emlak

Lise 1 sağlık bilgisi konu anlatımları ve ders özetleri, 2. ünite konuları SAĞLIKLA İLGİLİ UYULMASI GEREKEN KURALLAR, SAĞLIKLI GİYİNME , SPOR VE BEDEN EĞİTİMİ, AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI KONUSU, KİŞİSEL TEMİZLİĞİN TANIMI VE ÖNEMİ, HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

LİSE 1 SAĞLIK BİLGİSİ II. ÜNİTE DEĞERLENDİRME SORULARI 

DEĞERLENDİRME SORULARI
1. El ve tırnak temizliği niçin önemlidir?
2. Diş çürümesini önlemek için neler yapmalıyız?
3. Ağız kokusunun sebepleri nelerdir?
4. Spor yapmanın faydaları nelerdir?
5. Ayakkabı seçerken nelere dikkat etmeliyiz?
6. Okurken ve çalışırken, göz sağlığını korumak için nelere dikkat etmeliyiz?
7. Yeterli ve dengeli beslenmeyi tanımlayınız.
8. Saç temizliği ve bakımı nasıl yapılır?
9. Banyo yaparken nelere dikkat etmeliyiz?
10. Tırnak bakımı nasıl yapılmalıdır?
11. Sağlıklı giysi nedir?
12. Sağlık eğitiminin amacı nedir?
SAĞLIKLA İLGİLİ UYULMASI GEREKEN DİĞER KURALLAR 
5. SAĞLIKLA İLGİLİ UYULMASI GEREKEN DİĞER KURALLAR
Sağlıklı hayatın korunması için bazı temel sağlık alışkanlıklarının kazanılması gerekir. Bu alışkanlıkların büyük kısmı, okul öncesi dönemde evde ve yuvada kazanılması gereken alışkanlıklardır. Ancak daha sonra kazanılabilecek davranışlar da vardır:
Okuyup yazarken yeterli ışığın soldan, arkadan ve yukarıdan gelmesine dikkat edilmelidir. Hareketli taşıtlarda ve yüzükoyun yatarken okumamaya özen gösterilmelidir. Çünkü bu durumda gözün uyum yeteneği bozulmaktadır. Okunan yazı ile göz arasındaki uzaklığın 40 cm olmasına dikkat edilmelidir. Ara sıra gözleri kapatarak veya uzağa bakarak gözleri dinlendirmek gerekir. Deniz kenarında, parlak güneş altında ya da karda gözleri parlak ışıktan korumak amacıyla güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Ancak her güneş gözlüğü sağlıklı üretilmemiştir. Gözlük camlarının yeterli koyulukta ve kaliteli camdan yapılmış olması gerekir. Gözleri ovuşturmaktan ve gözlere bastırarak şaka yapmaktan kaçınılmalıdır. Göz sağlığı açısından televizyon ve bilgisayar ekranlarına çok yakın oturulmamalı (Resim 2.16), çok uzun süre televizyon seyredilmemelidir.
Kulağa, yabancı cisimler sokulmamalıdır. Yüksek tonda ve kulaklıkla müzik dinlemek işitme kaybına sebep olabileceği için dikkatli davranılmalıdır.
Burun mukozasının zedelenmemesi ve iltihaplanmaması için burun karıştırmamak ve burundan kıl koparmamak gerekir. Hapşırıp öksürürken ağız ve burun temiz bir mendille kapatılmalıdır. Böylece çevreye mikroorganizmaların yayılması engellenebilir. Burundan soluk alınıp verilmelidir. Bu yolla havadaki parçacıklar ve mikroorganizmalar tutulur ve alınan hava da ısıtılmış olur.
Sivilcelerin sıkılması, iltihabın yayılmasına ve kalıcı derin izlerin kalmasına sebep olabileceği için özellikle yüzdeki sivilcelerin sıkılmaması gerekir.
Yerlere tükürmek, ağız, boğaz ve solunum yollarındaki mikropların çevreye yayılmasına sebep olur. Bu yüzden yere tükürmemek ve tükürenleri uyarmak gerekir.

6. Sağlıklı Hayatın Korunmasında Uyulması Gereken İlkeler
Sağlıklı hayatın sürdürülmesi; hastalıklara karşı bağışıklarına, düzenli sağlık kontrolleri, yeterli ve dengeli beslenme, aile planlaması ve sağlık konusunda kişilerin eğitilmesi ile mümkündür.
Çevrede bulunan bazı mikroorganizmaların veya onların ürünlerinin zararlı etkilerine karşı kişilerin aşılanma yolu ile dirençli kılınmasına bağışıklama adı verilir. Bu yolla bazı önemli bulaşıcı hastalıklardan korunmak mümkün olmaktadır. Doğumdan itibaren özellikle bebeklik döneminde, düzenli bir aşılama programına uyulduğunda, bebeklerin bu hastalıklara yakalanma, yakalansa bile ölme ihtimali hemen hemen hiç yoktur. Bebeklerin aşılanmasında anne babaların duyarlı davranmalarının büyük önemi vardır.

Resim 2.17 Kişiler belli aralıklarla sağlık kontrolünden geçmelidir.

Kitle taraması: Belli yaş gruplarındaki insan topluluklarının sağlık kontrolünden geçirilmesidir (Okul çocuklarının sağlık taramasından geçirilmesi gibi).
Raşitizm: D vitamini yetersizliğine bağlı olarak gelişen, kemiklerde şekil bozukluklarına yol açan hastalıktır.

