emlak

Lise 2 Edebiyat kitabı sorular, cevapları ve etkinlikler 2. kısım sayfa 93-132 arası cevaplar, 10. sınıf edebiyat kitabı cevapları ve etkinlikler, Türk dili ve edebiyatı dersi 10. sınıf kitabı cevapları

SAYFA 93
3. ETKİNLİK

Anadolu’nun fethini ve bu fethin kahramanlarını anlatan, 12. yüzyılda sözlü olarak şekillenen 13. yüzyılda yazıya geçirilen İslâmî Türk destanlarından biridir. Danişmend-nâme’de anlatılan olayların tarihi gerçeklere uygunluğu, kahramanlarının yaşamış Türk beyleri olmalarından, Anadolu coğrafyasının gerçek adlarıyla anılmasından dolayı uzun süre tarih kitabı olarak görülmüştür
DELİ DUMBUL
*İlahi bakış açısıyla yazılmıştır.
*Hikayede olaylar nesir, kahramanların duygu ve düşünceleri nazım ve nesirle dile getirilmiştir.
*Arı bir dil kulanılmış, olağanüstü olaylara yer verilmiştir.
*Tasvirlere başvurulmuştur.

SAyFA 93:

b)Teması:aile olmanın değeri

2. ETKİNLİK

a)Adil bir yapı yok. İslamiyet inancının yoğun bir şekilde olmasına rağmen farklı dinler görülüyor.

b)-?

2)Tema evrenseldir

3)Metnin yapısını oluşturan ögeler
*Olay örgüsü
*Kişiler
*Zaman
*Mekan
*Ve dil anlatım(olay çevresinde oluşan metinlerde dil anlatıma da dikkat edilir)

SAYFA 93:

OLAY ÖRGÜSÜ SIRASI:
12-2-4-10-5-7-13-3-9-11-1-6-8
KARAKTER ÇÖZÜMLEME TABLOSU:
(sırasıyla 1,2,3,4,5)

……………deli dumbul……..;……..anne baba …………;………. eş

1………: deli ,zorba ,çıkarcı;……canları kıymetli,bencil ; fedakar,eşini
……………………………………… insanlar………………..;biri

2)……..:dinamik…………………..durağan ………………. ;durağan

3)……..:Allah ın varlığını ve ; metinde zaten pasif karakterler(anne baba
birliğini kabul etmemesi …………………………………ve eş)
yaptığı köprüden geçendende
geçmeyenden de para alması

4)…….)sosyal ortam deli dumbulu etkilemiş.çünkü yaşadığımız devirde onun yaptığı davranışlara pek de rastlanılmamış.diğer karakterleri ise sosysal ortam etkilememiştir.
5)………:karakterlerden deli dumbul gibi bir kişi toplumumuzda olamaz.anne baba için;her anne baba evladı için canını vermeye hazırdır.eş içinse;toplumumuzda kadın eşi için canını vermeye hazırdır.o vermese bile erkek söke söke alır.

c. öğüt vermez tebrik ederdim
ç. idam ettirirdim

6.a- Dede korkut , ilahi bakış açısıyla yazılmıştır.

b-Metin gayet güzel ben olsam birde sonuna şunu eklerdim deli dumrul artık Allah’a bağlı inançlı bir insan oldu derdim.

7.a-
Kara dağlar
Soğuk soğuk sularım
Tavla tavla koç atlarım
Penceresi altın otağım
Katar katar develerim
Beyaz koyunum

b-Tasvirler çıkartıldığında cümleler çok basit oluyor

SOSYAL ORTAM VE ÇEVRE BU KARAKTERİ NASIL ETKİLEMİŞTİR?
Deli dumrul:Olumlu
Anne-baba:Olumlu
Eş:Olumlu
BU KARAKTERLERİN SİZİN TOPLUMSAL YAPINIZDAN FARKI VARMIDIR?
Delidumrul:vardır
Anne-baba:yok
Eş:var

SAYFA 96:
8. SORU:

Sırasıyla altı çizili kelimeler; Niçin, Ederdi, Benden, Var Mıdır, Benimle, Bahadırlığım, Yiğitliğim, Meğer, Konmuştu, Yah şi, Emriyle, Yetti, Kavga, Hanım, Bey, Kanatlı.

