 – MÖ. 600) :
Van gölü ve çevresi merkez olarak geniş sınırlara ulaşan bir devlet kurmuşlardır.
Başkentleri Tuşpa ( Van ) dır.
Medler ve İskitler son vermiştir.
Kültür ve Medeniyetleri :
Krallıkla yönetilirdi.
Ülke eyaletlere ayrılmıştı. Eyaletlerin başında merkezden atanan ve “En-nam “denilen valiler bulunurdu.
Çok tanrılı din inanışına sahiptiler.En önemli tanrıları savaş tanrısı olan “ Haldi” idi.
Ekonominin temeli hayvancılığa dayanıyordu.
Rahipler ,soylular ve askerler ayrıcalıklı sınıftır.
Dilleri eklemeli dil gurubundandır.
Çivi yazısı ve resim yazısı kullanmışlardır.
Mimarlıkta çok gelişmişlerdir.Van kalesi,Çuvaş tepe,Erzincan’da Altın tepe Urartulardan günümüze kalmış en önemli kalelerdir.
Su kanalları açmışlar, kaya mimarisinde , madencilik sanatında gelişmişlerdir.

İYONLAR ( MÖ.1050 – MÖ. 546)
Yunanistan’ın “Dor” lar tarafından işgali üzerine, batı Anadolu’ya göç eden Aka ‘lar tarafından kurulmuştur.
Batı Anadolu’nun eski halklarından Karyalılarla karışıp,kaynaşmışlar Polis denilen şehir devletleri kurmuşlardır.Bunların en önemlileri Efes,Foça,İzmir ve Milet’tir.
Pers istilasıyla birlikte önemlerini kaybettiler.
Kültür ve Medeniyetleri :
Şehir devletleri halinde siyasi yapı görülür.Şehirler önce krallar sonra asiller ve sonra da demokratik şehir meclisleri tarafından yönetilmiştir.
Çok tanrılı din inanışına sahiptirler.
Güçlü askeri ve deniz filolarıyla Kuzey Ege, Marmara denizi çevresi,Karadeniz’de kendilerine bağlı pek çok ticari amaçlı koloniler kurmuşlardır.
Fenikelilerden aldıkları alfabeyi kullandılar.
İyonlar Anadolu medeniyetlerinin en gelişmiş olanıdır.Bunun nedenleri ; Özgür düşünceye inanmaları,Anadolu kültüründen yararlanmaları (Özellikle Hitit ), maddi durumlarının iyi olması , kuruldukları bölgenin ön-Asya ticaret yollarının bitiş noktasında olmasından dış dünyayı tanımalarıdır.
İyon şehir devletlerinin dünya tarihindeki önemi , özgür düşünce ve bilimin ilk önce burada doğmuş olmasıdır.
Matematikte ;Tales ve Pisagor, Tıp ta ; Hipokrat, Felsefe’de ; Diyojen ,Anaksimenes ve Anaksimandros, Tarih te ; Herodot önemli bilim adamlarıdır.
Mimari, heykelcilik alanlarında çok gelişmişlerdir. En ünlü kalıntıları Efes Artemis Tapınağıdır.
Ekonomilerinin temeli Ticaret’e dayanır.

ESKİÇAĞLARDA TÜRKİYE’NİN ÇEVRESİNDEKİ KÜLTÜR VE MEDENİYETLER (MEZOPOTAMYA, MISIR VE DİĞER DOĞU AKDENİZ MEDENİYETLERİ)
MEZOPOTAMYA UYGARLIĞI :
Mezopotamya iki ırmak arası anlamına gelen bir kelimedir. Coğrafi bölge olarak Anadolu’nun güneydoğusundan ,Basra körfezine kadar uzanan Dicle ile Fırat nehirleri arasındaki bölgeyi kapsar. İki nehrin en çok yaklaştıkları yerden aşağısına (Basra Körfezine kadar) Aşağı Mezopotamya, yukarısına ise Yukarı Mezopotamya denilmiştir.
Mezopotamya da iklim koşullarının iyi olması ve toprakların verimli olması burayı ilk yerleşilen bölgelerden birisi yapmıştır.
Mezopotamya uygarlığının temelini Sümerler oluşturmuştur.Diğerleri bu uygarlığı daha çok zenginleştirdiler.(Bu yönüyle çeşitli kavimlerin ortak ürünüdür.)
Mezopotamya uygarlığı egemenlik genişledikçe ve ticari ilişkiler sonucu ön-asya’ya yayılmış ve etkilemiştir.
Bölgede taşın az bulunmasından dolayı yapılar ker*** ve tuğladan yapılmış bu nedenle günümüze kadar anıt eser kalmamıştır.
Mezopotamya’da ; Sümer, Elam, Akad, Babil, Asur devletleri kurulmuştur.

SÜMERLER ( MÖ.3000 – MÖ.2200) :Mezopotamya’ya MÖ.3500 lerde gelip yerleşmişlerdir.Dillerinin eklemeli dil gurubundan olması Orta Asya’dan geldikleri savını güçlendirmektedir.
Mezopotamya’da bataklıkları kurutarak şehir devletleri kurmuşlardır.Bunların en önemlileri Ur,Uruk ,Lagaş, Kiş, Eridu’dur.
Sümerler’e Elamlılar son vermiştir.
Kültür ve Medeniyetleri :
Şehir devletleri halinde siyasi yapı görülür.Şehirleri, Ensi ya da Patesi denilen Rahip-Kral’ lar yönetirdi.(Bu tür hükümdarlık anlayışı Ön-Asya ve Mısır’dan Hindistan ve Çin’e kadar devam etmiştir.) başka bir şehre de egemen olursa krallar ‘a“Lugal” ,eğer bir lugal tüm Sümer ülkesine egemen olursa ona da “Lugal Kalma” denirdi.
Hükümdarlık babadan oğula geçerdi.
Zengin ve uygarlıkta ileri olmalarından dolayı sürekli saldırıya uğramışlardır.Bu nedenle askerliğe ve ordu’ya önem vermişlerdir.Her erkek asker sayılırdı.Orduları , yaya ve arabalı askerlerden oluşuyordu.
Tarihin ilk yazılı yasaları Lagaş şehri kralı “Urukagina” tarafından yapılmıştır.
Tarihin ilk hukuk devleti Sümerlerdir.
Çok tanrılı din inanışına sahiptiler.Tanrılarını insan gibi düşünmüşlerdir.Aradaki fark insanların ölmesi,Tanrıların ölümsüzlüğüdür.Tapınaklarına “Ziggurat” denilirdi. Zigguratlar çok katlı yapılardı.Aynı zamanda Rasathane(Gözlem evi) olarak da kullanılırdı.
Krallar ve Rahipler üst sınıfı oluşturuyordu. Halk ; Soylular,Hürler ve Köleler olarak üç sınıfa ayrılmıştı.
Ekonomilerinin temeli Tarım’a dayalıdır. Anadolu,Suriye,Mısır,İran ile ticari ilişkilerde bulunmuşlardır. İlk üretim, ilk tekerlek ve Saban’ın kullanımı Sümerler tarafından yapılmıştır.
Sümerlerin uygarlığa en önemli katkıları yazıyı bulmalarıdır.Yazılar üç köşeli bir kalemle ,kil tabletler üzerine yazıldığından bir tarafı ince bir tarafı kalın olduğu için Çivi ‘ ye benzemiş bu nedenle “Çivi yazısı” denilmiştir.
Gılgamış Destanı, Tufan Hikayesi ve Yaratılış Manzumesi en önemli edebi eserleridir.
Matematik, Geometri , Tıp, Astronomi Sümerler’de temeli atılan ve gelişen bilim dallarıdır.
AKADLAR ( MÖ.2350 – 2150 ) :Arap yarımadasından çıkıp Mezopotamya’ya gelip yerleşen Samiler tarafından kurulmuştur.
Kral Sargon ve Naram-Sin zamanında genişleyerek,Elam,Asur,Doğu Anadolu’nun bir bölümü ve Akdeniz’e kadar uzanan ülkeleri fethettiler.
Merkezleri “ Agade “ şehridir.
Akad İmparatorluğu çeşitli kavimlerden kurulmuştur.İç ayaklanmalar ve dış saldırılar Akadları zayıflatmıştır.
Sümer Uruk prensi Akadlar’a son vermiştir. Daha sonra Mezopotamya Gutilerin egemenliğine girdi.
Kültür ve Medeniyetleri :Krallıkla yönetilmişlerdir.
Tarihin bilinen ilk İmparatorluğunu kral Sargon önderliğinde kurmuşlardır.
Dünya da ilk kez sürekli ve düzenli orduları oluşturdular.

