emlak

Mani gelenekleri: Mani gelenekleri ve Maniler Anlatımı

Mani gelenekleri
Mani+türkü : bir kişi manisini uzun hava tarzı söyler, sonunu ritmik bir nakarat türküsüne bağlar, nakarata herkes katılır, Nakaratın sonunda bir sonraki maniciye söz hakki devredilir. Bir sonraki manicinin kim olacağı ya atılan mani birine atıldığı için cevap hakki göz önüne alınarak, yada ilk işaret edene ya da bir bas manicinin takdirine bırakarak karar verilir.
Asık atışması: İki aşık karşılıklı atışırlar, manilerinin sözleri, melodisi, ritmik yada uzun havamsı mi olacağına her asık kendi karar verir. asık genellikle bağlamasıyla kendi manisine kendisi eslik eder.

Dudak değmez asık atışması: Asıkların bu isin uzmanları olduklarını daha da iyi belli eden bir manileşme sekli. Üst dudakla alt dudak arasına toplu iğne gerdirilir. Sırası gelen asık manisini iğne dudağında iken söyler. Maninin hatasız olabilmesi için dudakların birbirine değmesini gerektiren sesler (yani içinde m,b,p, vs.. harfleri olan kelimeler) kullanılmaması gerekir. Bu paragrafça 20 den fazla böyle ses var!

Hoyrat geleneği: Uzun hava olarak söylenir, Dört satirin dördüce ayni kafiyeli olur. Ara müziği ritmik olabilir. Urfa Kerkük yörelerinin hoyratlarını duymuş olabilirsiniz.

Halaybasının beyit atması: Sıralanarak dans edilen her dansta olabilir. Dansın uyduğu melodi uygunsa örneğin bas dansçı söyler, diğerleri tekrarlar. Çalgı varsa mani söylenirken seslerini kısarlar yada susarlar.

Tarla isinde türkü yakma : Tarla isleri genelde kafadan çok vücut yorduklarından çalışanlar zamanı kafayı çalıştıran islere harcama eğiliminde olurlar. Birisi söyler öbürleri dinler. Sonra bir diğeri söyler kalanlar dinler. asık atışmasına benzer ama doğal olarak çalgı olmaz.

Tarih atma: Osmanlı edebiyatının bir urunudur. Güzel, anımsanmaya değer bir dörtlükle önemli bir olayın ne zaman olduğu ve kimlerin karıştığı tespit edilir.

Mail ile manileşme: gün boyunca başka isler arasında devam ettirilebilir. Mailleşmeye katılanlar arasında kalır, bir kopyası herkese gitmiş olur.

Bu da bu sayfanın düzeni: Web de maniler, Gönderenin mail düzeni olması gerekmez, gönderen anonim olabilir, aşağıdaki form içine maninizi yazarsınız, o bana mail olarak gelir, ben de ilk fırsatta verilmişse isim ve tarih belirterek maniler dizisine eklerim, herkes okuyabilir. Su anda benim müzik kayıt etme olanağım yok, www/re/mp3 kaydedip gönderen olursa disklerdeki yer durumuna göre onuca listeye koyabilirim. Kendi web sayfanızdaki bir www/re/mp3 file’ina bakan URL gönderirseniz yer sorununu bana yüklememiş olursunuz. Birazcık tedbirli olup ilimli bir sansür uygulamama umarım eğri bakılmaz.