Bir hastalığın ya da hastalığa ait belirtilerin, tam olarak ortaya çıkmadığı, kişiye sıkıntı vermediği, iş gücünü etkilemediği dönemde tanınmasına erken tanı adı verilir.
Erken tanı özellikle kanser, şeker hastalığı, tüberküloz gibi bazı önemli hastalıkların ortaya çıkarılması ve tedavilerinin belirlenmesi açısından büyük bir öneme sahiptir. Gecikme, bu hastalıkların ağırlaşmasına ve tedavi imkânının ortadan kalkmasına sebep olabilir. Tanının gecikmesi iş gücü kaybına ve tedavi harcamalarına sebep olur. Bundan dolayı kişilerin sağlıklıyken de belli aralıklarla sağlık kontrolünden geçmesi gerekir (Resim 2.17). Erken tanı konmasında, kitle taramalarının da önemi vardır. Kişisel ve toplumsal sağlığın olumlu yönde gelişmesinde, beslenmenin çok önemli bir yeri vardır. Kişinin büyümesi, gelişmesi, başarılı ve verimli çalışması, bedensel ve ruhsal sağlığının devam etmesi ve hastalıklara karşı daha dayanıklı olabilmesi için yeterli ve dengeli beslenmesi şarttır.
Yeterli beslenme, vücudun bütün fonksiyonlarının sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için ihtiyaç duyulan enerjiyi karşılayacak miktarda besin alınmasıdır.
Dengeli beslenme ise enerji ihtiyacı ile beraber vücudun yapım, onarım ve diğer işleri için ihtiyaç duyulan besin maddelerinin dengeli bir şekilde alınmasıdır. Kişinin beslenmesi, sağlık durumunu etkiler. Yetersiz ve dengesiz beslenme, özellikle büyüme ve gelişme çağındaki çocuk ve gençlerde büyüme ve gelişme geriliğine yol açar. Yetersiz ve dengesiz beslenme, bebeklik döneminde zekâ gelişimini engellediği gibi, kızamık, boğmaca, verem, ishal gibi hastalıkların ağır seyretmesine ve uzun sürmesine sebep olur. Ayrıca raşitizm, aşırı zayıflık gibi hastalıklar da doğrudan beslenme bozukluğuna bağlıdır.
Şişmanlık sağlıklı olmanın veya iyi beslenmenin göstergesi değildir. Tüketilenden çok enerjinin, uzun süre alınması sonucu, boya göre vücut ağırlığının arzu edilenden fazla olmasıdır. Çok şişmanlık da günümüzde bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Yeterli ve dengeli beslenen insanlar sağlıklı ve hareketlidir. Zekâ gelişimleri iyi, boy ve ağırlıkları yaşlarına göre normal ve orantılıdır. Anne, çocuk, aile ve toplum sağlığının korunmasında büyük önemi olan aile planlaması;
Eşlerin istenmeyen gebelikten sakınmalarına,
İki doğum arasındaki süreyi düzenlemelerine,
Sosyoekonomik durumlarını göz önüne alarak bakabilecekleri sayıda çocuğa sahip olmalarına,
Çocuğu olmayan ailelerin bu isteklerini gerçekleştirmelerine yardımcı olan uygulamaların tümüne verilen addır.
Aile planlamasını sağlıklı bir şekilde uygulayabilmek için aile planlaması hizmeti veren kurum ve kuruluşlardan yararlanılması gerekir. Yurdumuzda sağlık ocakları, ana çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezleri, hastanelerin kadın hastalıkları ve doğum bölümleri ile doğumevleri aile planlaması hizmeti vermektedir.
Sağlıklı hayatın korunmasında, tedavi hizmetlerinden yararlanma yolları ve sağlıklı bir çevre oluşturulması için kişilere olumlu davranışlar kazandırmaya yönelik sağlık eğitiminin büyük önemi vardır. Sağlık eğitimi, kişilere ve topluma kendi çaba ve eylemleri ile sağlıklı bir hayat sürmeleri için yardımcı olur. Böylece kişilerin, ailenin ve toplumun bir üyesi olarak sağlıklarını daha iyiye götürmek üzere sorumluluk duygusu geliştirmelerini sağlar. Sağlık eğitimi, toplumun sağlık düzeyinin yükselmesinde önemli bir rol oynar. Tecrübeli sağlık personeli, her zaman ve her fırsatta topluma sağlık eğitimi vermelidir.
LİSE 1 SAĞLIK BİLGİSİ II. ÜNİTE  SAĞLIKLI GİYİNME   KONUSU DERS ANLATIMI
4. SAĞLIKLI GİYİNME
İnsan vücudunun soğuğa ve iklim şartlarına karşı korunmasız olması sebebiyle giyeceklerimizin mevsime, iklim şartlarına ve hava sıcaklığına uygun olması gerekir. Bu tür giyinmeye, sağlıklı (uygun) giyinme denir. Kışın kalın, koyu renkli giysiler seçilirken; yazın ince, açık renkli, terletmeyen giysiler tercih edilmelidir. Yazın, başı güneşten koruyacak şekilde şapka; kışın ayakları korumak için uygun çorap ve ayakkabı giyilmelidir, iç çamaşırları ve gece giysileri ter emecek şekilde pamuklu dokumalı, kolay yıkanabilen yapıda olmalıdır.
Dış giyimde görünümden çok, temizlik ve sağlığa uygun giysiler seçilmelidir (Resim 2.14). Doğal hammaddelerden yapılmış olan giysiler, sağlık açısından daha yararlıdır. Sentetik katkılı, su geçirmeyen giysiler ise vücudu terletebilir ve nemli ortamda mantar, bakteri gibi mikroorganizmaların üremesine sebep olabilir. Dar giysiler vücudu sıkarak kan dolaşımını, büyümeyi ve rahat hareket etmeyi engeller. Giysi seçerken ucuz ve dayanıklı olmasına dikkat edilmelidir. Sağlığa uygun ayakkabı seçiminde bazı kurallara dikkat edilmelidir. Satın alınacak ayakkabı her iki ayakta da denenmeli ve birkaç adım atılmalıdır. Ayakkabı, ayaktayken denenmelidir. Ayak boyları farklı ise uzun olana göre numara seçilmelidir. Ayak parmakları hareket ettirilerek rahatlığı kontrol edilmeli dar modeller tercih edilmemelidir. Ayakkabının burnu ile başparmak arasında 1 -1,5 cm aralık olmalıdır.

 Dış giyimde temiz ve sağlığa uygun, rahat kıyafetler seçilmelidir.

 Dar ve uca doğru sivrilen ayakkabılar, ayak tırnaklarında batmalara ve iltihaplara yol açar.