ELAMLILAR :Elam ; Sümer ülkesinin doğusunda Dicle nehrine dökülen Kerha ve Karun ırmaklarının suladığı bölgedir.
Merkezleri “ Sus “ şehridir.
Şehir devletleri kurarak,ayrı ayrı prenslikler halinde yaşamışlar, MÖ.3000 yıllarında Sus şehri prensi diğer siteleri yönetimi altına alarak krallık kurmuştur.
Sümerlerle mücadele etmişler , Akad ve Sümer egemenliğini kabul etmek zorunda kalmışlardır.
Kültür ve Medeniyetleri :Uygarlıkları İran bölgesiyle benzerlikler göstermektedir.
Maden işçiliğinde çok gelişmişlerdir.

BABİLLİLER :Arabistan’dan çıkan Samilerin bir kolu olan “ Amurrular ” tarafından kurulmuştur.
Siyasi tarihleri I.Babil ve II.Babil olarak iki dönemden oluşur.
I.Babil devletinin en ünlü hükümdarı Hammurabi ‘dir.
İkinci Babil devletinin en ünlü hükümdarı “ Nabukadnezar “ dır.
I.Babil devletine Hititler , II.Babil devletine Persler son vermiştir.
Kültür ve Medeniyetleri :Hammurabi, devletin gücünü orduya dayamış ve dini devleti, dünya devleti şekline dönüştürmüştür. Böylece ilk “ Mutlak Krallık “kurulmuştur.
Hammurabi çok sayıda kanun derleyicisi olmuştur. Mezopotamya’da hukuk alanında en geniş kanunları çıkarmıştır.
Çok tanrılı din inancına sahiptirler. En büyük tanrıları “ Marduk “tur.
Ücretli askerlerden oluşan düzenli orduları vardır.
Mimaride çok gelişmişlerdir. Babil Kulesi ve Babil’in Asma Bahçeleri ( Dünya’nın yedi harikasından biri) sanat şaheserleridir.
Sümerlerin bulduğu 60 tabanlı matematiği 10 tabanlı’ya dönüştürerek,günümüz matematiğinin temelini oluşturmuşlardır.

ASURLULAR ( MÖ.2000 – MÖ.612 ) :Asur ülkesi ; yukarı Mezopotamya’da Dicle ve Büyük Zap ırmağı arasında kuzeyi ve doğusu dağlarla çevrili bölgedir.
Sümerlerle akraba olan Subariler ve Samilerin karışmasıyla Asurlular oluşmuştur.
Kral Sargon liderliğinde bağımsız bir devlet kurmuşlardır.
Anadolu’da Kapadokya’dan İran içlerine kadar, İran körfezi ve Mısır’a kadar sınırlarını genişletmişlerdir.
En parlak zamanları kral II.Sargon dönemidir.
Başşehirleri “ Ninova “ dır.
Asurlular’a Medler ve Babilliler son vermiştir.
Kültür ve Medeniyetleri aimi ordulara sahiptiler.
Ön-Asya’da ilk atlı birlikleri oluşturmuşlardır.
Daha şiddetli cezaları içeren ( Sert ) kanunlar hazırlamışlardır.
Çivi yazısını kullandılar.
Çok tanrılı din inancına sahip olup en önemli tanrıları “ Asur “ du.
Ekonomilerinin temeli ticarete dayanır.
Asurlular’ın Anadolu uygarlığına en önemli katkıları ticaret yerleri aracılığıyla yazı’yı Anadolu’ya getirmeleridir.Böylece Anadolu yazılı döneme (İlkçağa) geçiş yapmıştır

M.Ö. 6. YÜZYILDAN M.S. 11. YÜZYILA KADAR TÜRKİYE
( Pers, İskender, Roma ve Bizans İmparatorlukları Dönemi)
Bu dönemde Anadolu’ya Pers,İskender,Roma ve Bizans İmparatorlukları egemen olmuştur.
PERS İMPARATORLUĞU DÖNEMİMedler ve Persler kuzeybatı İran’a Kafkaslar yoluyla gelmişlerdir.
Anadolu’da Kızılırmak ‘a kadar ilerlemiş olan Medler e Persler son vererek (MÖ.550), güçlü bir İmparatorluk kurmuşlar MÖ.546 ‘da Lidyalılara son vermişler ve Anadolu’yu egemenliklerine almışlardır.
Sınırları doğuda Hindistan ve Orta Asya’ya , batıda Trakya’ya ,kuzeyda Kafkasya’ya güneyde Basra körfezi ve Mısır’a kadar uzanmıştır.
Perslere MÖ.333’te İssos savaşıyla Büyük İskender son vermiştir.
Kültür ve Medeniyetleri :
İmparatorluktu.İmparatorluğun başında “Ülkeler Kralı” veya “Krallar kralı” sayılan bir hükümdar bulunurdu.
Pers İmparatorluğu birçok geniş vergi bölgesine (Eyalet – Satraplık) ayrılmıştır. Satraplıkların (Eyaletlerin )başında merkezden atanan ve kralın vekili sayılan asker valiler (Satrap) bulunurdu.
Askerliğe önem vermişler devamlı ordu kurmuşlardır.
Dinleri , iyilikle-kötülüğün mücadelesi olan Zerdüşt dinidir. Temizliğin temsilcisi kabul ettikleri ateşi “Ateşgede” denilen tapınaklarda sürekli yakarlardı. * Zerdüştlük, Hindistan,Suriye,Anadolu ve Mısır’da da etkili olmuştur.
Perslerin Ön-Asya’ ya egemen olmaları, barış ve huzuru sağlamış ve Ticareti canlandırmıştır. Ticaretin gelişmesi için düzenli yollar ve düzenli posta teşkilatları kurmuşlardır.
Bütün İmparatorluk sınırları içinde tek para uygulaması yapmışlardır.
Çivi yazısı kullanmışlardır.
Mezopotamya,Anadolu,Mısır ve Yunan sanatlarından etkilenmişlerdir.

BÜYÜK İSKENDER İMPARATORLUĞU VE HELLEN DÖNEMİMakedonya kralı Büyük İskender’in Asya seferi ile başlayan ve yaklaşık 300 yıl süren döneme “Hellenistik dönem” , bu dönemde doğu-batı kültür kaynaşmasıyla oluşan medeniyete de “Hellenistik medeniyet” denilir.
Büyük İskender MÖ.334’te Anadolu’ya geçerek Persleri yenilgiye uğratmış, İyon şehir devletlerini özgürlüklerine kavuşturmuştur.Suriye üzerinden Mısır’a, İran üzerinden Hindistan’a kadar gitmiştir.
Not: Büyük İskender , Persleri; Granikos ,İssos, Gavgamela savaşlarıyla üç kez yenilgiye uğratmıştır.
İskender’in ölümü üzerine Makedonya, Mısır ve Asya krallıkları kurulmuştur.
Anadolu’da kurulan başlıca Hellen krallıkları : Bergama Krallığı, Bitinya Krallığı ( Kocaeli yarımadası çevresinde), Pontus Krallığı ( Karadeniz kıyılarında) , Kommagene Krallığı ( Nemrut dağında ) .
Hellenistik krallıklar’a Roma İmparatorluğu son vermiştir.
Kültür ve Medeniyet :
Hellenistik medeniyetin merkezi Anadolu’dur.
İskenderiye ve Bergama’da Kütüphaneler kurulmuş
İskenderiye,Antakya ve Bergama’da büyük saraylar yapılmıştır.
İskenderiye feneri dünyanın yedi harikasından biri kabul edilmiştir.
Heykeltıraşlık sanatının en önemli örnekleri Bergama Zeus Sunağının kabartmaları ve “İskender Lahdi” ,Nike (Zafer Tanrıçası),Afrodit dir.
Mısır’da İskenderiye şehrini, Büyük İskender kurmuştur.
Ülke yönetimi Perslerdeki gibi satraplıklar şeklindedir.
Bu dönemde en çok pozitif ve deneysel bilimlerde gelişmeler olmuştur.
İskender,hocası Aristo’nun etkisinde kalmış ve bilime büyük destek vermiştir.
Hellenistik medeniyet ,İslam medeniyetinin doğmasında çok etkili olmuştur.