Manici başımısın

Cevahir taşımısın

Ayda bir mektup göndersem

Koynunda taşır mısın

Maniyi bastan söyle

Kalemi kastan söyle

Benim karnim acıktı

Ekmekten aştan söyle

Maniye maraz derler

Güzele kiraz derler

Kime derdmi açsam

Bu dert sana az derler

Mektup yazdim açtimi

Oktan yaya ulaºtimi

Gitti yarim gelmedi

Acep benden geçtimi

Su gelir akar gider

Yar gelir bakar gider

Nideyim öyle yari

Yüregim yakar gider

Tarlada dolu çiçek

Benim yarim bir melek

Lakin bahtim yok imis

Neler etti şu felek

Armut dalda dal yerde

Bülbül öter her yerde

Felek bizi ayirdi

Her birimiz bir yerde

Şu ayva yarilacak

Yar bana darilacak

Sana olan muhabbet

Ikiye ayrilacak

Derdim bastan aşıyor

Çilem dolmus tasiyor

Ben tek başima kaldim

Herkes eºle yaşiyor

Karanfilim sarkarim

Açilmaga korkarim

Yar geliyor deseler

Ölü olsam kalkarim

Atesim var külüm yok

Bülbül oldum dilim yok

Yar senden ayrilali

Aglamadik günüm yok

Elmayi yüke koydum

Agzini dike koydum

Şu ellerin içinde

Boynumu büke koydum

Dut yedim duttu beni

Duttu kuruttu beni

Ben gurbete gidince

Yarim unuttu beni

Kebabi ince dogra

Geçerken bize ugra

Başka bir yar seversen

Bilinmez derde ugra

Mendilim bile bile

Ben düstüm gurbet ile

Yedi mendil çürüttüm

Göz yasi sile sile

Aşkından ölecegim

Ne zaman gülecegim

Alnima ne yazilmişsa

Şüphesiz görecegim

Telgraflar direkte

Sevdam gizli yürekte

Benim iki yarim var

Ikisi bir örnekte

Gökte yıldız yüzaltmis

Yarim uykuya yatmış

Uyku değil meramı

Sevda onu bunaltmış

Dağlar dağladı beni

Gören ağladı beni

Değme zincir kar etmez

Gönül bağladı beni

Elif üstünde cimler

Bülbül kafeste inler

Benim kalbimde sensin

Senin kalbinde kimler

Gidersen uğur olsun

Deryalar yolun olsun

Başka bir yar seversen

İki gözün kör olsun

İnci çubuk merdane

Tütünü dane dane

Benim bir sevdiğim var

Şu cihanda bir tane

Karanfil eker misin

Bal ile sekermisin

Dünyada yaktın beni

Ahrette çeker misin

Karanfil deste gerek

Destesi dosta gerek

Gecesi yar koynunda

Gündüzü hasta gerek

Ata bindim kuruldum

Kız ben sana vuruldum

Keşke vurulmasaydım

Çankiriya duyuldum

Şu dağlar soldu yine

Yareler doldu yine

Kaş bozuk çehre eğri

Sana ne oldu yine

Şu dağlar ala dağlar

Al giymiş kara bağlar

Sevdiğinden ayrılan

Kah düşünür kah ağlar

Deniz üstü piyade

Muhabbetler ziyade

Ölüm var ayrılık yok

Böyle and var bende

Yayli yayli havada

Bir kuş vurdum yuvada

İkimize bir ölüm

Kalmayalım burada

Yemenimin yeşili

Bulamadım eşimi

Yemenim sende kalsın

Sil gözünün yaşını

Sigaramın incesi

Gönlümün eğlencesi

Ne gece gel ne gündüz

İlle cuma gecesi

Sırtında feracesi

Nedir bu dil acısı

Ahdinde durmazmışsın

Yiğitler yalancısı

Sugelir akmak ile

Dereler yıkmak ile

Seni yer miyim ben

Geriden bakmak ile

Su gelir köpük gelir

Perçemi dökük gelir

Şu benim nazlı yarim

İçini çekip gelir

Sularda kaymak olmaz

Dilbere doymak olmak

Eğil bir yol öpeyim

Yolcuyum durmak olmaz

Şu dağlar ulu dağlar

Çeşmesi sulu dağlar

Benim ahu zarımdan

Gökte bulutlar ağlar

Şu dağlar kıştan ağlar

Çığ düşmüş kıştan ağlar

İnce bel koçulmadan

Al yanak dişten ağlar

Şu denizin engini

Bulamadım dengimi

Anneme sorarsanız

İsterim çok zengini

Ak gülün dalındayım

Efendimin canındayım

Sakin vaz geçti sanma

O zalim elindeyim

Zeytin yağın şişesi

Aşk ateşine düşesi

Gündüz gelme gece gel

Ciğerimin kösesi

Su gelir millendirir

Çayırı çimlendirir

Benim sevgili yarim

Dilsizi dillendirir

Zeytin yağın şişesi

Ak gülün menekşesi

Oturmuş mani söyler

Ciğerimin kösesi

Can için canan hani

Bu aşka derman hani

Gönül sarayı bom boş

Beyi ben sultan han

Mendilimin uçları

Çıkamam yokuşları

Yarime selam edin

Yedi dağın kuşları

Yumurtanın sarisi

Yere düştü yarısı

Nezaketten ne anlar

Şu yezidin karisi
MURGUL MANİLERİ

Damarlıyım damarlı

Açtım türkü çuvalı

Yardan uzak kalanın

Gayet yamandır hali.

Unu elekli yarim

İnce bilekli yarim

Ben senden ayrılamam

Temiz yürekli yarim.

Dağın başında durun

Durun oğlanlar durun

Ya verin sevdiğimi

Yada beni de vurun.

Ayağımdaki çorap

Kapkara zeytin gibi

Yarim gitti askere

Ben kaldım yetim gibi.

Açtım mutfağa girdim

Altından tavam vardır

Yarim beni almazsa

Çok büyük davam vardır.

Ben bir yeşil kufiyim

Güllere konuyorum

Seni gördüğüm zaman

Gamımı yeniyorum.

Bandırmayım bandırma

Beni yoldan döndürme

Çok işi yapar diye

Fazla işe gönderme.

Murgul’un yanı kaya

Yosmaya bak yosmaya

Ben yarimden vazgeçmem

Götürseler asmaya.

Her emrine amade

Ne desen kanıyorum

Senin başka ellere

Gitmeni kınıyorum.

Geçelim yar bahsine

Tutuştum yanıyorum

Ala çakır bişeysin

Hasmımsın sanıyorum.

Aklım fikrim sendedir

Ben burada donuyorum

Nikahlı imiş gibi

Benimsin sanıyorum.

Daima şen kalalım

Bozulmasın aralar

Ben bir işi arz etsem

Titrer coşar buralar.

Yar bana taraf olsa

Düz biçerdi hızarım

Kimse farkında olmaz

Yari öyle süzerim.

Mevsim kış mevsim ama

Çiçek açmış buralar

Ne savar ne de artar

Gönüldeki yaralar.

Geldim maşallah dedim

Değmez benim nazarım

Ezelden adetimdir

Seyranları gezerim.

Sen tahtına hanım ol

Ben karşında bey gibi

Maşallah cemaline

Yeni doğmuş ay gibi.

Seni gördüğüm zaman

Kalbim atar yay gibi

Yarin uzun saçları

Bele akmış çay gibi.

Murgul’un yanı kaya

Yosmaya bak yosmaya

Vesait ne istemez

Yaya çıkalım yaya.

Burası kenar imiş

Ah ile yanar imiş

Bülbüller yuvasına

Şahinler konar imiş.

Gemi denizde ama

Görünmüyor karalar

Davetime gelirler

Gürbin, Başköy Kürelar.