Göz sağlığı açısından bilgisayar ekranlarına yakın oturulmamalıdır.

Bu tip ayakkabılar ayağın kemik yapısına uygun olmayıp, ayak tırnaklarında batmalara ve iltihaplara yol açar (Resim 2.15). Ayakkabı, sıcak havada denenerek alınmalıdır. Soğuk ve yağışlı havalarda ayaklar daha az şiştiği için ayakkabının vurması fark edilmeyebilir.
Ayakkabının topuğunun çok yüksek olmaması, geniş ve rahat olması gerekir. Çok yüksek ya da aşınmış topuklar ayak duruşunu bozar. Bu da vücut dengesini ve yürüme şeklini bozabilir. Ayakkabı seçiminde mevsim ve iklim şartları göz önüne alınmalıdır. Dayanıklı ve ekonomik modeller tercih edilmelidir.
 LİSE 1 SAĞLIK BİLGİSİ DERSİ II. ÜNİTE  SPOR VE BEDEN EĞİTİMİ KONUSU DERS ÖZETİ 
3. SPOR VE BEDEN EĞİTİMİ
Sağlıklı bir hayat sürmek, vücudu dinç tutmak ve aktif bir hayat için yeterince spor ve beden eğitimi yapılmalıdır. Spor yapmanın insan vücudu ve yaşamına olan etkilerinden bazılarını aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:
Vücudu ve kasları geliştirir.
İnsanı rahatlatır ve ruhen dinlendirir.
Kalbin iyi çalışmasını sağlayarak, kan dolaşımı ve solunumun hızlanmasına sebep olur. Vücudun sağlığı için kalp ve akciğerlerin her gün belirli bir süre bu şekilde çalıştırılması yararlıdır. Kan dolaşımını hızlandırmakla damarların duvarında yağ birikimi önlenir. Aksi takdirde damarların etrafında yağ birikerek kalp ve damar hastalıkları meydana gelir.
Spor, sadece yarışma için değil, kişinin vücut sağlığını koruması için her gün düzenli olarak yapılması gereken bir davranış olmalıdır. Bu amaçla her gün düzenli olarak açık havada yürüme, koşma, yüzme vb. spor uygulamaları yapılmalıdır (Resim 2.13). En uygun sporun yürümek olduğu unutulmamalıdır.
Gebelerde spor ve beden eğitimi harekelerinin düzenli yapılması, doğumun kolaylaşmasına yardımcı olur.
Sağlık için düzenli olarak her gün beden egzersizleri yapılması yararlıdır. Bu amaçla sabahları 15 -30 dakika yaşa ve mekâna uygun beden eğitimi için zaman ayrılmalıdır. Yapılacak beden eğitimi bisiklet hareketi, yere yatarak hiçbir yerden tutunmadan doğrulup oturmak, yerinde koşar gibi hareket etmek, masa başında bacakları yere paralel ve gergin tutmak vb. şeklinde olabilir. Yapılacak bu beden eğitimi hareketleri sürekli olmalıdır. Spor yapmak, kişinin kendi vücuduna ve sağlığına olduğu kadar topluma karşı da görevidir. Toplumların en büyük zenginliği, nitelikli insan gücüdür. Nitelikli kişi çalışkan, dayanma gücü ve beden yetenekleri yüksek kişidir. Sağlıklı bir nesil, spor ve beden eğitiminin bütün yaş gruplarına ‘sevdirilmesi ve yaygınlaştırılması ile mümkündür.
2. AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI KONUSU
a. Ağız ve diş sağlığının önemi nedir
Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada önemli sorun olmaktadır. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir.
Ağız sağlığı: Dişler ve onları çevreleyen sert ve yumuşak dokuların tümünün hastalıklarının tedavisini ve korunmasını içeren bir kavramdır. Dişler ve içine yerleştiği çene kemiği, dudak, dil, yanak ve diş etleri ağız sağlığının kapsamına girer. Dişler ve çevre oluşturur. Dokuların temizliği ağız sağlığının temelini oluşturur (Resim 2.8).
Diş sağlığı: Dişler ve dişlerin içine oturduğu diş yuvalarının hastalıklardan korunması ve mevcut problemlerin tedavisi, diş sağlığı olarak ifade edilir. Dişlerin dizilişi, eksikliği, çürükleri ve tedavisi, diş sağlığının temel konularıdır.

b. Diş çürümesi nedir, nasıl önlenir
Diş çürüğü, diş minesinin ve sert dokuların tahrip olmasıdır. Bu olay dişlerin dış yüzeyinden başlayarak derinleşir. Temelde diş çürüğünün sebebi ağızda meydana gelen asitlerdir. Asitlerle diş minesi ve kemik kısmı aşınır. Bunun dışında çürük, dişin organik kısımlarını eriten, proteinleri parçalayan enzimlerin etkisiyle ilerler. Gıda olarak alınan şekerler (karbonhidratlar), ağızdaki mikroorganizmalar tarafından parçalanarak asitleri meydana getirir. Bundan sonra çürük kolayca ilerleyerek diş özüne ulaşır ve ağrı başlar. Daha sonra
çürük, diş köküne ve çene kemiğine geçer ve apse oluşur (Resim 2.9). Çürükler hem süt dişlerinde hem de kalıcı dişlerde olabilir. Büyüme ve gelişme döneminde kalsiyum, fosfor ve flor yönünden yetersiz beslenme çürükleri artırır. Flor diş minesinin sertliğini sağlayan temel maddedir. Flor fazlalığında dişlerde renk bozukluğu ve çürük oluşur. Şekerli besinlerin fazla tüketilmesi ve yeterli diş temizliğinin yapılmaması diş çürüklerini artırır. Çürük, diş özüne ulaşmadan ağrı meydana gelmediği için diş ağrısının olmaması, diş sağlığının yerinde olduğunu göstermez.
Diş çürüklerinin erken tanısı ve çürük daha fazla ilerlemeden tedavisi gerekir. Bu durum sağlık yönünden önemlidir. Ayrıca kaybedilen dişlere yapılacak protezlerin maliyeti ekonomik açıdan da problem teşkil eder. Öte yandan sağlıksız bir ağız, kişinin sosyal ilişkilerini bozabilir.