ROMA İMPARATORLUĞU DÖNEMİMÖ.133 ‘te Bergama Krallığına son veren Romalılar yaklaşık 100 yıllık bir mücadeleden sonra Anadolu’ya egemen oldular.
Bu dönemde Anadolu’da bazı şehirler büyümüş ve gelişmiştir.( Antakya,İzmit, İstanbul,İznik )
MS.1 ve 2. yy.da Anadolu kentleri o dönemin en zengin ve en önemli sanat merkezleri arasında yer almıştır. (Bergama,Efes,Afrodisyas,Perge,Side,Aspendos,Antak ya)
İstanbul’da Bozdoğan Su Kemeri, Çemberlitaş, Ankara’da Avgustus tapınağı,Roma Hamamı, Antalya’da Aspendos bu dönemden kalan kalıntılardır.
ROMA UYGARLIĞI
Roma kenti Latinler tarafından kurulmuştur.
MÖ.30 ile MS.395 tarihleri arası “Roma Çağı” olarak adlandırılmaktadır. Bu dönemde Roma,Akdeniz havzasının tek, siyasal,askeri,ekonomik,ticari gücüdür.
Roma egemenliğini kabul eden şehirler Roma’ya ; a-Dostluk antlaşması b- İttifak antlaşması c- Uyrukluk antlaşması ile bağlanmışlardır.
Roma siyasi tarihi ; a- Krallık b- Cumhuriyet c- İmparatorluk olarak üç dönemden oluşur.
Krallık döneminde kralı “Senato” denilen ihtiyarlar meclisi teklif eder,” Kuria” denilen halk meclisi kabul ederdi.Cumhuriyet döneminde Senato’nun seçtiği iki konsül bir yıl süreyle kralın yetkilerine sahip olarak ülkeyi yönetirlerdi.Bunalım dönemlerinde ise “Diktatör” denilen bir kişi geniş yetkilerle 6 ay için başa geçirilirdi.Meclisler İmparatorluk döneminde de varlıklarını sürdürmüşler ancak eski yetkilerini ve etkilerini kaybetmişlerdir.
Hz. İsa , Avgustus döneminde Filistin’de Nasıra kasabasında doğmuştur.Tek tanrılı din inancı olan Hristiyanlığı yaymaya başladı.Sağlığında ona 12 kişi inanmıştır. Bunlara 12 Havariler denilir.Bunlardan özellikle Sen Piyer ve Sen Pol hristiyanlığın yayılması ve kurulmasında etkili rol oynamışlardır. Kudüslüler’in İsa’yı şikayet etmeleri üzerine İsa çarmıha gerilerek öldürülmüştür.
Romalılar kölelerin ve fakirlerin dini olarak gördükleri hristiyanlığı önce yasaklamışlar, İmparator Konstantinus zamanında “Milano Fermanı “(MS.313) ile serbest bırakmışlar, İmparator Büyük Teodosius (379-395) zamanında resmi din ilan etmişlerdir.
Roma İmparatorluğu Kavimler göçünün etkisiyle 395 te batı ve doğu olarak ikiye ayrılmış, 476’da Batı Roma, 1453 ‘te Doğu Roma (Bizans)İmp.sona ermiştir.
Roma’da halk ; a- Patriciler : Tam vatandaşlık hukukuna sahip,geniş toprakları olan,mecliste oy kullanma hakkına sahip soylu sınıf b- Plebler : Ticaret mülkiyet gibi bazı haklara sahip olup,askere alınmaz ve oy kullanamazlardı. c- Yanaşmalar : Çeşitli nedenlerden dolayı hukukunun bir bölümünü kaybeden sınıftı.Bir ailenin yanına yanaşırlar ve onların hizmetlerini görürlerdi. d- Köleler : Hiçbir hakkı olmayanlar olarak sınıflara ayrılmıştı.
Güneş Takvimini bugünkü şekline kavuşturdular
Alfabeyi günümüz şekline kavuşturdular.
Mimarlıkta olgunlaşarak ilk sivil mimari örnekleri verdiler.
Hukuk alanında gelişmişler, 12 levha kanunlarını hazırlamışlar, hukuk’u olgunlaştırmışlardır.

BİZANS İMPARATORLUĞU DÖNEMİ :
395’te Roma İmparatorluğunun ikiye ayrılmasıyla doğu Roma İmparatorluğu olarak kurulmuştur.
En parlak zamanı Jüstinyen ( Justiniaus) (527-565) dönemidir.
Bizans’tan günümüze kalan eserlerin en ünlüsü “Ayasofya” dır. Bunun dışında Aya İrini Kilisesi, Fethiye ve Kariye Camileri, Efes’teki St.John bazilikası, Alahan Manastırı, Yerebatan sarayı, İstanbul surları ve su kemeridir.
1048 Pasinler savaşıyla başlayan Anadolu’yu yurt edinme mücadelesi,1071 Malazgirt savaşıyla yoğun bir Türk akınına dönüşmüş, kısa sürede Anadolu nüfusunun çoğunluğu Türkler’in eline geçmiştir. 1453’te Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u almasıyla Bizans İmparatorluğu sona ermiştir

Çin-Hint-İskit Medeniyetleri

ÇİN MEDENİYETİ SİYASİ TARİHİ
Çin’in tarihi Yontma Taş Devri’nde başlamıştır.
Şensi ve Kansu’da Türk kültürü etkili olmuştur.
Tunguz, Moğol, Türk ve Tibet kültürleri Çin’de etkili olmuştur.

ÇİN MEDENİYETİ KÜLTÜR VE UYGARLIK
Çin’de egemen olan dinlerin başında, Taoizm, Konfüçyüsçülük ve Budizm gelir. İpek üretimi sayesinde İpek yolu gelişti.
Çinliler Çin yazısını kullandılar.
M.Ö. XI’ yy’da mürekkep kullandılar.
M.Ö. 105′li yıllarda kağıdı icat ettiler.
M.S. 650′de matbaayı kullandılar.

HİNT MEDENİYETİ SİYASİ TARİHİEn eski medeniyetler İndus Medeniyetleri’dir. Hindistan’daki ilk medeniyet Sint Medeniyeti’dir.
İndus ve Ganj nehirleri verimliliği artıran etkendir.
Güçlü devletler oluşamamış, küçük prenslikler ortaya çıkmıştır.
Kast örgütünü Ariler kurmuştur.

HİNT MEDENİYETİ KÜLTÜR VE UYGARLIK
Eski Hint Medeniyeti’nde en önemli toplumsal kurum KAST Teşkilatı’ydı. Kast Teşkilatı beş bölümden oluşurdu.
1. Brahmanlar : Din adamları
2. Ksatriyalar : Askerler ve soylular
3. Vaysiyalar : Sanatkar, tüccar ve köylüler
4. Südralar : İşçiler
5. Paryalar

İSKİT MEDENİYETİ SİYASİ TARİHİ
İskitler, M.Ö. XI. yy. ile M.S. II. yy. arasında yaşamışlardır.
Göçebe-atlı kavimlerin en büyüğüdürler.
Diğer adları Sakalar olup, tarihte Önemli rol oynayan ilk Türk topluluğudur.
M.Ö. VII. Yüzyıllarda Tuna Nehri’ne ulaştılar.
İskitler, Yakut Türkleri’nin atalarıdır.