Sensiz murat alırsam

Açık kalır mezarım

Ben sensiz yaşayamam

Sendedir ahu zarım.

Kaldurun tüfekleri

Ayuları vuralım

Nazim’in, bıyığından

Bir çift çorap örelim.

Seyranları gezerim

Tecellim kördür ama

Bekarlık sultanlıktır

Evlenmek kardır ama.

Gördüm fani dünyayı

Açtım iki gözümü

Bana sıra gelmedi

Desem birkaç sözümü.

Çekiyoruz cevrini

Aşıklık zordur ama

Arada bir nokta var

Kalp kalbe yardır ama.

Gözümün perdesi yok

Semadan iniyorum

Ben de aşk böyle ama

Seni de deniyorum.

DİYARBAKIR KONULU MANİLER

Diyarbakır diyarım

Yar yitirdim ararım

Gelip geçen yolcudan

Her gün onu sorarım

Diyarbakır sarayım

Seni kimden sorayım

Mektuban hayran oldum

Gül cemalin göreyim

Diyarbekir elini

Saram ince belini

Küstünse gel barışak

Naz etme ver elini

Diyarbakir şehrini

Sevdim bütün yerini

Bildim bana yar olmaz

Boşa çektim kahrını GÖZ YAŞI KONULU MANİLER

Yemenimin yeşili

Bulamadım eşimi

Al mendili elimden

Sil gözünün yaşını

Mendilim sende kalsın

Katla koynunda kalsın

Ben murat almamışam

Mendilim murad alsın

Mendilimde kare var

Ciğerimde yare var

Ne ben öldüm kurtuldum

Ne bu derde çare var

El attım dalda kaldı

Sevdiğim yolda kaldı

İki gözüm yol oldu

Gözlerim yolda kaldı DAĞ KONULU MANİLER

Dağda geçirdim yazı

Kaybettim kırık sazı

Ben senin hayranınım

Etme artık bu nazı

Şu dağı aşam dedim

Aşam dolaşam dedim

Bir vefasız yar için

Herkese paşam dedim

Şu dağın yoluna bak

Çiçeğin moruna bak

Üzülme deli gönül

Sen bu işin sonuna bak

Duman bastı dağlara

Yayıldı ovalara

Kara gözlüm güzelim

Geldi mi buralara SUR KONULU MANİLER

Kalenin bedenleri

Çağırın gidenleri

Acep nere koyarlar

Sevdadan ölenleri

Kaleden inenleri

Çevirin gidenleri

Kıyma,kıyma çekerler

Sevip terk edenleri

Kaleden inerem ben

Çağırsan dönerim ben

Derdinden çöpe döndüm

Dokunsan yanarım ben

Kaleden atın beni

Kumlara katın beni

Ağam bezirgan olmuş

Götürün satın beni

BAĞ KONULU MANİLER

Evine sermiş üzüm

Dinle bir iki sözüm

Kalbimde ataşımvar

Cihanı görmi gözüm

Çağırdım bağ içinde

Kavruldum yağ içinde

Eller seyrana çıkmış

Benimki yok içinde

Bağa yendim üzüme

Diken battı gözüme

Ne dedim niye küstün

Eğri baktın yüzüme

Bağa gel küçük hanım

Sahan kaynadı kanım

Mah cemalin görende

Sağ olur haste canim KARPUZ KONULU MANİLER

Ocakta duman olur

Gün olur zaman olur

Diyarbakır karpuzu

Her yerde yaman olur

Karpuzlar biter oldu

Bostanı tutar oldu

Gel artık ey sevdiğim

Hasretlik yeter oldu

Çay önünde karpuzlar

Uruldum yaram sızlar

Ben bu dertten ölürsem

Mezarım kazsın kızla

Karpuz getir yiyeyim

Aç yorganı gireyim

Uyan uyan sar beni

Yar olduğun bileyim GÜL VE BÜLBÜL KONULU MANİLER

Gül demedi

Elinde gül demedi

Ya ben nasıl güleyim

Yar bana gül demedi

Gülmenem

Bülbül menem gülmemem

Gönlü şad olan gülsün

Ben dertliyim gülmenem

Senin yeren

Gül sevdim senin yeren

Sen ölme canan yazık

Ben ölem senin yeren

Güle naz

Bülbül eyler güle naz

Girdim dost bahçesine

Ağlayan çok gülen az. SEVDA – AŞK KONULU MANİLER

Karşıdan görünürsün

Al yazma bürünürsün

Al yazmanın altında

Ne güzel görünürsün

O Güzel sözlerine

Bayıldım gözlerine

Dünya güzel kesilse

Bakamam yüzlerine

Taş üstüne taş koydum

Bir yastığa baş koydum

Yarim gelecek diye

Sağ yanımı boş koydum

Ben güzel

Yarim güzel ben güzel

Görenler böyle deyi

Yanaktaki ben güzel

AĞIT KONULU MANİLER

Felek beni dul eyledi

Her kapıya kul eyledi

Yaktı canım kül eyledi

Uyu öksüz yavrum uyu

Kimse artık açmaz kapuyu

Diyarbekir kara taştan

Yüreğim Kan ağlar baştan

Öksüz kaldım küçük yaştan

Ecel aldı bey babanı

Keder kapladı her yani

Hani aslan baban hani

Götürdüler gelmez geri

Toprak oldu artık yeri

Yılan akrep yemen bari FELEK KONULU MANİLER

Ter sinemi

Bürümüş ter sinemi

Felek çarkın kırıla

Her işin tersinemi

Yüz yerde

Yüz yaram var yüz yerde

Felek kervanım vurdu

Beni koydu yüz yerde

Güne düştüm

Gölgeden güne düştüm

Felek gözün kör olsun

Dediğin güne düştüm

Bir ah çeksem derinden

Dağlar oynar yerinden

Felek bir yara vurdu

Fitil işler derinden DARGINLIK KONULU MANİLER

Giden beni yandırır

Söz verir inandırır

İçerden aşk ateşi

Dışardan el yandırır

Yeleği basma yarim