Gingivit: Diş eti dokusunun iltihabıdır.

c. Diş eti hastalıkları nelerdir, belirtileri nelerdir
Diş eti iltihaplarına genel olarak gingivit denir. İltihaplanma diş eti hastalıklarının erken belirtisidir (Resim 2.10). Diş eti hastalıklarının önemli bir nedeni diş taşlarıdır. Diş ile diş eti arasında biriken besin artıkları ve bakteriler diş plaklarına ve diş taşlarına sebep olurlar. Diş taşları temizlenmediğinde diş eti hastalıklarına zemin hazırlar. Bu dönemde diş etleri kolay kanar. Diş etlerinde yer yer çekilmeler olur. Diş boynu açık kalır. Burada mine tabakası da bulunmadığı için asitlerin etkisiyle çürükler oluşur. Dişi tutan bağ dokusu zayıflar. Sonuç, dişin kaybıdır. Diş ve ağız temizliğine dikkat edilmemesi, diş taşlarının temizlenmemesi, kürdan gibi sert cisimler kullanılması diş eti hastalıklarına yol açar.
d. Diş çürüğü ve diş eti hastalıklarının genel vücut yapısı ile ilişkisi
Diş çürüğü ve diş eti hastalıkları, sadece ağız içini ilgilendiren bir problem değildir. Bölgesel olduğu kadar birçok bedensel hastalığa da yol açabilir. Diş çürüğü ve diş eti hastalıklarının bölgesel bir iltihap odağı oluşturarak vücutta meydana getirdiği rahatsızlıkları şöyle sıralayabiliriz:
Eklem romatizması
Böbrek iltihapları
Alerjik hastalıklar
Sindirim sistemi rahatsızlıkları (özellikle mide ve bağırsakla ilgili)
Kalp hastalıkları
Beyin zarı iltihabı
Kemik iltihapları
Göz hastalıkları
Lenf bezlerinde büyüme ve iltihaplanma
Baş ağrıları
Vücutta yorgunluk, hâlsizlik, vücut sıcaklığının yükselmesi

Bunların yanı sıra diş ve diş eti hastalıklarının, dişlerin gelişim bozukluklarının kişiler arasındaki sosyal ilişkileri etkilediği inkâr edilemez. Kötü görünen bakımsız dişler ve kokan bir ağız insanları toplumdan uzaklaştırmaktadır. Bu yüzden kişilerin, diş sağlığı ve ağız temizliğine önem vermeleri gerekir. Zamanında tedavi edilmeyen diş ve diş eti problemleri büyüyerek daha masraflı tedavilere ve iş gücü kayıplarına yol açmakta, toplumda büyük ekonomik kayıplar oluşturmaktadır.
Ağız kokusunun çeşitli sebepleri mevcuttur. Bunların başlıcalarını şöyle sıralayabiliriz:
Diş çürüğü
Diş eti hastalıkları
Sinüzit
Bademcik iltihabı
Solunum sistemi hastalıkları
Şeker hastalığı
Sindirim sistemi hastalıkları
Sigara
Böbrek hastalıkları
Ağız ve diş temizliğine dikkat edilmemesi (ağızda kalan gıda artıkları sebebiyle)
Soğan, sarımsak gibi yiyeceklerin yenilmesi
Karaciğer hastalıkları

Sinüzit nedir : Kafatasında sinüs adı verilen kemik boşluklarının iltihabıdır.

e. Dişlerin gelişim bozuklukları
Dişlerde meydana gelen birçok yapısal bozukluk vardır. Bunlardan başlıcaları şunlardır:
Dişlerin büyüklükleri farklı olabilir. Çok büyük veya çok küçük olabilirler.
Büyük, üst üste binmiş dişler olabileceği gibi küçük, aralıklı dişler de görülebilir.
Dişlerde şekil ve diziliş bozuklukları olabilir.
Birkaç diş yapışık olabilir veya iç içe olabilir.
Eksik veya fazla diş bulunabilir. Dişler gömülü kalabilir.

Normal çene yapısında ağız kapatıldığı zaman üst dişler hafif önde, alt dişler biraz arkada olmalıdır. Eğer alt dişler üsttekilere göre aynı hizada veya daha önde ise kapanma kusurundan söz edilebilir. Bu durum çiğneme etkinliğini, diş ve diş eti sağlığını bozar. Erken yaşta müdahele edilerek tedavisi gerekir.

Antibiyotik nedir : Bakterileri öldürme veya üremesini engelleme özelliği olan, bitkilerden, mantarlardan veya sentetik olarak elde edilen ilaç grubu. Özellikle bulaşıcı hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır:
Diş ipi: Dişlerin arasını temizlemekte kullanılan özel iplik.

Dişlerdeki diziliş bozukluklarının başlıca sebepleri şunlardır:
Erken süt dişi kaybı
Yanlış alışkanlıklar (tırnak yeme, parmak emme, kalem ısırma)
Soya çekim
Sayısal olarak eksik veya fazla dişler

Dişlerde renk bozuklukları da olabilir. Renk değişimiyle ortaya çıkan bozuklukların sebeplerini ve ve sonuçlarını şöyle sıralayabiliriz:
Sigara dişlerde sararmalara yol açar.
Çocukluk döneminde alınan bazı antibiyotikler (tetrasiklin gibi) diş minesinde
renk değişimi yapabilir (Resim 2.11).
Gebelikte ve çocuklukta geçirilen hastalıklardaki yüksek ateş dişte beneklenmeler,
renk bozuklukları ve yapısal bozukluklara yol açar.
Aşırı derecede florlu su dişleri sarartır.
Ölü dişler gri renk alır.
Gerekli diş fırçalaması yapılmazsa dişlerin renkleri değişir.