İSKİT MEDENİYETİ KÜLTÜR VE UYGARLIKİskitler ölümden sonraki hayata inandıkları için ölülerini Kurgan olarak bilinen çadır mezarlara gömerlerdi.
İskitler, en eski Türk dini olan Şamanizme inanırlardı.
İskitlerin Asya’daki mücadeleleri Alper Tunga Destanı’nda anlatılmıştır

Mezopotamya Medeniyetleri

AKADLAR SİYASİ TARİHİAkadlar, Sami Soyundan gelir.
Başkent Akad olmak üzere, M.Ö. 2350 yılında Kral Sargon önderliğinde krallıklarını kurdular.
Kısa sürede tüm Mezopotamya’ya hakim olduktan sonra Sümer Medeniyeti’nin yayılmasını sağladılar.
Kral Sargon önderliğinde tarihteki ilk büyük imparatorluğu kurdular.
Akad Krallığı, M.Ö. 2150 tarihinde Uruk Krallığı tarafından yıkıldı.

AKADLAR KÜLTÜR VE UYGARLIK
Akadlar, Sümer Uygarlığı’nı devam ettirerek büyükbir imparatorluk kurdular.
Tarihte ilk kez daimi ordu kuranlar Akadlar olmuştur.

ASURLULAR SİYASİ TARİH
Asurlular, Sami ırkına mensuptur.
M.Ö. 2000′lerde Mezopotamya’ya geldiler.
Başkentleri en önemli ticari merkezleri Asur kentiydi.
Tüccar bir kavim olan Asurlular, en çok Anadolu’da ticaret yapmışlardır.
Asurluların varlığına M.Ö. 612′de Medler, Babilliler ve İskitler tarafından son verildi.

ASURLULAR KÜLTÜR VE UYGARLIK
Asurlular daha çok Anadolu’da yaptıkları ticaret ile tanınırlar.
Anadolu’da ticari koloniler kurdular.
Anadolu’da, Asur Pazar yerlerine KARUM denir.
Büyük bir askeri imparatorluk kurdular.
Güçlü orduları ve şiddetli kanunları vardı.
En ünlü tanrıları Asur’du.
Mezopotamya’da ölümden sonra hayat inancı olmadığından, anıt mezarlara hiç rastlanmaz.

BABİLLİLER SİYASİ TARİH
Sami soyundan gelen Amurrular’a Babilliler denir.
Başkent Babil olmak üzere M.Ö. XIX. yy’da Mezopotamya’nın en güçlü devletini kurdular.
Birinci Babil Devleti’ni M.Ö. 1594′te Hititler yıktı.
İkinci Babil Devleti’ni M.Ö. 539′da Persler yıktı.

BABİLLİLER KÜLTÜR VE UYGARLIK
Babilliler, Kral Hammurabi zamanında mutlak krallığa dayalı büyük bir imparatorluk kurdular.
Sümer Kralı Urukagina tarafından yazdırılan ilk kanunlardan sonra Mezopotamya’da bilinen diğer bir kanun ise Hammurabi Kanunları’dır.
Babilliler, astronomi çalışmaları yapmışlar, burçları bulmuşlar ve yılı 354 güne bölmüşlerdir.
Babillilere ait en önemli sanat eserleri şunlardı : Hammurabi Steli, Babil Kulesi ve Babil’in Asma Bahçeleri.

SÜMERLER SİYASİ TARİHİMezopotamya’da kurulan ilk devlet Sümerler’dir.
Sümerlere ait en önemli şehirler, Lagaş, Uruk, Endu, Kalde ve Kaş’tı.
Sümerler, M.Ö. 1950′de Elamlar tarafından yıkıldı.
Çivi yazısını icat eden Sümerler böylelikle tarihi devirleri başlatmış oldular.

SÜMERLER KÜLTÜR VE UYGARLIK
Sümerler krallarına Patesi adını verirlerdi.
Yazı, tarihte ilk defa Sümerler tarafından kullanıldı.
Tarihte bilinen en eski kanunlarda Sümerler’e aittir.
Doğa güçlerine inanan Sümerler’de en ünlü tanrılar, Anu (Gök tanrısı), Enlil (Yeryüzü tanrısı), Enki (Okyanus tanrısı)’dır.
Sümerlerde en önemli sanat eserleri zigguratlardır.

Sümerler meydana getirdikleri yüksek uygarlık seviyesinde bilimde de ileri gitmişler bilim alanında şu çalışmaları yapmışlardır.
1. Ayı 30, yılı 360 gün olarak hesapladılar.
2. Gece ve gündüzü 12′şer saate böldüler.
3. Bir yılı 12 ay olarak hesapladılar.
4. Ay ve Güneş tutulmasını hesapladılar.
5. Aritmetik ve geometrinin temellerini attılar.
6. Çarpma ve bölme cetvellerini buldular.
7. Daireyi 360 dereceye böldüler.

İbrani-İran-Fenike Medeniyetleri

İBRANİ MEDENİYETİ SİYASİ TARİHİ
İbraniler Sami asıllı bir kavimdir.
M.Ö. XVII. yy’da Filistin’de ilk devletlerini kurdular.
İbrani Devleti, Hz. Süleyman zamanında İsrail Devleti ve Yahudi Devleti olmak üzere ikiye ayrıldılar.
Eski İsrail Devleti’ni Asurlular yıktı.
Eski Yahudi Devleti’ni, Babilliler yıktı.
1948′de İsrail Devleti yeniden kuruldu.

İBRANİ MEDENİYETİ KÜLTÜR VE UYGARLIK
Yahudiler, tek tanrılı din olan Museviliğe inandılar. Musevilik, sadece Yahudilere ait bir dindir.
İbranilere ait en önemli sanat eseri, Kudüs’teki Hz. Süleyman Tapınağı (Mescid-i Aksa)’dır.

İRAN MEDENİYETİ SİYASİ TARİHİ
İran Medeniyeti’ni, Medler ve Persler meydana getirdi.
Medleri M.Ö. 550′de Persler yıktı.
Persleri M.Ö. 330′da Büyük İskender yıktı.

İRAN MEDENİYETİ KÜLTÜR VE UYGARLIK
Devlet yönetiminde mutlak krallık vardı.
Kral, tanrı Ahuramazda’nın yeryüzündeki temsilcisi.
İranlılar Zerdüştlük dinine inandılar.

FENİKELİLER SİYASİ TARİH
Fenikeliler Sami asıllı bir kavimdir.
M.Ö. 2000 yılında devletlerini kurdular.
Toprakları tarıma elverişli olmadığı için deniz ticareti yaptılar.
Asurlular, Babilliler ve Persler tarafından yıkıldılar.

FENİKELİLER KÜLTÜR VE UYGARLIK

Fenikeliler daha çok deniz ticaretiyle uğraştılar. Deniz ticareti sonucunda bir çok koloni elde ettiler.
Kendilerine özgü 22 harflik bir Fenike Alfabesi kullandılar.
Ön Asya Uygarlığı’nı Ege Havzası’na taşıdılar.

Mısır Medeniyetleri

MISIR MEDENİYETİ SİYASİ TARİH
Eski Mısır’ın tarihi M.Ö. 3000 yıllarında başlar.
M.Ö. 333 yılında Büyük İskender’in Mısır’ı almasıyla son bulur.

MISIR MEDENİYETİ KÜLTÜR VE UYGARLIK
Mısır’da monarşik-bürokratik devlet yapısı vardı.
Devlet yönetiminde en tepede firavunlar bulunur, firavunlar tanrının oğlu sayılırdı.
Firavunlar tanrının oğlu olduğundan ilah-kral anlayışı görülürdü.
Vezirlik ilk kez Mısır’da görülmüştür.
Mısırlıların en önemli tanrıları Amon-Ra ve Ösiris’ti.
Mumyacılık ve tıp alanında ilerlemişlerdi.