Kendisi yosma yarim

Eller bizi ayırdı

Selamı kesme yarim

Zindan cihan gözüme

Ah inanmi sözüme

Öldüğüme yanmazdım

Bir baksaydı yüzüme

Sararmişam solmişam

Sor ki neden ölmişam

Vefasız bir yar için

Bin derd ile dolmişam GARİPLİK KONULU MANİLER

Karenfilem desteyem

Bülbülem kafesteyem

O yare selam söyle

Ölmemişem hasteyem

Armut dalın eğende

Dalı yere değende

Üç gün oruç tutarım

Elim elen değende

Yemenim turalıdır

Sevdiğim buralıdır

Geçme kapım önünden

Yüreğim yaralıdır

Ben bir küçük kafesim

Ağlarım çıkmaz sesim

İsterim yar koynunda

Vereyim son nefesim

GURBET KONULU MANİLER

Tabakası karadan

Ne bakışan oradan

Yusuf Züleyha gibi

Kavuştursun yaradan

Gökte yıldız bir sıra

Yar gidiyor mısıra

Kul olam uşak olam

Gideyim ardı sıra

Bu dağlar kavuşturur

Yel vurur savuşturur

Yusuf Züleyha gibi

Hak bizi kavuşturur SOKAK KONULU MANİLER

Köşkün köşküme karşı

Atma köşküme taşı

Sevip sevip ayrılmak

Ne çetindir ateşi

Çıkardın tahta beni

Bıraktın bahta beni

Can verdim emek verdim

Koydun sokakta beni

Alma attım nar geldi

Dar sokaktan yar geldi

Bir öptüm bir dişledim

Ona bana Ar geldi MENDİL KONULU MANİLER

Mendilim dalda kaldı

Zülüfüm yarda kaldı

Benim o garip gönlüm

Daima onda kaldı

Mendilimin uçları

Çıkamam yokuşları

Yardan selam getirin

Yeddi dağın kuşları

Mendilim yele yele

Düşmüşem gurbet ele

Onbeş yıl can çürüttüm

Gözlerim sile sile EKİN KONULU MANİLER

Arpalar hasıl oldu

Muratlar vasıl oldu

Herkesin yarı oldu

Ya benim nasıl oldu

Arpa ektim bittimi

Yara haber gitti mi

İşittim yar evlenmiş

Başı göğe erdi mi

Arpa biçtim az kaldı

Kamış biçtim saz kaldı

Merak etme sevdiğim

Kavuşmamız az kaldı

MANİLER

Genellikle aşk, ayrılık,doğa konularını işleyen maniler Antalya ve yöresinin başlıca edebiyat türüdür. Antalya yöresinde söylenen manilere şunlar örnek göstere bilinir:

1

Altın tabaka reçel

Yar şimdi buradan geçer

Dilim söylemez ama

Kalbimden neler geçer

2

Beyaz giyme toz olur

Siyah giyme söz olur

Gel yeşiller giyelim

Muradımız tez olur

3

Bir taş attım dereye

Kız Çıktı Pencereye

Kız Allah’ın seversin

Al beni içeriye

4

Denizde karabalık

Okkalıktır okkalık

Anne beni evlendir

Yeter gayri bekarlık

5

Gülerek koşuşalım

Dağları dolaşalım

Sen yağmur ol ben rüzgâr

Bir gece kavuşalım

6

Gülistanda gül gerek

Her güle bülbül gerek

Sencileyin güzele

Bencileyin yar gerek

7

Mendil Serdim güneşe

Üzüm aldım kırkbeşe

Senin yarin gül ise

Benimki de menekşe

8

Penceremiz cam cama

Selam söyle amcana

Amcan kızın vermezse

Zehir koydum fincana

9

Su gelir akma ile

Ne olur bakma ile

El adama kız vermez

Tuvalet yapma ile

10

Su gelir akar gider

Yar gelir bakar gider

O yarin cilveleri

Kalbimi yakar gider

1)Gece geçtim dağlardan

Üzüm aldım bağlardan

Kız senin aşkın değil mi

Beni böyle ağlatan 2)Çay aşağı ız gider

İnce belli kız gider

Bir elinde bağlama

Bir elinde saz gider 3)Maniyi baştan söyle

Kalemi yaştan söyle

Çok acıktım

Aşktan ekmekten söyle

4)Karşıdan fener gelir

Kalbimi deler gelir

Yaşın küçüktür ama

Başıma neler gelir. 5)Kaleden iniyordum

Çağırsan geliyordum

Kurudum kibrit oldum

Üflesen yanıyordum. 6)Ilgazın altı seddi

Annem bana gitme dedi

Ciğerimi tilkiler yedi

Cam dibinde uyuyan yavrum

Cam dibinde kalan yavrum

TRABZON YÖRESİNDEN MANİLER
DERLEME TARİHİ 1942
Başımdaki gugula

Ayvalidir ayvali

Küçük bir yar sevdum

Oda çıktı davalı

Başına mendil cördüm

Tanimadum da sordum

Ellerden utanmasam

Seni koynumda kordum

Başına ot yanayir

Dumana bak, dumana

Ciddi Cavurun kızı

Saldun beni gumana

Paşundaki çomberun

Otuz içi dali var

E giz senun gocanun

Bir şamarluk hali var

Bahçelerde mor meni

Sen verem ettun beni

Yolciyum, cideceğum

Bir tutayum memeni

Belumde dirhem kuşak

Saldurmadur, saldurma

Sevdiğumi alana

Mevlam murat aldurma

Belumde dirhem kuşak

Püskülleri yumuşak

Oy sana kurban olsun

Turki soyleyen uşak

Belumde piçacuğum

Geloğun* yapısıdır ( meşhur bıçak yapımcısı Keloğlu )

Aç koynunu gireyim

Cennetun kapısıdır

Ben aha gidiyirum

İstanboldur durağum

Kız alamadum seni da

Benum odur merağum

Ben atuma yuklemem da

Torul hartamasini

Kimden oğrendun gızım

Atam altamasını?