SES ÖZELLİKLERİ:
-Cümleler kısadır.
-Dil sadedir.b.Battalnamede olduğu gibi kahramanlık teması dönemin sosyal özellikleriyle paralellik göstermektedir.

2.İnsanların yaşadıkları haksızlıklardan kurtulmak için her dönemde kurtarıcı beklemeleri buna sebeptir.Kahramanlık temasının her dönemde sıkça işlenmesi onun evrensel bir tema olduğunu göstermiştir.

3.Özgün metinde kısa cümleler kullanılmıştır.Bazı sözüklerin ise günümüze gelene kadar bazı değişikliklere uğradığı görülmektedir.

4.Metnin yapısını oluşturan ögeler; olay örgüsü,kişiler,zaman,mekan
Metnin yapısını oluşturan ögeler;Tüm bu ögeler temayı iletmede birer araçtır.

5.Mekan;Tokat,Gümenek ırmağı,Ankara,Samsun,Kale
Zaman;Sabah vakti,akşam vakti……
Mekanın ve zamanın anlatımı;Bu metinde mekanların sadece adları kullanılmıştır.Ayrıntıları verilmemiştir.
Zaman;Kesin bir zaman ifadesi bu metindede yoktur.

6.Tasvir cümleleri;///yüksek dağlara///çıktılar.tasvir cümlesi yüksek dağlar.
Tasvirlerin metindeki işlevi;Tasvirler anlatılanları zihinde daha belirgin canlandırmak için kullanılmıştır.Fakat ayrıntılara girilmediği dikkati çekmektedir.

7.Hikayede herşeyi bilen bir anlatım vardır.İlahi bikış açısıyla yazılmıştır.

8.İkiside hayatlarını kötülüklerle mücadele etmeye adamış kahramanlardır.

9.a.Tip nasıl bir insandır;hayatını insanlara adamış korkusuz yiğit bir insandır.

Tip durağanmıdır,dinamikmidir;Dinamiktir.

Hikayenin hangi kısmı sizin tip hakkında böyle düşünmenize neden oldu;Hikayedeki bütün olaylar onun etrafında geliştiği için dinamiktir.

Sosyal ortam ve çevre bu tipi nasıl etkilemiştir;Halkın zulüm görmesi onun kahramanlık yönünün ortaya çıkmasını sağlamıştır.

Bu tipin sizin toplumsal yapınızdan farkı varmı;Vardır.Günümüzde toplum yapısısnın değişmesi ndeniyle farklılıklar vardır.

Bu tipin diğer tipler üzerinde etkisi varmı;Olaylar onun etrafında geliştiği için diğer tipler üzerinde etkisi vardır.

Tip kendi kişiliğinin farkındamı;farkında

Sizce gerçek hayatta bu hikayedeki tip gibi davranan biri olabilirmi;gerçek hayatta kendini halkına adayan kişilere rastlanabilir fakat bu hikayede olduğu gibi olağanüstü özellikler göstermez.

b.Seyit battal Abdurrahmani tokati,Süleyman bin numan
SAYFA:103 de 6-7 ve 8. sorular

6) Tasvir Cümlesi: Yüksek dağlara çıktılar.
Tasvirlerin Metindeki İşlevleri: Tasvirler metinde anlatılanları zihinde daha belirgin canlandırmak için kullanılmıştır. Fakat ayrıntıları verilmediği için dikkat çekmiyorlar.

7) Metinde herşeyi bilen bir anlatım vardır. İlahi bakış açısıyla yazılmıştır.

 İkisi de hayatlarını kötülüklerle mücadele etmeye adamış kahramanlardı r.