24 harflik hiyeroglif denen bir resim yazısı kullanılmıştır.
Mısır bilimini Nil Nehri’nin hareketliliği etkilemiştir.
Yılı 365 gün ve 12 ay olarak hesapladılar.
Matematikte ve tıpta ileri gittiler.
Önemli sanat eserleri :
Piramitler
Amon Tapınağı
Beni Hasan Mezarları
Labirentler

Anadolu Medeniyetleri

HİTİTLER SİYASİ TARİH
Anadolu’da ilk devlet kuranlar Hattiler’dir.
Hattilerin başkenti Alacahöyük’tü.
Hititler M.Ö. 2000′lerde devletlerini kurdular. Hititlerin başkenti Hattuşaştır.
M.Ö. 1280′de Mısırlılarla savaştılar.
Mısır savaşı sonunda tarihte bilinen ilk antlaşma olan KADEŞ Antlaşması imzalandı.
Hititler, M.Ö. 1200′de Asurlular’ın ve Frigler’in saldırısı sonunda yıkıldı.

HİTİTLER KÜLTÜR VE UYGARLIK
Hititlerdekralın yetkileri pankuş meclisi ile sınırlandırıldı.
Hititler, anayasa ile taht kavgalarını engellediler.
Hititler’demerkezi krala Tabarna denirdi.
Kraldan sonra ana kraliçe Tavananna söz sahibiydi.
Hititlere ait en önemli sanat eserleri, Alacahöyükteki Sfenks, Yazlıkaya Kabartması ve İvriz Kabartması’dır.

Anadolu’da feodal bir tımar sistemi vardı. Hititler’in,güçlü orduları vardı.
Hititler, Asurlular’dan öğrendikleri çivi yazısını kullandılar.
Hititler hiyeroglif yazısı da kullandılar. Hititler’in tanrılar için yazdıkları yıllıklara Anal denir. Evliliği sözleşmeye dayandırıp aile hukuku meydana getirdiler.
Anadolu ekonomisi tarıma dayalıydı.
Hititler dokumacılıkta ilerlediler.
Hitit ülkesine Bin Tanrı İli denir.
Hititler’de öbür dünya inancı yaygın değildi.
Teşup ve karısı Hepat Hitit tanrılarıdır.

FRİGYALILAR SİYASİ TARİH
M.Ö. 750 Yıllarında kuruldu.
Başkenti Gordion, yani Yassıhöyüktü.
M.Ö. 676 yılında Kimmerler ve Lidyalıların saldırısı sonunda yıkıldı.

FRİGYALILAR KÜLTÜR VE UYGARLIK
Frigyalılar Kaya mimarisi, dokumacılık ve kilimcilikte ileri gittiler.
En önemli sanat eseri Midas Mezarı’dır.
Frigyalılar Fenike harf yazısını kullandılar
Tarımı koruyucu yasalar yaptılar.

LİDYALILAR SİYASİ TARİH
Lidya Devleti M.Ö. 687′de kuruldu.
Başkentleri Sart’tı.
M.Ö. 546 yılında Persler’in saldırısı sonunda yıkıldı.

LİDYALILAR KÜLTÜR VE UYGARLIK
Lidyalılar mimaride ileri gittiler.
Kuyumculuk ve heykelcilikte ilerlediler.
Paralı askerlerden oluşan bir ordu kurdular.
Fenike harf yazısını kullandılar.
Tarihte parayı ilk defa Lidyalılar kullandı.
Dünyanın en eski serbest pazar şehri Sart’ı kurdular.
Sart’tan başlayan ve Ninova’da biten Kral Yolu’nu yaptılar.
Kibele, Artemis, Zeus ve Apollo gibi Yunan tanrılarına taptılar.

İYONYALILAR SİYASİ TARİHİyonya Devleti, Batı Anadolu’da Akalar tarafından kuruldu.
Batı Anadolu’da polis (Şehir devletleri) kurdular.
Bu polislerin en önemlileri Milet, Foça, Efes ve İzmir’dir.
M.Ö. VII. Yüzyılda Lidyalılar’ın ve Persler’in saldırısı sonunda yıkıldı.

İYONYALILAR KÜLTÜR VE UYGARLIK
İyonyalılar, önce monarşi ve oligarşi ile daha sonra demokrasi ile yönetildiler.
Zaman zaman tiran yönetimi de görüldü.
İyonyalılar daha çok dini mimaride ileri gittiler.
En önemli sanat eserleri, Artemis Tapınağı ve Apollo Tapınağı’dır.
Fenike harf yazısını kullandılar.
Özgür düşünce, demokrasi ve bilimde ileri gittiler.
Denizcilikle uğraştılar, koloniler kurdular.
İyonyalılarda, öbür dünya inancı yoktu.

URARTULAR SİYASİ TARİHUrartu Devleti M.Ö. IX. Yüzyılda Hurriler tarafından kuruldu.
Başkentleri Tuşpa, yani bugünkü Van’dı.
M.Ö. 600 yılında,İskitler ve Medler’in saldırısı sonunda yıkıldı.

URARTULAR KÜLTÜR VE UYGARLIKMimaride oldukça ilerleyen Urartular, bir çok kale, bend ve kanal yaptılar.
Urartular’dan günümüze kadar gelen en önemli sanat eserleri, Van Kalesi, Çavuştepe Kalesi ve Altıntepe Kalesi’dir.
Urartular, çivi yazısını kullandılar.
Mezopotamya’nın aksine Anadolu’da ölümden sonra hayata inanış görüşmüştür.

Roma-Yunan-Helen Medeniyetleri

ROMA MEDENİYETİ SİYASİ TARİH
Roma şehir Devleti, M.Ö. 753′de Etrüskler tarafından kuruldu.
M.S. 395 yılında Batı Roma ve Doğu Roma olmak üzere ikiye ayrıldı.
Batı Roma İmparatorluğu, M.S. 476′da yıkıldı.
Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans), 1453′te Fatih Sultan Mehmet tarafından yıkıldı.
Krallık Devri (M.Ö. 753-M.Ö. 510)
Cumhuriyet Devri (M.Ö. 510-M.Ö. 27)
İmparatorluk Devri (M.Ö. 27-M.S. 395)
Bizans İmparatorluğunun yıkılması ile Orta Çağ bitti, Yeni Çağ başladı.

ROMA MEDENİYETİ KÜLTÜR VE UYGARLIK
Roma halkı üç gruba ayrılırdı. Bunlar :
Patriciler : Her türlü hakka sahip olanlar. (Yönetime katılabiliyor)
Plepler : Hiç bir siaysi hakkı olmayan çiftçi, köylü ve sanatkarlar.
Köleler : Ne siyasi ne de toplumsal hakka sahip.
Roma medeniyeti denince akla ilk gelen On İki levha Kanunları’dır.
Roma Medeniyeti’nden günümüze kalan en önemli sanat eserleri şunlardır :
Aspendos Tiaytrosu (Antalya)
Ogust Mabedi (Ankara)
Elmadağ Su Yolu (Ankara)
Roma Hamamı (Ankara)
Bozdoğan Kemeri (İstanbul)
Çemberlitaş (İstanbul)

YUNAN MEDENİYETİ SİYASİ TARİH
Ege medeniyetini meydana getiren medeniyetler şunlardır. Yunan medeniyeti, Makedonya Medeniyeti, Trakya Medeniyeti, Anadolu Medeniyeti, Girit Medeniyeti ve Rodos Medeniyeti. Yunan Medeniyeti, M.Ö. 1200 yılında Dorlar tarafından kuruldu.
Yunan Medeniyeti denince akla Polis (şehir devletleri) gelir.
Yunan Medeniyeti’ne ait en önemli polisler şunlardır. Atina, Isparta, Korint, Tebai, Larissa, Magara.