Ben bir yeşil boyayim

Ver elmani soyayim

Ellerun kucağina

Seni nasil koyayim?

Ben çikamam

Portakalun dalina

Memelerun benzeyyi

Cennet portakalina

Ben çok sevdalar ettum

Senun gibi fidana

İşmar eyledum sana

Azacuk gel bu yana

Ben arayirum seni

Ah yarum yana, yana

Ben denizden gidemem de

Yol yok mudur garadan?

Beni yara kavuşdur,

Yeri, göğü yaradan!

Ben gurbanı olayim

Seni veren Rabbiye

Uzandum şalvarune

Tavrandi gurebiye

Beni asker ettiler

Yemen iskelesine

Havas ettum sevduğum

Ha vu beyaz memene

Ben kadehle içemem

Şişele verun bağa!

Şişelen da içemem,

Varillen verun bağa!

Varili guzelleri

Güzelü verun bağa!

Ben kemane çalama

Dayim darilur dayim

Dayimun kizlarinda

Yok midur benum payim?

Ben ketana girende

Çulha gibi dokurum

Ben turki soyleyende

Katip gibi okurum

Ben nasıl çıkacağum

Geminun direğine?

Mevlam sabirluk versun

Nenemun yureğine

Bir cigara ver bana da

Set tutunun tozindan

Hiç adam darilur mi

Sevdiğunun sözindan?

Bi gurşun atacağum

Gırandaki taylara

Benden selamlar olsun

O ufacuk boylara

Bir dalda içi ceviz

Aramuz da derya,deniz

İçimuz da sevdali

Birimiz eleceğuz

Bie dalde içi çirez

Biri al biri beyaz

Katip kölen olayım

Bir güzel bana da yaz

Biri gider yaliya

Biri gider yaylay

At paşuna yaşmağ

Gel ağlaya ağlaya

Bir matara yapturdum

Folun ustalarina

Benzer miyim ah gelin

Tonya yosmalaruna

Boyali pencerene

Ben çıkarum, çikarum

Çözemedum uçkur

Odur benum efkarum

Bu dere baştan başa

Atladum taştan taşa

Çiçekli şalvaruni

Yırtarum baştan başa

Buldurcuni vurdilar

Kanina bak kanine

Nenen bi şey demeyir

Rahmet olsun canine

Baban seni vermeyi

Siçayim sakaline

Bu yıl bi kura çektum

Yemen deyurlar, Yemen

Az galdi boğdi beni

Ne boyuk idi memen!

Celeyi Tonyaliler

Ascer doldi yaliler

Essa bir ince duman

Konuşsa sevdaliler

Cam dali kiraz dali

Aldum kucaciğima

Kız kocanun isminu

Yazdım picacuğuma

Cemi celeyi başdan

Yelçenleri gumaşdan

Bir evlendim olmadi

Evleneceğum başdan

Cemi celiyi cemi

Bacasi ben olayim

Güzel güzel kizlarin

Kocasi ben olayim

Ceminun sereninden

Düşurdum piçağumi

Kız, baban seni satti

Para için cavura

Cemiyeyum cemiye

Ayağum yemeniye

Alma beni kuraci

Nişanlu var ceriye

Ceminin limanayim

Koyverun kollanayim

Beyaz coksun ustine

Yatip yuvarlanayim

Ceydum çarıkcağumi

Ezdi topucağumi

Seni kuçuk dediler

Doldurdum kucağumi

Ciden cemi durume?

İlimane bulume?

İçibaş bi yastuğa,

Acap kismet olurme?

Cideyirken bu yola,

Memen aldi diçene

Cozum aradi seni

Çiksana pencereme

Cideyirum Tonyaya da

Tonya da okumaya!

Tonyadan bi kiz aldum da

Kedani dokumaya

Çemençemun telleri

Erktendur erukten

Ben nasil ayrilayim

Senun gibi ferukten?

Çikayiken kireze

Ayağum duşti ize

Bir opmeklen gizuni

Ne darildun teyize?

Çikdum gara yemişe

Ne yedum da ne bişe

Alacağum yarumi da

Saracağum gümişe

Çoktanberi aşiğum

O senun bakişina

Şaka deyirum şaka

Git devam et işuna

Dabancamun gurşuni da

On paradur on para

Trabezan uşağu da

Zamparadur zampara

Dağ başina eruğun

Kim kirdi dalini?

Ben tokayim sen yika

Yuzunun bedalini!

Dağ başinda kilise

Celiyor ese ese

Kuçuk kiz mendulundan

Eyle bana bi kese

Dağlarun başindayum

On içi yaşindayum

On içi yaştan sonra

Kizlarin peşindeyum

Davulun derisine

Heves ettum sesine

Alu gaçarum seni

Asgoros deresine

Denizde felikacuk

Açuk gideyi açuk

Anesi dedi bana

Sev oni birazcuk!