SAYFA 104

DANİŞMEND GAZİ
TİP NASIL BİR İNSANDIR?
Kahramanlık yönü bulunan,cesur ve yiğit bir insandır.

TİP DURAĞAN MIDIR DİNAMİK Mİ?
Hikayenin başından sonuna kadar hareketlidir.(dinamik)

HANGİ KISIM BÖYLE DÜŞÜNMENİZE NEDEN OLDU?
Hikayenin bütün kısmı

SOSYAL ORTAM ÇEVRE…..
Kahramanlık yönünün ortaya çıkması bakımından etkilemiştir.

BU TİPİN SİZİN SOSYAL VE TOPLUMSAL………
Çağın gereklerinden dolayı fark vardır.

DİĞER KAREKTERLER ÜZERİNDE ETKİSİ………
Ana kahraman olduğu için vardır.

TİP KENDİ KİŞİLİĞİNİN FARKINDA MIDIR……..
Farkındadır.yaptıkları bunun göstergesidir.

SİZCE GERÇEK HAYATTAA………..
Gerçek hayatta böyle olağanüstülükler taşıyan bir karekterle karşılaşmak mümkün değildir.

SAYFA 107:

1.Cemşidin rüyasında gördüğü kıza aşık olması

2.Cemşidin bu kızın anadoluda olduğunu öğrenmesi ve önce çine oradan anadoluya geçmesi
b.Bu olaylar hayal gücünün ürünü olduğu için yaşanamaz.
c.Cemşidin rüyası

5.ETKİNLİK
a.Yazıya geçirildiği dönem ile tema arasında bir bağ yoktur.Bu durum temanın iran edb.alınmasından kaynaklanır.
b.Kişiden kişiye değişir.

3.Aşk teması çok sık işlendiği için evrenseldir diyebiliriz.

4.Metnin yapısını oluşturan ögeler;Olay örgüsü,mekan,zaman,kişiler
Metnin yapısını oluşturan ögeler arasındaki ilişkiler;Ögeler metnin temasını vermede birer araçtır.

5.
Kişiler;Cemşi,Hurşid,Kayser
Kişilerin özelikleri;Çin hükümdarının oğlusur.Zorlu yollardan geçip Hurşid için mücadele veren kahramandır.
Hurşid;Cemşidin rüyasında görüp aşık olduğu kız.
Kayser;Hurşidin babası
Kişilerin işlevi;Cemşid;Mesnevinin baş kahramanı
Hurşid;Baş kahraman
Kayser;Yardımcı kahraman.

b.Değişen hayat şartları nedeniyle etkisi yoktur.

6.Cemşid için derdinin dermanı yoktur onu nasıl anlatayım.

7.Kayser///sarayına///gelince mekanların sadece adı verilmiştir.Belirsiz bir zaman anlayışı vardır.

8.Hindistandan çıkıp çine geldi.

9.Kahramanların mekanın ve zamanın ayrıntılı tasvirleri yapıldı.Metnin tamamı nesir şeklinde olurdu.

10.Günümüze gelinceye kadar bazı söz değişiklikleri oluşur.
bazı yabancı sözlü kelimeler kullanılmıştır.

11.Sade bir dil kullanmıştır.
Klasik türk edebiyatı şairidir.
SAYFA 110:

BATTALNAME
Anlatım özellikleri-(nesir)
Dil özellikleri-(sade)
Kahraman özellikleri-(kahraman,cesur)

DANIŞMENDNAME
Anlatım özellikleri-(nesir)
Dil özellikleri-(sade)
Kahraman özellikleri(kahraman)

DEDE KORKUT
anlatım özellikleri-(nazım ve nesir)
dil özellikleri-(sade)
kahraman özellikleri-(cesur)

CEMŞİD Ü HURŞİT
Anlatım özellikleri-(nazım)
Dil özellikleri-(ağır)
Kahraman özellikleri-(kahraman ve aşık)

SAYFA 111:

1-E
2-E
3-E
6.Yanlış
Doğru
Yanlış
Doğru

SAYFA 113:
HAZIRLIK:
1.Ayağını yorganına göre uzat : Harcamaların maddi güce göre yapılması gerekir.
İşleyen demir pas tutmaz : Çalışan insan körelmez.
Kişi ne yaparsa kendine yapar : İyilik yapan iyilik bulur.
Damlaya damlaya göl olur : Küçük birikimler zamanla çoğalır.