YUNAN MEDENİYETİ KÜLTÜR VE UYGARLIK
Tarihte bilinen ilk demokrasi denemeleri Yunanistan’da görülür.
Yunanistan!da sınıf farkını ortadan kaldırmak için Drakon, Solon ve Kleistenes Kanunları ortaya çıkmıştır. Yunanistan’da felsefenin öncülerinden Sokrates, Platon, Aristotales ve Thukidides yetişmiştir.
Eski Yunan’da sanat alanında heykelciliğe önem verilmiştir.

HELEN MEDENİYETİ SİYASİ TARİH
Makedonya kralı Büyük İskender, M.Ö. IV. yy.’da Doğu’ya bir sefer yaptı.
Bu sefer sonunda Hellenizm Uygarlığı doğdu.
Helen Medeniyeti’ne ait en önemli kültür merkezleri İskenderiye ve Antakya’dır.

HELEN MEDENİYETİ KÜLTÜR VE UYGARLIK
Helen Medeniyeti’nde daha çok pozitif bilimlerde ilerleme görülmüştür.
Helen Medeniyeti’nden günümüze kalan en önemli sanat eserleri, Zeus sunağı ve İskender Lahiti’dir

MISIR UYGARLIĞI ( MÖ.3000 – MÖ.525 ) :
Mısır , Afrika’nın kuzeydoğusunda yer alır. Batısı ve güneybatısı çöllerle kaplı olup, hayat damarı “ Nil ” nehridir.
Mısır uygarlığının başlıca merkezleri Nil vadisinde toplanmıştır.
Kuzey Mısır’a ; Aşağı Mısır, güney Mısır’a ; Yukarı Mısır denilmiştir. ( Nil nehrinin akışına göre)
MÖ.4000 yıllarında Suriye ve Filistin üzerinden gelen Asya’lı kavimler tarafından istilaya uğramış, bunların yerli Sami ırkıyla karışmaları sonucu Mısır halkı oluşmuştur.
Mısır şehir devletlerine Nomos (Nom ) adı verilir. Mısır siyasi tarihi kral Menes’in Nom’ ları birleştirmesiyle başlar.
Mısır’da sülaleler yönetimi görülmüştür. Sülaleler devri 5 dönemden oluşur ; Eski krallık, Orta Krallık ve Hiksoslar, Yeni krallık, Gerileme devri, Sais Krallığı * Eski , orta ve yeni krallık dönemleri en parlak dönemleridir.
Mısır Perslerin istilasıyla bağımsızlığını kaybederek Perslerin bir ili olmuş , daha sonra da Büyük İskender’ e bağlanmıştır.
Hiksoslar’ın, Asurlular’ın ve Perslerin işgallerine uğramıştır.
Kültür ve Medeniyetleri :Mısır’ ın etrafının deniz ve çöllerle kaplı olması burayı sık istilalardan korumuş, bu nedenle Mısır Medeniyeti kendi içinde gelişmiştir.Kendi içinde gelişen fakat dışarıyı etkileyen bir özellik görülür.Bu yönüyle diğer medeniyetlerden farklıdır.
Mısır krallarına “ Firavun “ denilirdi. Tanrı – Kral anlayışı egemendi.Firavunların yetkileri sınırsızdı.Bütün Mısır’ın sahibi sayılırlardı. Mısırlılar, Firavunlarını tanrı’nın oğlu olarak ,yeryüzünde insanlar arasında yaşayan bir tanrı olarak tanırlardı.
Mısır illere ayrılmıştı.İllerin başında merkeze bağlı Valiler bulunurdu.
Düzenli bir orduya sahiptiler. Piyade ve savaş arabalı bölümleri bulunurdu.
Çok tanrılı bir din inanışına sahiptiler. Yeni Krallık döneminde Firavun 4.Amonifis tek tanrılı bir din yaymaya çalışmış, ancak Amon rahiplerinin karşı çıkmasıyla halkının eski inanışlarını değiştirmeyi başaramamıştır.
Ölümden sonra yaşam inancı Mısır’da Tıp ve Mimari’yi geliştirmiştir. Ölümden sonra yaşayacaklarına inandıklarından vücutlarının bozulmasını engellemek amacıyla “Mumya “ yapmışlardır. Piramitler ise Firavun mezarlarıdır.
Mısır’da halk ; Memurlar ve Katipler – Rahipler – Askerler – Şehirliler ve Köylüler – Köleler olarak sınıflara ayrılmıştır.
Ekonomilerinin temeli tarıma dayalıdır.Bütün Ön-Asya ülkeleriyle ticaret yapmışlardır. Değiş tokuşa dayalı ticari ilişkilerde, zaman zaman ; belli ağırlıkta altın ve gümüş külçeleri – süs eşyası – köleler – hayvanlar da değer ölçüsü olarak kullanılmıştır.
Mısır da “Hiyeroglif “ denilen “Resim yazısı “ kullanılmıştır. Zamanla bu yazı sadeleştirilerek , “Hiyeratik” ve “Demotik” adlarını almıştır.
Mısırlılar Nil nehrinin taşma zamanlarını hesaplamışlar, İlk güneş yılına dayalı Takvimi oluşturmuşlardır.
Tıp, Matematik, Geometri gelişen bilim dallarıdır.
Sanat’ta Tapınaklar ve Piramitler sanat şaheserlerindendir.En ünlü tapınakları Karnak ve Luksor da bulunan Amon tapınaklarıdır. En ünlü Piramitleri ise dünyanın 7 harikasından biri kabul edilen Keops piramididir.

Mısırlılar’dan : Kalbini bilime ver ve onu öz annen gibi sev.
Hiçbir şey bilmek kadar değerli olamaz.
Sadece bilgili bir insan kendi kendini yönetebilir
Bu dünyada gerçek tek bir mutluluk vardır,
o da gündüz kitapları istekle toplamak ve bunları gece okumaktır.
FENİKELİLER ( MÖ.2000 – MÖ.8.YY.) :Lübnan dağları ile Akdeniz arasında kalan dar kıyı bölgesinde yaşamışlardır.Kendilerine kıyı Kenanileri demişlerdir.
Asur, Babil ve Perslerin egemenliği altına girmişlerdir.
Kültür ve Medeniyetleri :Biblos, Sidon ( Sayda), Tir ( Sur ) gibi şehirler kurmuşlardır. Şehir devletleri halindeki siyasi yapı, Sayda ve Sur’ların diğer siteleri egemenliklerine alması şeklinde devam etmiştir.
Ekonomilerinin temeli Ticarete dayanır. Özellikle Akdeniz ticaretinden önemli gelir elde ettiler.
Ticari faaliyetleriyle,Ön-Asya ve doğu kültürünü Akdeniz havzasına tanıtmışlardır.
Akdeniz’de çok sayıda Koloni kurmuşlardır.Bunların en ünlüleri Afrika’nın kuzeyindeki “Kartaca” ile İspanya’nın güneyindeki “Gades” tir. Kolonilerini sadece ticari düşündüklerinden ellerinde fazla tutamamışlardır.(Onlar için savaşmamışlardır)
Uygarlığa en önemli katkıları Alfabeyi bulmalarıdır.

İBRANİLER :Sami ırkından olup, uzun zaman göçebe yaşamışlar, sonunda Filistin’e gelip yerleşmişlerdir.
Gerçek bir devlete Hz.Davut zamanında kavuşmuşlardır.
Hz.Süleyman’ın ölümünden sonra kuzeyde İsrail devleti, güneyde Yahudi ( Yuda ) devletleri olarak ikiye ayrıldılar. İsrail devletine Asurlular,Yahudi devletine ise Babilliler son vermiştir.
Kültür ve Medeniyetleri : Tarihin ilk tek tanrılı din inancına sahip olmuşlardır. Ancak bu dinin sadece kendi kavimlerine indiğine inanmalarından dolayı bu dini yayma gereği duymamışlar bu nedenle dinleri evrenselleşememiştir.
Dini inançları etrafında meydana getirdikleri milli tarihleri ile dağılıp yok olmaktan kurtulmuşlar II.Dünya savaşından sonra bugünkü İsrail devletini kurmuşlardır.
Peygamberleri “Hz.Musa” , kitapları “Tevrat “ dır. Allah’a “ Yahova “ demişlerdir.
Sanat eserlerinin en önemlisi Hz.Süleyman zamanında Kudüs’te yapılan “Süleyman Mabedi”( Mescid-i Aksa) dir.