Denize dalayim mi?

Bir baluk alayim mi?

Ay batti güneş doğdi,

Daha yalvarayim mi?

Deniz isti minare

Dalga vurur kenare

Ne yapsun hovardalar

Şimdi kizler zampare

Dere boyu iz gider

Bir kinali kiz gider

Kiz yoluni şaşirmiş

İnşallha bize gider

Dereden geçme gelin

Suyundan içme gelin

Yiğit sana bir söyler

Sözindan geçme gelin

Dere gıyisi çumen

He gız görundi memen

Görinnusa görunsun

Ben oni vari demem

Dereler akamak ilan

Ne olur bakmak ilan

Hiç adam darilur mi

Bi gece yatmak ilan?

Derenun giyisina

Mamula asmalari

Nasil yakişur sağa

İngiliz basmalari

Derenun içindeyim,

Anne su ver içeyim

Yedu senelik sevda

Ben nasi vazgeçeyim?

Derenun kenarunda

Tikdum kaziklarumi

E giz gocani bağla

Yedi lazutlaumi

Derenun kenarina

Vurdum sari yilani

Ne optum ne dişledum

Ne soylersun yalani?

Duman aldi dağlara

Yayildi ovalara

Sevduğumi yitirdum

Geldimi buralara?

E kemençem, kemençem

Zerdali dalimisun?

Merakli çalayisun da

Bendan sevdalimisun?

Endum dere başina

Sabun goydum daşına

Ben yangunluk bilmezken

O da geldi başuma

Endum derelerine

Bilmem nerelerine

Hey kız kurban olayum

Guzel memelerune!

Ettum gendi gendime

Kime darilacağum?

İtin gavurun gizi

Ben seni alacağum

Ermeni gelinleri

Ne incecuk belleri

Acayib gonuşurlar,

Anlaşılmaz dilleri

Eser yali rüzgari

Yelken dolacak kadar

Ağzuma ver memeni

Gönlüm dolacak kadar

Ey funduğum funduğum

Dallaruna konduğum

Ben sevdum da el aldi

Odur benum yandiğum

Funduk fistuk olur mi?

Meme yastik olur mi?

Kel biraz konişalum

Boyle dosluk olur mi?

Çarşida pineklerum

Çift oldi kopeklerum

Çok afgurma garşumda

Ben kendumi peklerum

Çarşıda gaban derler

Geçiye yaban derler

Ne kadar güzel olsan

Aduna çoban derler

Gayiğum yürümeyor

Dömendendur dömenden

Gızlar almayor beni

Nenemdendur, nenemden

Gemi geleyir, gemi da

Galanimadan yana

Bekarluk iyi şeydur da

Sevdasi olmayana

Gemi gelir baştan

Yelkenleri gumaştan

Ne anam var ne babam

Ben yaratildum taştan

Gemileri yuruten

Yelken ilan serendur

Hovarda olan gizlar

İstemeden verendur

MANİLER
Maniler konularına göre iş , askerlik , bekçi , davulcu , niyet , atışma vb. türlere ayrılır.

1.

Çan’dır benim pazarım

Kendim okur yazarım

Oğlan sana varmazsam

Ateş olsun mezarım

2. Hacılar minaresi

Yanıyor idaresi

Oğlu beni seviyor

Ne karışır annesi

3. Yeni evler yaptırdım

Tepe köy ustalarına

Doktor ilaç vermiyor

Sevda hastalarına

4. Arabası aynalı

Şu oğlana varmalı

Oğlan pek güzel amma

Anası olmamalı

5. Ayakkabım var benim

Yerler çamur olmasa

Çok canlar yakarım

Yaşım ufak olmasa

6. Söğütalan yolları

Yel esse de tozumaz

İçimdeki sevdayı

Felek gelse de bozamaz

7. Boynumdaki yarımlık

Yüzüme vurdu sarılık

Hacıların içinde

Beni buldu ayrılık

8. Altkulaç minaresi

Otuz iki basamak

Oldu mu sevdiceğim

Senden ayrı yaşamak

9. Leblebi koydum tasa

Doldurdum basa basa

Benim yârim çok güzel

Azıcık boydan kısa

10. Karanfil mor beni

Verem ettin sen beni

Nasıl verem olmayam

Eller seviyor seni

11. Kestaneyi kesmişler

Filiz sürmesin diye

Küçücükken vermişler

Sevda bilmesin diye

12. Entarin dutlu dutlu

Bugün hava bulutlu

Ben yârimi saramadım

Saranlara ne mutlu

13. Bahar gecesi misin ?

Aşkın hecesi misin ?

Misk gibi kokuyorsun

Çiçek bahçesi misin ?