2.soru
Baklava

Hoca akşamleyin eve doğru yürürken, baklava seven bir köylüyle karşılaşır.
-Hoca, kısa bir süre önce bir adam büyük bir tepsi baklava götürüyordu…
-Beni ilgilendirmez!
-Fakat adam tepsiyi sizin eve götürüyordu.
-O zaman seni ilgilendirmez!
SAYFA 115:

2.Hacı bektaş-ı veli, eserini döneminin tasavvuf ve hayat anlayışını, ilahi aşkı ve bu aşkın verdiği coşkuyu, İslam inancının kaynaklarını öğretmek amacıyla yazmıştır.

3.Cümleler kısa ve açıktır.
Eserde kullanılan dil, son derece anlaşılır ve sade bir dildir.

1.Üstteki paralel çizgiler; akıl, utanma-haya, ilim, iman
Alttaki paralel çizgiler;öfke, aç gözlülük, haset, şüphe
Ana düşünce; İman rahmani,şüphe şeytanidir.
2.Dönemin tasavvuf ve hayat anlayışını ilahi aşkı ve bu aşkın verdiği coşkuyu, islam inancının kaynaklarını öğretmek amacıyla yazmıştır.
3.Makalatın Özellikleri:
Eserde sade, anlaşılır bir dil ve kısa cümleler kullanılmıştır. Bazı sözcüklerin günümüze gelinceye kadar bazı ses değişikliklerine uğradıkları görülmektedir.

SAYFA 116:

4.13. ve 14. yüzyıl öğretici metinleri==>>
*manzum metinler(şiir)
*mensur metinler(düz yazı)

5.Tasavvuf Geleneğine bağlı kalınarak oluşturulmuştur.

MANIKU TAYR Eserinin Anlamı
Mantıku’t Tayr : Kuşların konuşması
Menzil:1.yollardaki konak yeri 2.ev 3.bir günlük yol, konak 4.mesafe.
Zer-nigar:Altınla işlenmiş yaldızlı.
Şah-var:1.şaha ve hükümdara yakışacak surette 2.iri ve iyi cins inci
Mah-ruy:Ay yüzlü,yüzü ay gibi olan,güzel
Rumuz:İşaretler,manası gizli olan sözler
Sayru:Hasta

ŞİİR ANLAMI
YOLA NE KONAK ÇIKTI NE NİŞAN
HER KUŞUN YÜREĞİNDEN BİR FERYAT ÇIKTI

YEDİ YIL BÜLBÜL GİBİ UÇTULAR
BİRAZ OLSUN GÜLEREK GİTMEDİLER.

BİRİ YALDIZLI BİR SARAY GÖRDÜ
ŞAHLARA YAKIŞIR ŞEKİLDE İNİVERDİ

BİRİ BİR AY YÜZLÜ GÖRDÜ
YOLUNU ONA DAYADI VE ONU İSTEDİ

BİRİNİ BİR DAĞ BAŞINDA KURT YEDİ
BİRİ BEN GERİ DÖNECEĞİM DEDİ

BAZILARI HASTA OLDU KALDI
BAZILARIDA HİÇ İLERİYE GİDEMEDİ

100.000ER YOLDA CAN VERDİ VE
KİMSE BU SIRRIN NE OLDUĞUNU BİLEMEDİ…..