f. Ağız ve diş sağlığı nasıl korunur?
i. Diş koruması ve bakımı nasıl yapılır
Diş sağlığını korumada en önemli konulardan birisi, yılda en az iki defa diş hekimine muayene olmaktır. Böylece diş sorunları erken dönemde tespit edilir ve büyümeden engellenir. Örneğin, bir diş çürüğü erkenden tespit edilirse kolaylıkla dolgu yapılarak tedavi edilir. Hâlbuki tedavi gecikirse bu durum diş kaybına, apselere, diş eti problemlerinin artmasına yol açar. Bu yüzden erken tanı ve tedavi çok önemlidir.
Ağız ve diş sağlığımızla beslenmemiz arasında büyük bir ilgi mevcuttur. Kalsiyum, fosfor, flor gibi mineraller ile A, C, D vitaminleri özellikle çocukluk döneminde yeterince alınmalıdır. Bunlar dişler ve diş eti sağlığı için çok önemlidir. Süt ve süt ürünleri, taze meyveler özellikle yararlıdır. Diş ve diş eti sağlığı için sürekli yumuşak besinlerle beslenmekten kaçınılmalıdır. Elma, havuç gibi yiyecekleri ısırarak yemek diş ve diş eti sağlığı açısından önem taşır. Şekerli gıdalar yedikten sonra ağız suyla iyice çalkalanmalıdır. Çünkü ağız içinde kalan şekerli gıdalar diş çürüklerine zemin hazırlar. Yemeklerden sonra diş ipi kullanmak ve dişleri tekniğine uygun olarak fırçalamak diş çürüklerini engellemenin en etkili yoludur (Şekil 2.2 ve Şekil 2.3).

ii. Diş fırçalama tekniği nasıl olmalıdır
Diş fırçası ağza uygun büyüklükte ve ağız içinde kolaylıkla hareket ederek tüm yüzeylere ulaşabilecek şekilde olmalıdır. Sapı naylon, kılları ise orta sertlikte olan fırçalar tercih edilmelidir.
Çok sert ve çok yumuşak fırçalarla istenilen temizlik sağlanamaz. Sert fırçalar diş etini tahriş eder. Diş fırçası en geç altı ayda bir değiştirilmelidir. Dişler yemeklerden sonra ve günde en az iki defa olmak üzere uygun teknikle fırçalanmalıdır.
Dişler, diş macunu kullanılarak fırçalanmalıdır. Diş macunlarının florlu olanları tercih edilmelidir. Diş macunu dişlerin temizlenmesini kolaylaştırır. Ağız içinde hoş koku bırakır, ferahlık verir, antiseptik özellikte olanlar da vardır. Diş fırçalama, çürük oluşumunun engellenmesinde, bakteri plaklarının ve şekerli gıda artıklarının yok edilmesinde rol oynayan önemli bir etkendir. Dişlerin bütün yüzeylerinin fırçalanması gerekir.

Ara yüz fırçası: Normal diş fırçasının giremediği dişler arası bölgeleri temizlemekte kullanılan özel diş fırçasıdır.

Diş fırçasını uzun ekseni etrafında döndürerek dişleri, diş etinden dişe doğru fırçalamak gerekir. Böylece dişler arasındaki yüzey de temizlenir. Dişlerin çiğneyici yüzleri, dil ve damak yüzeyi de aynı şekilde fırçalanır (Şekil 2.2). Diş etlerini de fırçalayarak kılcal damarlara masaj yapmak yararlı bir uygulamadır. Diş eti hastalıklarından korunmada diş etlerinin fırçalanması çok önemlidir. Asitli kola, gazoz gibi içeceklerden özellikle kaçınmak gerekir. Bunlar diş sağlığını bozan, çürüklere yol açan maddelerdir. Şekerli gıdaların ağız içinde bakterilerce parçalanmasıyla oluşan asitler ve asitli gıdalar, dişin mine tabakasının inorganik yapısını bozarak çürümelere sebep olur. Sigara, alkol, çok soğuk ve çok sıcak yiyecek ve içecekler diş sağlığına zarar verir. Dişler kürdan gibi sert ve sivri cisimlerle karıştırılmamalıdır. Bunlar, diş minesi ve diş eti sağlığı için çok sakıncalıdır. Diş aralan temizliğinde diş ipi kullanılmalıdır.
Diş hekimi gerekli görmedikçe diş çektirmek, özellikle de bilgisiz kişilere diş çektirmek çok sakıncalıdır.
Fındık, ceviz gibi sert cisimleri dişlerle kırmak, şekerli sakız çiğnemek, ağza parmak sokmak, tırnak yemek, dudak ve yanak ısırmak, çocuklara uzun süre yalancı meme ve biberon kullandırmak, diş gelişimi, diş ve eti sağlığı için zararlıdır. Ağzı açık uyumak da dişlere zarar verir.
Diş ve diş eti temizliğinde ara yüz fırçaları ve diş ipi de önemli yer tutar. Normal diş fırçasının giremediği, diş çürüğü ve diş eti hastalıkları için duyarlı bölge olan dişler arası bölgelerin temizliğinde ara yüz fırçaları ve diş ipi kullanılmalıdır. Özellikle birbirinden ayrı dişlerde ara yüz fırçası kullanılır (Resim 2.12). Diş ipi 30 cm kadar kesilip iki elin orta parmaklarına dolanır. Aradaki ip gergin biçimde dişler arasına sokularak temizlik sağlanır (Şekil 2.1). İp, diş etine kadar indirilerek aradaki besin artıkları ağız içine doğru sıyrılmalıdır. Bu arada diş etinin zarar görmemesine dikkat edilmelidir.
Herkesin mutlaka kendi diş fırçası olmalıdır. Başkasının diş fırçasının kullanılması, ağız yoluyla mikrop alınmasına ve hastalık bulaşmasına yol açar. Diş fırçasının en geç 6 ayda bir değiştirilmesi ve çok eskiyen fırçaların kullanılmaması gerekir. Dişler fırçalandıktan sonra, diş fırçası suya tutularak bol suyla temizlenir. Parmakla fırça kılları aralanarak fırçanın gıda ve macun artıklarından kurtarılması gerekir.
KİŞİSEL TEMİZLİĞİN TANIMI VE ÖNEMİ  
LİSE 1 SAĞLIK BİLGİSİ II. ÜNİTE