14. Karanfil tutam tutam

Oğlan boyundan utan

Kızlara baka baka

Boyun kalmış bir tutam

15. Bahçelerde sardunya

Dalından kopardım ya

Dosta düşmana karşı

Sevdiğime varamadım ya

16. Fasulyeyi pişirdim

Toprak tenceresinde

Az mı konuştuk yârim

Mutfak penceresinde

17.Çay altında tavuklar

Beyaz beyaz yumurtlar

Bu köyün oğlanları

Çay içerken uyuklar

18. Karşıda bir kız gördüm

Ağzında sakız gördüm

Kara gözlü yârimi

Camiide hafız gördüm

19. Yukarıki dağlardan

Yuvarlandı taş geldi

Mektubunu okurken

Gözlerimden yaş geldi

20. Çemberimi yıkadım

Pulu parlasın diye

Güldüm de geçi verdim

Dünür yollasın diye

21. Hacılar’dır köyümüz

Zemzem akar suyumuz

Sevip sevip ayrılmak

Yoktur öyle huyumuz

22. Mani mani peşine

Bak şu feleğin işine

Yâre benzer aradım

Rastlamadım eşine

23. İndim derelerine

Bilmem nerelerine

Ben yârimin vuruldum

Siyah düğmelerine

24. İndim derelerine durdum

Bir çift güvercin vurdum

Ben yârimi görünce

Can evimden vuruldum

25. Oy gazeli gazeli

Dağlar çeker nazeli

Orta yerde oynuyor

Annesinin güzeli

26. Dereler çakıl taşı

Ördekler yeşil başlı

Ben bir yâr sevdim

Al yanaklı çatık kaşlı

Mani söylar coşarım

Sellar kimi coşarım

Kimsaya zaralım yoh

İnsan kimi yaşarım.

Mektup yazdım oraya

Tez galasın buraya

Mekdup para etmiyer

Yürekdaki yaraya

Yüzger esdi serindan

Bir ses galdi derından

Ela bir of çekdımki

Yer oynadi yerından

Bu dağlar kömurdandur

Geçan gün ömudandur

Felegın bir kuşi var

Tırnaği demurdandur

Bahcada gezar oldum

Ohudum yazar oldum

Ben yardan ayrılali

Kurudum gazel oldum

Mor koyun melamasın

Kapiya galamasın

sevıpda alamiyan

Ben evliyım deması

Alçak cevuz dalları

Sallanur yaprahlari

Yar yara kavuşanda

Ballanur dudahlari.

Su buradan ahmasın

Beni nara yahmasın

Gedın deyın o yara

O gözinan bahmasın.

Su galur taşa degar

Kirpiklar kaşa degar

Ela bir yar sevdım ki

Yeddi kardeşa degar.

Allayın beni kızlar

Sallayın beni kızlar

Cuma güni yolçiyım

Korlayın beni kızlar.

Kömur taşdan karadur

Kalem kaşdan karadur

Bu benım kara bahdım

Zaten başdan karadur.

At başının bayazi

Galdi dağların yazı

Bayaz gerdan üsdunda

Kılsam sabah namazi.

Aşuh derki o yardan

Su ahmiyer o yardan

Felegın derdi yardan

Ayırur yari yardan.

Aşuh der oda yansın

Od vurun oda yansın

Gedın deyın o yara

Ben yandım o da yansın.

Ahşam arada kaldi

Fitil yarada kaldi

Benım o selvi boylum

Şimdi nerada kaldi.

Düz dağlarda kar idım

Güneş vurdi erıdım

Yarım sana na oldi

Sevda çekan ben idım.

Ay buluttan geridur

Buray harman yeridur

Ben yarıma kavuşsam

Kurban kesmah yeridur.

Bahçanın kapısıni

Açamiyerım yara

Anama duyurmişlar

Kaçamiyerım yara.

Koydum gügümi suya

Aha aha su dolsun

Tutuldum sevdalara

Allah yardımcım olsun.

Lazudumun dibından

Aldım bir avuç toprah

Sevdaluh çeka çeka

Kaldım bir sari yaprah.

Mekdup yazdım kış idi

Kalemım gümüş idi

Daha çoh yazacahdım

Parmaklarım üşüdi.

Al yazmanın kenari

Elvan elvan işlidur

Gülarkan yari gördum

Ağzi altun dişlidur.

Bulutlar bulutlandi

Camilar kilitlandi

O yar getti galmadi

Kimlara umutlandi.

Sabah oldi uyan yar

Beni derda koyan yar

Dünya sanada kalmaz

El sözuna uyan yar.

Al alma kızıl alma

Gel yola düzül alma

Yar buradan geçanda

Cepına süzül alma

Al yanah yaşmah istar

Bu dağı aşmak istar

Bu benım deli gönlüm

Yara kavuşmak istar.

Çorapları tiradan

Su gaturur deredan

Sormah ayip olmasın

Bu güzelluh neradan.

Çitımi çit edarım

Ucuni kat edarım

Sanın gimi oğlani

Kapımda it edarım.

Dereların ayazi

Gül memenın bayazi

Aç koynuni sevduğum

Çoh bekladım bu yazi.

Urba astım sicima

Güvanma el picına

Yar üstüna yar sevmiş

Nasıl getmaz gücüma

Bu dağın pürtüklari

Erımaz kürtüklari

Beni yardan ettilar

Mehlenın sürtüklari.

İp attım uci kaldi

Tarahda küci kaldi

Yarim getti gedali

Yürekda aci kaldi.

Mendilimda kara var

Kunçulunda para var

Yarım getti galmadi

Yüregimda yara var.

Meniya mest edarım

Meniya kast edarım

Sizı gibi kızları

Altıma post edarım.

Deresi derın Şavşet

Suları serın Şavşet

Her zaman aklımdasın

Kalbimdur yerın Şavşet.

Bahçalari bağlari

Baharlari yazlari

Güldan bila güzeldur

Şu Şavşet’ın kızlari

Tipi boran kışına

Baharına yazına

Kurban olam Şavşet’ın

Toprağına taşına

Karşida hozan tarla da

Parla sevduğum parla

Yahına galamasan

Uzahdan mendil salla.

İp attım uci kaldi

Tarahda küci kaldi

Ben sevdım ellar aldi

Yürekda aci kaldi.

Yel esar meşalarda

Gül yaği şuşalarda

Yarım mekdeba getmiş

Ben kaldım köşalarda.

Tüfengım alli pulli

Ben almam duli muli

Alursam kız alurum

Memelari pumpulli.