SAYFA 117:

Üstteki paralel çizgiler

İlki; Nasrettin hoca
İkincisi; Cenazesinin
Üçüncüsü; Vefasızlığını görünce

Alttaki paralel çizgiler(sondan başa doğru yazılcak)
Üçüncüsü; gelip kendi haber verir.
İkincisi; kaldıracağını düşünür.
İlki; bir gün ölür.

ANADÜŞÜNCE;kendi işini kendin gör.

7.soru
Nasrettin hoca fıkraları yüzyıllar boyunca kuşaktan kuşağa anlatılarak günümüze kadar ulaşmıştır.Bu nedenle Nasrettin hoca fıkraları “sözlü gelenek”e bağlı kalınarak oluşturulmuştur.
SAYFA 119:
a.Konuları bakımından öğretici metinler;
*Tıp metinleri
* dini metinler
* İslam menkıbeleri
* öğüt ve bilgi verici metinler

b.Sade ve anlaşılır bir dil kullanılmıştır. Cümleler kısa ve açıktır. Bu dönem öğretici metinleri din tasavvuf tıp ve tabiat konularında yazılmıştır. Bu yüzyılda yazılan öğretici metinler aydınlatıcı ve yol gösterici metinlerdir.

ÖLÇME DEĞERLENDİRME
1.A
2.T A S A V V U F
3.E
4.Makalat adlı eseri…Hacı Bektaş Veli…yazmıştır.
14. yüzyıl öğretici metinleri anlatım biçimleri bakımından…manzum..ve…mensur…olmak üzere iki gruba ayrılır.

SAYFA 120:
120 deki 5.sorunun cevabı şöyle olacak
D-Y-D-D-Y-D-Y (emin değilim…  )

SAYFA 120:
Etkinlikler

1.ETKİNLİK;
Aşk temasının işlendiği günümüz şiirlerinden örnek;

AŞK ŞARKISI;
Bir sen bir ben sevgilim birde bu bahar…
Neyleyim sen güzelsin bende gençlik var
Ölüm gibi mukadder bir yol ki bu aşk ,
Ucu ta Leyla ille Mecnuna çıkar…

2.ETKİNLİK;

Hayatı:
1526 yılında İstanbul’da doğduğu tahmin edilmektedir, kesin bir tarihi yoktur. Bâki’nin asıl ismi Mahmud Abdülbâki’dir. Aslında fakir bir ailenin çocuğu idi, babası müezzinevetti. Çocukluğunda saraç çıraklığı yapmıştır. Eğitime, ilme olan büyük tutkusu fark edilmeye başlanınca ailesi medreseye devam etmesine izin vermiştir; zira başlarda medreseye kaçak, ailesinden gizli gitmekteydi. Gayretleri ile iyi bir eğitim görmüş, dönemin ünlü müderrislerinden ders almıştır. Eğitimi boyunca şiire olan ilgisi giderek artmış ve güçlü kaleminin ünü de yavaşça yayılmaya başlamıştır. Eğitimini tamamladıktan sonra çeşitli medreselerde müderrislik yapmıştır. Hayatı boyunca çeşitli dönemlerde kadılık, kazaskerlik gibi makamlarda devlet hizmetinde bulunmuş, yaşlılığında Şeyhülislam olmak istese de bu göreve getirilmemiştir. 1600 yılında, İstanbul’da vefat etti. 16. yüzyılda şairler sultanı olarak anılan şairimizdir.

KADILIK:Günümüz mahkemelerindeki hakim sözcüğüne o dönemde karşılık gelen kelimedir.