1. KİŞİSEL TEMİZLİĞİN TANIMI VE ÖNEMİ
Oldukça geniş kapsamı olan temizliği, insan sağlığına olumlu katkıda bulunacak biçimde uygulanan her davranıştır, diye tanımlayabiliriz. Pek çok hastalık yetersiz temizlikten kaynaklanır. Özellikle su ve besinlerle bulaşan mikrobik ve paraziter hastalıklar böyledir. Bunlardan korunmanın en kolay ve etkili yolu temizliktir. Temizlik hem kişisel sağlığımızın temelini oluşturur (Resim 2.1) hem de uygarlık düzeyimizi ifade eder. Günümüzde kullanılan toplumsal kalkınma göstergelerinin birisi de konutların şebeke suyundan yararlanma ve kanalizasyon kullanma oranıdır. Bu oranın yükselmesiyle birlikte toplumda görülen bağırsak enfeksiyonları azalmaktadır. Temizlikte kullanılan iki temel madde su ve sabundur. Bunlar olmadan temizlikten bahsedilemez. Su kaynakları yeterli olan ülkemizde bu imkândan israf etmeden, yeterince yararlanılmalıdır.

Resim 2.1 Temizlik sağlığın temelidir.

Temizliğe en fazla önem veren din olan İslamiyette, “Temizlik imandandır.” hadisi ile kişilerin temizliğe önem vermesi gerektiği vurgulanmaktadır. Kısaca özetleyecek olursak temizlik, kişilere güven ve mutluluk verir. Temiz kişinin, toplum tarafından benimsenmesi kolaylaşır. Temizlik, hastalıklara karşı direnci arttırır. Ancak kişisel temizlik rastgele değil, belli kurallar içinde uygulanmalıdır.

Resim 2.2 Eller sabunla yıkandıktan sonra bol su ile durulanmalıdır

a. El ve tırnak temizliği ve bakımı
Ellerimiz, vücudun çevre ile en çok temas eden ve en çok kirlenen organıdır. Bu sebeple çevreden ellerle alınan kirler ve çeşitli mikroplar ağza, göze, deriye, yediğimiz besinlere bulaşabilir. Bu kirlerin ve mikropların uzaklaştırabilmesi için eller sık sık sabunla köpürtülüp ovulmalı ve bol suyla durulanmalıdır (Resim 2.2). Sabah kalkınca, her tuvalet ihtiyacının giderilmesinden sonra, yemekten önce ve sonra eller sabun ve suyla yıkanmalıdır. Genel tuvaletlerde ise hem tuvalete girmeden önce hem de ihtiyaç giderildikten sonra eller sabunla yıkanmalıdır. Bu tür yerlerde sıvı sabun tercih edilmelidir. Ayrıca besin maddelerinin üretiminden satışına kadar her aşamada görev alan kişilerin el temizliğine önem vermeleri gerekir.

Bit: Eklem bacaklılardan bir dış parazit. İnsanlarda saçta, vücutta ve kasıkta yerleşen üç tipi vardır.
Antiseptik: Mikrop öldürücü özelliği olan madde.
Deodorant: Ter kokusunu maskelemek için kullanılan, genelde sprey formunda yapılan kozmetik maddedir.

Tırnaklar kolay kirlenen bir yapıya sahiptir. Bu sebeple düzenli olarak temizlenip kesilmeleri gerekir. Tırnaklar yenmemeli, koparılmamalı, uzadıkça tırnak makasıyla kesilmelidir. El tırnakları yarım ay şeklinde, ayak tırnakları düz kesilmelidir. Ayak tırnakları düz olarak kesilmediğinde kenarındaki etlere batar ve ağrılı iltihaplanmalara sebep olabilir. Tırnaklar, kirli işlerle uğraştıktan sonra fırçalanarak temizlenmeli, tırnak diplerindeki etler geriye doğru itilerek düzeltilmelidir. Kenarlarında oluşan şeytantırnakları kopartılmadan tırnak makasıyla kesilmeli ve bir antiseptikle temizlenmelidir.

b. Yüz, boyun ve koltuk altı temizliği
Yüz, boyun ve koltuk altı temizliği sağlığı korumada önemlidir. Her sabah uyanıldığında ve kirli işlerle uğraştıktan sonra yüz ve boyun sabunlanarak yıkanmalıdır (Resim 2.3). Yüz temizliğine burun ve kulaklar da katılmalıdır. Burun ve kulak içine sert cisimler sokulmamalı, kıllar kopartılmamalıdır. Burun temizliği en iyi lavaboda, akan su ile yapılır. Mendil kullanılması gerektiğinde, kâğıt mendil tercih etmek daha sağlıklı bir davranıştır. Kulak temizliği amacıyla dış kulak yolu girişi ve kulak kepçesindeki kıvrımlar pamuklu çubukla temizlenmelidir. Çubuk çok derine itilmemelidir. Koltuk altları çok kirlenen bölgelerdir. Koku oluşmasını, kaşıntı ve tahrişleri önlemek için koltuk altlarının her gün sabunlanıp durulanması ve iyice kurulanması gerekir.
Deodorantlar tek başına temizlik aracı değildirler; geçici olarak kokuyu bastırırlar. Deodorant kullanımı yerine sabunlu su ile temizlik yapılması daha sağlıklı bir davranıştır. Koltuk altı temizliğinin bir aşaması da bölgedeki kılların uygun yöntemlerle düzenli olarak giderilmesidir.