TARİH ÖNCESİ DEVİRLER ve TARİH DEVİRLERİ

İnsan topluluklarının o dönemde kullandığı ve günümüze kadar gelebilen kalıntılardan yola çıkılarak iki bölüme ayrılır.

TAŞ DEVRİ

KABA TAŞ DEVRİ
İnsanlığın en ilkel ve en uzun dönemidir. Bu dönemde henüz araç ve gereç yapımı başlamamıştır. İnsanlar kendilerini korumak için doğadaki sivri taşları olduğu gibi kullanmıştır.
YONTMA TAŞ DEVRİBu dönemde insanlar taşları yontarak ilk defa araç ve gereç yapmışlardır. Bu aletler savunma ve avlanma amacıyla yapılmıştır. İnsan doğanın asalağı durumundadır. Tüketici, avcı ve toplayıcıdır. Ekonomik etkinliklerden ötürü göçebe bir yaşam sürmüşlerdir Mağara duvarlarına hayvan resimleri yapmışlardır. Dönemin sonlarına doğru ateş denetim altına alınmıştır. (Ateş önce insanları soğuktan ve yırtıcı hayvanlardan korumuş, daha sonraki dönemlerde ise insanlığın gelişimine önemli katkılarda bulunmuştur. Toprak kapların yapımında madenlerin işlenmesinde olduğu gibi) Yontma Taş Devrinin sonlarına doğru buzullar çözülmüş, iklim yumuşamıştır.
CİLALI TAŞ DEVRİBu dönemde alet yapımı gelişmiş sert ve düzgün aletler yapılmıştır. Taşın yanısıra ilk defa topraktan da araç gereçler yapılmıştır. (Toprakkaplar yapılmış, seramiksanatı ilerlemiştir.) İnsanlık için güzel bir dönemin başlangıcıdır. İnsan doğanın asalağı olmaktan kurtulmuş ilk defa üretim faaliyetlerini başlatmıştır. İlk defa tarım başlamış, hayat tarzı değişerek yerleşik yaşama geçilmiştir. Bunun sonucunda ilk köyler kurulmuş, hayvanlar evcilleştirilmiştir. Menhir ve Dolmen adı verilen anıtlar dikilmiştir. Bitki liflerinden elbiseler dikilmiştir.

MADEN DEVRİ

BAKIR DEVRİ
İşlemesi kolay olduğu için ilk kullanılan madenler bakır, altın ve gümüştür. Ancak doğada fazla bulunduğu için bakırdan daha fazla araç ve gereç yapılmış ve döneme damgasını vurmuştur.
TUNÇ DEVRİBakır ve kalayın karışımından tunç elde edilmiş ve böylece daha sert dayanıklı araç gereçler yapılmıştır. Bu dönemde karasaban bulunmuş ve tarımda gelişim sağlanmıştır. Tüketim fazlası üretim elde edilmiş bu da ticaretin gelişmesini sağlamıştır. İlk şehir ve devlet yapıları kurulmuştur.
DEMİR DEVRİDemirin yüksek ısıda işlenebilmeye başlanması ile sanayide önemli gelişmeler sağlanmıştır. Ticaret hızlanmış ve dönemin sonlarına doğru yazı icat edilmiştir.

TARİH DEVİRLERİ

Tarih, yazının icadı ile başlayan zaman dilimi içerisinde devirlere ayrılırken, insanlık tarihini etkileyen büyük ve önemli olay ve buluşlara göre dört bölüme ayrılır.
İLK ÇAĞYazının bulunmasıyla başlayıp (M.Ö. 4000-3500) Batı Roma İmparatorluğunun yıkılışına kadar sürer. En uzun süren çağ olarak bilinir.
ORTA ÇAĞBatı Roma İmparatorluğunun yıkılışından (476), İstanbul’un Türkler tarafından fethine kadar (1453) sürer.
YENİ ÇAĞ
İstanbul’un fethinden, 1453 tarihinde başlayıp, 1789 tarihli Fransız İhtilaline kadar sürer.
YAKIN ÇAĞ1789 Fransız İhtilali ile başlayıp, günümüze kadar sürer.

UYGARLIK TARİHİ
1.ROMA UYGARLIĞI:

Roma Uygarlığı, Roma Cumhuriyeti ve Roma İmparatorluğu olarak iki kısımda incelenmiştir. Birinci kısımda cumhuriyet devri siyasal gelişmeler, sosyo-ekonomik yapı, kültür, sanat ve edebiyatta ilerlemeler incelenmiştir. İkinci kısımda imparatorluk dönemi siyasal gelişmeler, sosyo-ekonomik yapı, kültür, sanat ve edebiyat gelişmeleri anlatılmıştır. Her iki kısmın sonunda ise cumhuriyet dönemini sona erdiren nedenler ve İmparatorluğun çöküş nedenleri açıklanmıştır.

2.RÖNESANS VE REFORM:

Orta çağlarda Avrupa insanı bir gruba, bir topluluğa bağlı olarak yaşıyordu. Bu bir derebeyinin malikanesi, bir lonca, ve her şeyden önemlisi evrensel kilisenin temsil ettiği dinsel topluluk olabilirdi. Bu düzen geçen ünitede ve bu ünitede açıkladığımız nedenlerden dolayı yavaş yavaş değişmeye başladı. Avrupa insanı bir grubun üyesi olmak yerine daha önce birey olduğunun bilincine varmaya başladı. Bu bilinçlenme onu öbür dünya değil bu dünyadaki çıkarlarını aramaya, bu amaçla girişimde bulunmaya zorladı. Rönesans’ın getirdiği bireyci, girişimci, laik dünya bakış açısı ilk olarak İtalya’da ortaya çıktı.
Uygarlık tarihi açısından İtalyan Rönesans’ının önemi onun hümanizm felsefesidir. İlk başlarda hümanizm Eski Yunan ve Roma edebiyat ve felsefesini canlandırma biçiminde ortaya çıktı. Daha sonraları hümanizm eskiyi taklit ötesinde daha özgün düşünce biçimine girdi. Hümanizmin özü onun insan şeref ve haysiyetine verdiği önemde ve insanı evrenin merkezi olarak görmesinde yatar.
Re formasyon hareketi, kuzey Avrupa Rönesanssının Hıristiyan kilisesine karşı doğurduğu tepkilerin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Kuzey Avrupa hümanistleri kilisenin uygulamalarını eleştirmiş ve dinde reform yapılmasını istemişlerdir. Luther’in Kilise ile mücadeleye girişi Calvin’in de etkisiyle reform hareketini hızlandırmıştır. Protestan mezhebinin kurulması sonucunda Protestanlık Avrupa’da bir orman yangını gibi hızla yayılmış, bu da Katolik kilisesini kendi içinde yeni reformlara ve düzenlemelere zorlamıştır. Sonuçta kilise ve din toplum içindeki eski otoritesini ve itibarını oldukça yitirmiş ve modern çağın laik toplum siyaset ve kültür yapılanması önündeki engel büyük ölçüde kalkmıştır