Çalışmaları:
Bâki Osmanlı’nın en güçlü devirlerinden birinde yaşamıştır, bu da pekâla onun şiirlerine ve şiirlerinde kullandığı temalara yansımıştır. Aşk, yaşamanın zevki ve doğa şiirlerinin başlıca konularıdır. Her ne kadar şiirlerinde tasavvuf etkisi veya tema olarak tasavvuf bulunmasa da, tasavvufta da özel bir mahiyeti olan aşk mefhumunu sık sık konu alması itibariyle, dîvânı mutasavvıflar tarafından çok sevilir. Tekniği güçlüdür, şiirlerinde yakaladığı ahenk ve akıcılık fark yaratır. Dil kullanımında çok yeteneklidir. Şiirlerinin oluşturduğu tını, musiki de şiirlerinin farklı bir özelliğidir. Türk, Divan şiirinin dönemin ünlü akımları ve eserleri seviyesine ulaşmasında çok büyük katkısı olmuştur. Eserlerinden biri de Kanunî Sultan Süleyman’ın vefatı üzerine yazdığı “Mersiye-i Hazret-i Süleyman Han” isimli mersiyedir. Bu mersiye hem teknik olarak güçlü yapısı hem de ahengi ve dönemin ruhunu, özellikle edebiyat tarzını, güzel bir şekilde ifade ettiği için en ünlü mersiyelerden birisi olmuştur. Şiirlerinde İstanbul Türkçesini başarıyla kullanmıştır. Ahenk ve musukiye önem vermiş; söz seçiminde titiz davranmıştır. Genellikle din dışı konuları işlemiştir.

Başlıca Eserleri:
Dîvân-(4508 beyitlik, en önemli eseri)
Fazâ’ilü’l-Cihad
Fazâil’i-Mekke
Hadîs-i Erbain Tercümesi
Kanuni Mersiyesi

Eserlerinden Örnek:
“Yârdan cevr ü cefâ lûtf u kerem gibi gelür
Gayrdan mihr ü vefâ derd ü elem gibi gelür
Firkat-ı yâr katı zâr u zebun itdi beni
Döymeyem mihnet-i hicrâna ölem gibi gelür
Uydurup leşker-i uşşâkını ol şâh-ı cihân
Nâz ile salını salını alem gibi gelür
Dil-i pür-hûn elem-i aşkun ile cûş ideli
Çeşme-i çeşmün akan suları dem gibi gelür
Bâkıyâ hangi gönül şehrine gelse şeh-i aşk
Bile endûh u belâ hayl ü haşem gibi gelür”

SAYFA 122:
Gazelde geçen “Musikar” anlamı:

Musikar
GERÇEK ANLAMI:Efsanevi kuş
ŞİİRDEKİ ANLAMI:Vücut
GERÇEK ANLAMDA ÖRNEK KULLANIM:Musikar efsanevi bir kuştur.
MECAZ ANLAMDA ÖRNEK KULLANIM:Öyle güzel sesi vardı ki Musikar’ı andırdı.
SAYFA 123:

Birim Değeri; Beyit
Birim Sayısı;5
Birimlerde Anlatılanlar;
1.Şair sevgilinin yüzünü açmasını ve yürümesini bahçedeki varlıkların bunu görmesini istemiştir.
2.Bu beyitte ise, şair aşk aşka sevgilinin aşkından düştüğünü ve amansız bir dert olduğunu anlatmıştır.
3.Sevgilinin aşkınkından perişan olduğunu anlatmıştır.
4.Duyduğu aşktan dolayı kaburga kemiklerinin bile sayılabileceğini ve bu ahliyle musikara benzediğini anlatmıştır.
5.Güzellere acımasız, şefkatli değilller demenin yanlış olduğunu vurgulamaktadır.

TEMA;Aşktır

ç.Beyitlerin yerlerini değiştirdiğimizde anlamda bi değişiklik meyadana gelmez çünkü beyitler kendi arasında uyumludur.

d.Yaşanması mümkün değildir çünkü hayali unsurlar vardır.

e.(Egazel nazım şeklinin özelliklerini yazcaksınız bunu bulabilirsiniz.)

f.İkisininde nazım şekli gazel nazım birimi beyit temaları aşk ölçü aruzdur.