c. Saç temizliği ve bakımı
Dış görünümün düzenli ve iyi olabilmesi için saçlar temiz, düzgün kesimli ve iyi şekillenmiş olmalıdır. Görüş alanını kapatmayan, yüzü terletmeyen modeller tercih edilmelidir. Saçlar haftada en az iki kez, saç tipine uygun bir şampuanla yıkanıp durulanmalıdır. Kişisel temizlik ve bakım eşyaları olan tarak, fırça ve havlular kesinlikle başkaları ile ortak kullanılmamalıdır. Saçlar düzenli olarak her sabah ve gece yatmadan önce fırçalanmalı ya da taranmalıdır (Resim 2.4). Saç diplerine masaj yapılmalıdır.
Saç yıkamada kullanılan su, çok sıcak veya çok soğuk olmamalıdır. Temizlikte kullanılan şampuanlar veya sabunlar kaliteli olmalıdır. Kepek varlığında bir hekime başvurulmalı ve hekimin önerdiği şampuanlar kullanılmalıdır.
Saç temizliğinin iyi yapılmaması, temizlik ve bakım araçlarının ortak kullanılması, bit taşıyan kişilerle temasta bulunulması sonucu saç bitlenmesi ortaya çıkabilir. Bu durumda yine bir hekime başvurulmalı ve gerekli ilaçlar kullanılmalıdır. Bitlerin yumurtaları olan ve sirke olarak adlandırılan oval biçimli beyaz yumurtalar, kepekle karışabilir. Bit yumurtalarıyla kepeği ayırt etmek için sirkelerin saça yapışık olduğu, mat renkli ve kepilen daha sert olduğu hatırlanmalıdır.
d. Ayak temizliği
Bütün gün çorap ve ayakkabı içinde havasız kalan, terleyen ayaklar her gün sabunlanarak yıkanıp (Resim 2.5) ayak havlusu ile kurulanmalıdır. Temizlenip kurulanmadığında ayaklarda bakteri ve mantarlar üreyerek kötü kokulara ve hastalığa sebep olur. Ayaklara giyilen çoraplar terletmeyecek şekilde pamuklu olmalı, her gün temizi ile değiştirilmeli veya yıkanıp kurutularak kullanılmalıdır.
Nasır: En çok el ve ayağın sürekli sürtünmeye uğrayan noktalarında ortaya çıkan üst derinin kalınlaşması ve sertleşmesi ile oluşmuş dendir.
Âdet (aybaşı, regl): Ergenlikten itibaren kızlarda 28 günde bir meydana gelen kanama. Bu kanama ile rahim iç yüzünü oluşturan tabaka, döllenmemiş yumurta ve kan atılır.

Şekil 2.1 Banyo yapma alışkanlığı yaşlarda edinilmelidir.

Ayak bakımının bir aşaması da topuklarda sertleşmeler ve parmaklarda nasırlar oluşmasının önlenmesidir. Bu amaçla ayağı çok sıkmayan, öne doğru sivrileşmeyen ayakkabılar seçilmeli, yüksek topuktan kaçınılmalıdır. Ağrılı, sert nasırların, derin çatlakların oluştuğu durumlarda bir hekime başvurulmalıdır.

e. Genital bölge (Üreme organları) temizliği
Özellikle ergenlik döneminden itibaren genital bölge temizliğinin daha özenli olarak yapılması gerekir. Çünkü bu dönemden itibaren üreme organları çevresinde yer alan yağ ve ter bezleri daha fazla çalışır. Ayrıca üreme organlarına ait salgılar ve kızlarda âdet kanamaları sebebiyle kötü koku ve birikintiler olabilir. Bu amaçla bölgenin her gün sabunlu su ile yıkanıp durulanması ve iyice kurulanması uygun olur. Âdet dönemi sırasında yıkanılamayacağı görüşü yanlış bir düşüncedir. Âdet dönemi sırasında ayakta duş şeklinde banyo yapılmasında sakınca yoktur.
Yine âdet dönemi sırasında pamuklu bez yerine temiz, hazır petlerin kullanılması daha uygundur. Bu petlerin 3-4 saatte bir yenisi ile değiştirilmesi gerekir. Pamuklu bez kullanılacaksa, bezlerin kaynatılıp ütülenmesi ve temiz bir yerde saklanması gereklidir.
Erkeklerin de bu bölgenin temizliği sırasında sünnet derisini geriye çekerek salgı birikintilerini gidermeleri ve yapışıklıkları önlemeleri gereklidir. Genital bölge çevresinde bulunan kılların uygun yöntemlerle düzenli olarak giderilmesi de sağlık için uygun bir davranıştır.

f. Tuvalet alışkanlığı ve temizliği
Her gün düzenli olarak tuvalete çıkma alışkanlığı (Resim 2.6), sindirim sisteminin düzgün çalıştığının göstergesidir. Her tuvalete çıkıştan sonra makat çevresi önden arkaya doğru tuvalet kâğıdı ile temizlenip sonra da yıkanarak kurulanmalıdır. Elleri yıkamadan önce kapı kolu, musluk başı vb. yerlere dokunulmaması, diğer insanlara mikrop bulaştırılmaması için uyulması gereken bir davranıştır. Tuvalet çıkışında eller bol su ve sabun ile ovularak yıkanmalıdır. Tuvalet kullanımından sonra, tuvalete bol su dökülmeli veya sifon çekilmeli, gereğinde fırçalanarak temizlenmeli, bulaşıcı hastalıkların varlığında ise antiseptiklerle temizlik sağlanmalıdır. Temizlik sonrasında eller mutlaka yıkanmalıdır.

g. Banyo yapma ve giyecek temizliği
Vücut ısısının düzenlenmesi ve vücuttaki atıkların dışarı atılması işlevini, yapısında yer alan damarlar ve ter bezleriyle sağlayan deri, mikroorganizmaların vücuda girişini önlemekte de önemli rol oynar. Ayrıca ultraviyole ışınlarının etkisiyle D vitamini oluşmasını sağlar. Bu görevlerin yerine getirilebilmesi, derinin temizliğine ve kan dolaşımının düzenli olmasına bağlıdır. Bu sebeple derideki kirin sık sık temizlenmesi gerekir. Bu amaçla da sık sık banyo yapılmalıdır (Şekil 2.1).
Deri üzerindeki biriken yağ bezi salgısı, ter, toz, mikroorganizmalar ve deri epitelinin soyulan artıkları kiri oluşturur. Kir, salgı bezlerinin gözeneklerini tıkayarak derinin normal görevlerini yapmasını engeller. Yıkanma ve temizlik, çağdaş insanın vazgeçilmez ihtiyaçlarından biridir. İmkân oldukça sık aralıklarla banyo yapılmalıdır.