3.ESKİ ÖN ASYA VE MISIR UYGARLIKLARI:
Mezopotamya’da ilk uygarlık Sümerler tarafından getirilmiş, onları Sümerlerin uygarlığını benimseyen Akadlar, Babilliler, Asurlular izlemiştir. Mezopotamya’da birbiri ardına gelişen bu uygarlıkların modern dünyamıza yaptıkları önemli katkılar ana hatlarıyla belirtilmiştir.
İkinci olarak bu bölümde Ön Asya’nın bir parçası olan Anadolu uygarlıklarından en önemlisi ve en eskisi olan Hitit uygarlığı modern dünyamıza yaptığı katkılar açısından incelenmiştir.
Üçüncü olarak bu bölümde Nil nehrinin verimli yataklarında serpilip gelişen eski Mısır uygarlığı ana hatlarıyla incelenmiş ve bu uygarlığın insanlık tarihine yaptığı kültürel katkılar özetlenmiştir. Son olarak Pers uygarlığı ve Fenikeliler de kısaca ve ayrıca uygarlık tarihine yaptıkları katkılar açısından incelenmiştir
4.ORTAÇAĞLAR:
Hıristiyan Kilisesi idari ve hukuk sistemiyle doldurularak, tüm Avrupa’nın sosyal siyasal ve ekonomik hayatına hakim olmuştur. Kilise bu işlevlerini yerine getirebilmek için ayrıntılı bir doktrin ve katı bir ruhban sınıfı hiyerarşisi de geliştirmiştir. Kilise içinde realizm nominalizm gibi felsefi sorunlar tartışılmış, Thomas Aguinas gibi felsefeciler iman ile aklın uzlaştırılması için büyük çabalar sarf etmişlerdir. 1300′lerde açılan önemli üniversitelerde Arapça yazılı bilimsel ve felsefi metinler okutulmuş, Avrupalı düşünürler bu metinler sayesinde Eski Yunan felsefeleri ve özellikle Plato ve Aristoteles ile tanışmışlardır. 14 üncü ve 15 inci yüzyıllarda evrensel kilise liderliğinde birleşik Avrupa ideali ve düşüncesi sarsılmaya başladı. İngiltere ve Fransa arasında Yüzyıl savaşları sonunda ulusal merkezi devlet düşüncesi artarken Fransa’da mutlak monarşi düşüncesi hakim oldu. Ortaçağ sonları ulus devlet oluşumuna sahne oldu. Arap-İslam uygarlığı, Avrupa Uygarlığı ile olan ilişkiler açısından bakıldığında, önemli bir konumda görülür. Abbasi hanedanı (750-1260) döneminde Arap-İslam devleti, Avrupa Afrika ve Asya’ya uzanan uygarlığın zirvesinde bir imparatorluk görünümünü arz ediyordu. İslam uygarlığı, Avrupa en karanlık çağında yaşarken, bilim, felsefe ve edebiyat dallarında çok önemli düşünürler yaratmıştır. Bu düşünürlerin ortaçağ Avrupa sına etkileri Avrupa’nın ortaçağ karanlığından çıkıp Rönesans’a geçişini büyük ölçüde kolaylaştırmıştır.

5. XIX. Yüzyıl: Aydınlanmaya ve Sanayi Devrimine Tepkiler, Diğer Akımlar:
19 ucu yüzyıl Avrupa’sında ortaya çıkan ve bir önceki yüzyılın gelişmelerine karşı tutucu ılımlı, ya da radikal tepki ve gelişmeleri inceledik. Bunlardan ilki Akıl Çağı’na ve onun temsil ettiği değerler sistemine bir tepki olan Romantizmdir. Romantizm edebiyat ve sanatta bir başka akımla, Milliyetçilik ile de birleşmiştir. 19ncu yüzyılda, bir önceki yüzyıla tutucu bir tür tepki de Liberalizm olmuştur. Bu akım, Aydınlanma düşüncelerinin somutlaştırılması ve yaşama geçirilmesi olarak ta ifade edilebilir. Bu ünitede ikinci olarak Sanayi devrimine ve liberalizme karşı ortaya çıkan radikal tepkiler ve düşünceler incelenmiştir. Bunlar Sosyalizm ve Komünizmdir. Üçüncü olarak Darvincilik ve Sosyal Darvincilik düşüncesinin etkileri ve sonuçları toplumsal ekonomik ve siyasal düzeyde irdelenmiştir. Son olarak sosyal Darvinciliğin uluslar arası düzeyde uygulaması olan Emperyalizm ve sonuçları incelenmiştir.

6.AKIL ÇAĞI-AYDINLANMA:
Akıl çağı Batı uygarlığının en güçlü ve verimli dönemlerinden birisidir. Descartes ve Newton, bilimsel yöntemin ve düşüncenin temelini bu çağın başlangıcında atarlar. Doğa bilimlerinin bilimsel temele oturtulması, ve yeni doğa bilimlerinin kurulması bu döneme rastlar. Ayrıca insanı konu alan insanbilimleri ya da sosyal bilimlerin başlangıcı da Aydınlanma döneminde olmuştur. Descartes’in matematik yönteminin akla uygulanması insanbilimlerinin oluşumunu kolaylaştırmıştır. 17nci yüzyılın ortalarından başlayarak bilimde ve bilimsel yöntemde gelişmeler kültür dünyasına da yansımaya başlamıştır. Ortaçağın düşün ve iklimi yerini rasyonel ve laik düşünce ortamına bırakmaya başladı. Aydınlanma döneminde edebiyat ve sanat alanında da, diğer alanlardakine paralel olarak önemli gelişmeler olmuştur. Edebiyatta 18nci yüzyıl “düzyazı çağı” olarak bilinir. Rasyonalizmin etkisi roman ve tiyatro eserlerinde açık bir biçimde gözlenebilir. Barok sanat ve müzik 17nci yüzyılda zirveye ulaşmış 18nci yüzyılda yerini Neoklasik tarza bırakmıştır.
7.AMERİKAN,FRANSIZ DEVRİMLERİ VE SANAYİ DEVRİMİ:
Aydınlanma çağının temel düşünceleri tarihte ilk kez, (İngiltere dışında)Amerikan ve Fransız devrimleri ile birlikte yaşama geçirilmiştir. Amerikan devrimi, Fransızlara, bu düşünceler çerçevesinde özgür ve dengeli bir biçimde işleyen bir hükümet örneğini göstermiştir. Ancak Fransız devrimcilerinin ve devriminin aşırılığı, Fransız halkının tepkisine ve dolayısıyla da Napolyon’un iktidarına yol açmıştır. Napolyon dönemi ise, Fransız devriminin ve Akıl çağının düşüncelerinin bütün Avrupa’ya yayılması sonucunu doğurmuştur.
Sanayi devrimi, buharlı enerjisi, fabrikaları ve birçok yeni buluşları ile uygarlık tarihinin en önemli gelişmelerinden birisini oluşturur. Sanayi devriminin sonucu olan orta sınıfın ekonomik ve sosyal açıdan yükselişi, fabrika kentlerinin büyümesi ve gelişmesi, bu yüzden genelde nüfusun ve özelde kent nüfusunun hızlı artışı Batı dünyasının çehresini kısa sürede değiştirmiş ve eski rejimin yerleşik düzenini ve değerler sistemini kökünden bozmuştur.

8. XX. YÜZYIL: SAVAŞ VE BARIŞ:
20 inci yüzyıldaki iki dünya savaşının nedenleri ve sonuçları, toplumsal, ekonomik, siyasal ve kültürel açılardan incelenmiştir. Birinci Dünya Savaşını hazırlayan siyasal ve ekonomik nedenler, İkinci Sanayi Devriminin ortaya çıkardığı bazı etmenler yanında, Milliyetçilik ve Emperyalizm çerçevesinde irdelenmiştir. İkinci Dünya Savaşı öncesi siyasal ve ekonomik gelişmeler, savaşı hazırlayan etmenler olarak belirmiş, dünya ekonomik buhranı, diğer faktörlerin de katkısıyla Avrupa’da diktatörlüklerin oluşmasını sağlamıştır. Son olarak bu ünitede İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa’da, Amerika’da ve öteki bölgelerde ortaya çıkan durum açıklanmış, barış çabaları ve Birleşmiş Milletler örgütünün kuruluş ve amaçları özetlenmiştir. Yirminci yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkan ve son yarım yüzyılın karamsar düşünce iklimini geçmişte bırakan gelişmeler, “Yeni Rönesans” başlığı altında irdelenmiştir.
Kaynak: www.tekblogcu.com izni ile alınmıştır

YORUM KÖŞESİ






7 × yedi =