SAYFA 124:
2.Soru
Ses benzerlikleri ve ahengi sağlayan unsurlar var.
SAYFA 125:
4.Soru
Gül ve nesrin:Sevgilinin yanağı
Servi ve sanavber:Sevgilinin yürüyüşü
Gülnar:Rengi ve şekli dolayısıyla aşığın vücudundaki yaralar.
SAYFA 126:
8.Soru
Bakinin gazeli yapı bakımından divan şiir geleneği yansıtmaktadır.Anlatımdaki sanatlı ve manzumlara dayalı ifadelerin yanı sıra ahenk bakımından da çok güçlü olan gazelde aşk teması işlenmiştir. Şair aşk temasını aşık ve verfasız sevgili etrafında işlemiştir.Temanın işlenmesinde manzumların yanı sıra şairin hayal gücünün de etkisi vardır.

SAYFA 128′deki
27. ve 28. beyitlerdeki söz sanatları:

27.Beyit
Sensen ol bahr-ı keramet kim şeb-i Mirac’da
Şebnem-i feyzün yetürmiş sabit ü seyyara su

Söz Sanatları:
Tenasüp: Bahr, su, feyz, şebnem kelimeleri arasında yapılmıştır. Bunlar su ile ilgili kelimelerdir.
Teşbih-i Beliğ: Hz. Peygamber’in keramet denizine benzetilmesi (Bahr-ı keramet)
Tezat: Bahr ve şebnem kelimeleri arasında

28.Beyit
Çeşme-i hurşidden her dem zülal-i feyz iner
Hacet olsa merkadün tecdid iden mimara su

Söz Sanatları:
Tenasüp: Mimar, merkad, tecdid, zülal ve çeşme kelimeleri arasında
Teşbih: Güneş çeşmeye benzetilmiş. Güneş ışıkları zülale benzetilmiş.

SAYFA 129
16.beyitte söz sanatı:

Su temiz tabiatını âleme aydınlık (berrak) kılmış ve Hazret-i Muhammed’in, yoluna girmiştir.

Şair bu beytinde su ile Hazret-i Muhammed’e uyan, onun yolunda giden mümin arasında bir münasebet buluyor. Temizlik dolayısıyle İslâmiyet suya büyük önem verir. Su maddî ve manevî temizliğin sembolüdür. Suyun vasıflarından biri berrak oluşudur. İyi mümin de öyledir. Onun gönlü de su gibi aydınlık, herkese açıktır. Kinaye sanatı vardır.
SAYFA 130:
4.sorunun cevabı:
Ahmeti muhtar, Habiballah, Harelbeşer, Miraç sözcükleri.

SAYFA 130:

4 ve 5. ETKİNLİKLER

1.ETKİNLİK
ç.Kasidede her beyit anlam bakımından birbirinden bağımsız ** her beyit kendi içinde bir bütündür kasidede beyitler arasında ses ilişkisi su sözcüğüyle sağlanmıştır.

d.Şairin kişisel duyarlılığını ve hayal gücünü en iyi ifade eden beyit şudur.

‘Dest busı arzusıyla ger ölsem dostlar
Kuze eylen topragum sunun anunla yara su’

Bu beyitte şair, sevgilinin elini öpebilmek için ölmeyi, mezarının toprağından yapılan testi ile sevgiliye su içirilmesini istiyor. Böylece sevgilinin elini öpebildiğini hayal ediyor.

e.Kasidenin Özellikleri Şunlardır;
-Devlet ve din büyüklerini övmek için yazılır.
-Beyit sayısı 30-99 arasındadır.
-Kafiyelenişi aa,ba,ca,da dır.
-Kasidenin ilk beyitine malta,son beyitine makta, şairin mahlasının geçtiği beyite taç beyit , en güzel beyte ise beyt’ül-kasid denir.
-Kaside:Nesib, Ginizgah, Methiye, Fahriye ve Dua olmak üzere beş bölümden oluşur.

SAYFA 130:
5.ETKİNLİK
5. Soru

Aruz ölçüsünün kullanılması, kaside nazım şeklinin kullanılması, sanatlı bir söyleyiş olması, arapça ve farsça kelimelerin kullanılması.