Dezenfeksiyon: Mikroplardan temizleme işlemi.
Diş minesi: Dişin görülen yüzeyini kaplayan sert tabaka.
Diş özü: Dişin en içinde yer alan, sinir ve damarların bulunduğu bölümüdür.
Diş kökü: Dişin çene kemiği içindeki diş yuvalarında yer alan bölümüdür.

33-38 °C sıcaklıktaki suyla, lif ya da süngerin sabunla köpürtülmesi ve vücudun bu köpükle ovulması ile kirlerin akıtılması işlemine yıkanma adı verilir. Yıkanırken küveti doldurup içine girmek yerine, kurnaya ya da temiz bir kovaya su doldurup dökünmek veya duş şeklinde akan suyla yıkanmak daha sağlıklıdır. Evde banyo yaparken küvetin ve oturulan taburenin temizliğine özen gösterilmelidir. Genel hamamlarda ise bu temizlik daha da fazla önem kazanır. Birçok mantar hastalığı ve bulaşıcı hastalıklar iyi temizlenmemiş yıkanma yerlerinden bulaşmaktadır. Bu sebeple hijyenik kurallara uyan temiz yerler tercih edilmeli, yıkanmadan önce kullanılacak yerler de su ve sabunla iyice temizlenmelidir. Ayrıca yıkanmada kullanılan terlik, takunya, havlu, lif, tarak gibi eşyaların da kişisel ve temiz olması zorunludur.
Tok karnına yıkanmak rahatsızlık verebileceği için yemekten iki saat sonraya kadar yıkanmamak uygundur. Banyo yapmanın dinlendirici, rahatlatıcı etkisi vardır. Gerginlik, sinirlilik, yorgunluk ve uykusuzluk durumlarında ılık banyo yatıştırıcı etki gösterir. Soğuk suyla yıkanmaksa uyarıcı etki yapar. Günlük temizlik için kullanılan havlular; el, ayak ve banyo havlusu olarak ayrı ayrı olmalıdır. Havluların sık sık yıkanması, kaynatılması ve sıcak ütü ile ütülenmesi gerekir.
Banyo sonrasında, kaynatılmış ya da makinede yüksek ısıda yıkanmış, ütülenmiş iç çamaşırları giyilmelidir. İç çamaşırlarının pamuklu dokuma olması sağlık açısından en uygun olanıdır. Gerektiğinde dezenfeksiyon sağlamak üzere çamaşır suyu kullanılmalıdır. İç çamaşırları mümkünse her gün değiştirilmelidir.
Yatak giysilerinin ve çarşaf, nevresim, yastık kılıfı gibi yatak takımlarının sık yıkanması ve ütülenmesi de temizlik açısından önemlidir. Yatarken giyilen giysiler, vücudu sıkmayan, rahat, geniş ve pamuklu dokuma olmalıdır (Resim 2.7).
Gömlek, kazak, pantolon gibi dış giysilerin de temiz, ütülü ve havalandırılmış olması uygundur. Yıkanamayan giysilerin zaman zaman kuru temizlemeye verilmesi gerekir.
ÜNİTE II SAĞLIKLI HAYATIN TEMELİ
KONULAR
Kişisel Temizliğin Tanımı ve Önemi
Ağız ve Diş Sağlığı
Spor ve Beden Eğitimi
Sağlıklı Giyinme
Sağlıkla İlgili Uyulması Gereken Diğer Kurallar
Sağlıklı Hayatın Korunmasında Uyulması Gereken İlkeler

HAZIRLIK ÇALIŞMALARI
1. Çevrenizdeki birkaç kişiye hangi aralıklar ile diş fırçalarını değiştirdiklerini ve günde kaç defa dişlerini fırçaladıklarını sorunuz. Elde ettiğiniz bilgileri sınıfta arkadaşlarınızınkilerle karşılaştırınız.
2. Çevrenizdekilere haftada kaç defa banyo yaptıklarını sorarak cevaplarını bir yere not edip bunları arkadaşlarınızınkilerle karşılaştırınız.
3. Temizlik ile ilgili deyim ve atasözlerini bulunuz. Bunları sınıfta tartışınız.
4. Toplum sağlığı açısından tuvalet kullanma alışkanlığının önemini araştırarak tartışınız.
5. Diş çürüğü ve diş eti hastalıklarının genel vücut sağlığı ile ilişkilerini araştırınız.
Kaynak: www.englishpage.blogcu.com izni ile alınmıştır

YORUM KÖŞESİ

5 YORUM YORUM YAPILDI "Lise 1 sağlık bilgisi konu anlatımları ve ders özetleri, 2. ünite konuları SAĞLIKLA İLGİLİ UYULMASI GEREKEN KURALLAR, SAĞLIKLI GİYİNME , SPOR VE BEDEN EĞİTİMİ, AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI KONUSU, KİŞİSEL TEMİZLİĞİN TANIMI VE ÖNEMİ, HAZIRLIK ÇALIŞMALARI"

  1. bn dedi ki 04 Temmuz 11 13:18 

    olmamış hacı ya yok daha büyük bi yazı ile olabilirdi kitab şeklinde olabilirdi nese ßyyy………

  2. esrahalıcı dedi ki 15 Kasım 11 17:25 

    ben hic birsey bulamadım

  3. Abuzer gay dedi ki 20 Mart 12 20:11 

    Benim kafam basmıyor.. Biraz öküzün.. Siteye hakaretli yorum yaptığım içinde özür dilerim

  4. admin dedi ki 20 Mart 12 20:15 

    Abuzer Gay.. Bence 2 dakika adam ol diyecektim ama Soy ismini gay olarak yazdığın için seni kendi halinde bırakıyorum

  5. MaL Gibi oLmuş.. dedi ki 06 Nisan 12 09:31 

    Bune Biçim AnLatım yhaa.. Sokaktan Geçen AyyaşLara YazdırmışLar..






− 2 = dört