SAYFA 131:

6. HİSSETTİKLERİM:
Samimiyet
Sevgi
Özlem
Arzu
Heyecan

7.FUZULİ
Divan şiirinin en güçlü şairlerindendir.
Şiir tekniği çok güçlüdür.
Şiirlerinde tasavvufi konuları ele almıştır.
Şiirlerinde azeri türkçesinin özellikleri görülür.

SAYFA 133:

BİRİMLERDE ANLATILARLAR

Şiirin teması: Aşk
1.Şair, aşıkların ayrılık acısına sabredemeyeceğini anlatıyor.
Birim Değeri: Dörtlük
Birim Sayısı: Bir

2.İlahi aşk
3.Dilek (dua)
4.Aşk

ç.
1.Rubai: Ayrılık – Aşk
2.Rubai: Aşk Ateşi – İlahi Aşk
3.Rubai: Duam – Dilek
4.Rubai: Sevgili – Aşk

d.Gerçek hayatla ilişkilendirilebilir. Aşk ve aşkın halleri ile dua insan hayatında yer bulabilen durumlardır.

e.
Rubai Nazım Şeklinin Özellikleri:
-Nazım birimi dörtlüktür.
-Tek dörtlükten oluşur.
-aaba şeklinde kafiyelenir.
-Özel bir vezinle yazılırlar.
-Yoğun bir fikir örgüsü vardır, bu da ahengin sağlanmasını zorlaştırır.
-Tasavvuf, felsefe, dünya görüşü gibi pek çok konuda yazılırlar.
-Asıl söylenmek istenen 3. ya da 4. dizede söylenir.

2-
1.Rubai
-imiş: Redif
-an: Tam kafiye

2.Rubai
-ûr: Tam kafiye

3.Rubai
-dan sakla: Redif
-â: Yarım kafiye

4.Rubai
-dime ana: redif
-z: yarım kafiye

3.”vâdi” ve “sanem” sözcükleridir.
Vadi: Ihlara Vadisi’ne düzenlenen geziye katıldık.
Şiir vadisinde o da kalem oynatmıştı.

Sanem: Puta tapınma ilkel kabilelerde de görülmektedir.
Put kadar güzel bir insanmış, dedi.

4-
1.Rubai: dil (gönül), bir insan gibi düşünülmüştür. Kişileştirme sanatı vardır.

2.Rubai
Dil-i bi-karar: teşhis
Fevvare-i nur: teşbih
Ateş-i aşk: teşbih

3.Rubai
Ya Rab:Nida (seslenme)
reh-i vadi-i rubai: teşbih
ta’n-ı har-ı nadan-ı dü-pa: teşbih

4.Rubai
Sanema: nida
Sanem: istiare

5)Nazım şekli, nazım birimi, mazmun ve sanatlar divan şiiri geleneğine aittir.
………………………………………………….

-Alti çizili kelimeler ses değişimine uğramıştır.
-Ses düşmesi vardır.

SAYFA 83: SAYFA 102 DEKİ ETKİNLİĞE YÖNELİK:
1. ETKİNLİK:
DANİŞMENDNAME
1.a-
1.Melik danışment bir gece rüya görür.
2.Rüyadan kısa bir süre sonra bir elçi kağan tiginin mektubunu getirir.
3.Mektup okunduktan sonra Abdurrahman Tokati otağa gelir.
4.Yirmibin askerle tokata gidilir.
5.Tokat yakınlarında düşmanla savaşılır.
6.Melik danışment düşman beylerini dine davet eder.
7.O gece yine bir rüya görür.
8.Rüyasında kendisine verilen dua ile gümenek ırmağının suyunu keser.
9.O gece yine rüya görür.
10.Melik danışment cincike ovasında konaklar.
11.Melik danışmentin kahramanlıkları anlatılır.

Kaynak: www.englishpage.blogcu.com İzni ile alınmıştır

YORUM KÖŞESİ