Şahver KARASÜLEYMANOĞLU’dan

Maniler

Mendilim iribilden

Severim cani dilden

İsterim yanan gelem

Korkarım acı dilden.

Kahve koydum pişti mi

Soğudu yar içti mi

Sormak ayıp olmasın

Yar buradan geçti mi?

Kahve piştimi yerde

Pişip taştığı yerde

Güzel çirkin aranmaz

Gönül düştüğü yerde.

Bahçelerde aliya

Gel atlıya atlıya

Annem beni verecek

Göğsü kıravatlıya.

Kahveyi pişiririm

Pişiririm taşırırım

Yar aklıma düşende

Aklımı şaşırırım.

Meni meni men tutam

Altın atem gül tutam

Tek o yare kavuşam

Altmış gün oruç tutam.

Mendili kirli yarim

İki fikirli yarim

Nerde kaldı gelmedi

Cepi şekerli yarim.

Meniye mestim

oğlan

Küçükten dostum oğlan

Duydum ki evlenmişsin

Ne yaman küstüm oğlan.

Kaşların kaşlar beni

Aşkın ataşlar beni

Ne garip aşka düştüm

Görenler taşlar beni.

Bu sular ahil olur

Deryaya dahil olur

Seven seveni alsa

Komşular pahıl olur.

Maniler

Yüzümde çifte benler,
Hayran oldu görenler
Bilmem nasıl vazgeçe.,
Sana gönül verenler.

Maşrapanın kalayı,
Kızlar çeker halayı,
Allah için söyleyin,
Var mı aşkın kolayı.

Duvağı telli gelin,
Gümüşten elli gelin,
Buğulu gözlerinden
Sevdiğin belli gelin.

Yıldırım vurdu bizi,
Dal gibi kırdı bizi,
Araya girdi düşman,
Dağlar ayırdı bizi.

Gün kavuştu ırakta,
Gözüm karada akta,
Herkesin yari geldi,
Benim yarim uzakta.

Ekim ektim düzlere
Diken oldum gözlere
İşte ben gider oldum
Ayaş kalsın sizlere

Toprağında taşında,
Benleri var kaşında,
Sen bahar içindesin,
Bense ömrüm kışında.

Karşıdaki gök ekin
Aldırdım elimdekin
Her soran benzim sorar
Sormazlar kalbimdekin

Su içtim kana kana,
Sular akar ne yana,
Yüzün birgün görmedim,
Bilmem gidem ne yana.

Kara tavuk olmadın mı
Dallara konmadın mı
Şebek yüzlü kaynanam
Sen gelin olmadın mı.
Kına Gecesinde Söylenen Maniler:

Merdiven indirdiler
Saltana bindirdiler
Kızım seni kahır eline gönderdiler
Ağlar silinir, silinir ağlar.

Merdivenin altı kuyu
Kulaçladım altı suyu
Kız ananın eski huyu
Ağlar silinir, silinir ağlar.

Odlarda yeri kalan
Menciliste yeri kalan
Sofralarda eli kalan
Ağlar silinir, silinir ağlar.

Atladı gitti eşiği
Sofrada kaldı kaşığı
Kız ananın aşığı
Ağlar silinir, silinir ağlar.

Gelin geldi evimize
Şenlik kuruldu köyümüze
Hoş geldin allı gelin
Sefa geldin pullu gelin

Eğer gelinim iyi olursan
Biz de seni överiz
Kötü olursam gelinim
Hepimizde döveriz.

Eğer gelinim iyi olursan
İşte dip bacak
Kötü olursan gelinim
Baltaynan nacak.

Kızım kınan kutlu olsun
Benda dilin tatlı olsun
Çağırın gelsin kızın anasını
Kız gelin oldu görsün.

Baban çarşıya vardı mı
Alını yeşilini aldı mı
Şuda kızıma dedi mi
Haydi kızım kutlu olsun

Burada dilin tatlı olsun
Merdivenin altı kuyu
Kulaşladım aldım suyu
Kız ananın eski huyu

Haydi kızım kınan kutlu olsun
Burada dilin tatlı olsun
Çağırın gelin kızın anasını
Kızı geldin oldu görsün

Hani bu kızın anası
Önünde mumlar yanası
Çağırın gelsin kızın anası
Kız gelin oldu görsün

Allah muradını verdi bugün
Anasını kızsız koyan
Evlerini ıssız koyan
Testisini susuz koyan

Çağırın gelsin kızın anası
Kızı gelin oldu görsün
Allah muradını verdi bugün

Merdivenden indirdiler
Saltanata bindirdiler
Kahır evine gönderdiler
Haydi kızım kınan kutlu olsun

Burada dilin tatlı olsun
Çağırın gelsin kızın anasını
Kızı gelin oldu görsün
Allah muradını verdi bugün

Atladım çıktım eşiği
Sofrada kaldı kaşığı
Kız anasına danışır mı?
Haydi kızım kınan kutlu olsun

Hem orda hem burada dilin tatlı olsun.
Mercimek ektim bitti mi
Ankara yolunu tuttu mu
Durun bakın anasına

Kızını unuttu mu,
Haydi kızım kınan kutlu olsun
Haydi kızım kınan kutlu olsun
Hem orada, hem burada günün mutlu olsun.
Davulcu Manileri:

Ramazan’ın onbeşinden sonra davulcular bahşiş toplarlar, toplarken de şu manileri söylerler:

Davulumun ipi kaytan,
Kalmadı sırtıma mintan,
Virin ağlaar bahşişim,
Alayım sırtıma mintan

Ne uyursun ne uyursun,
Bu uykudan ne bulursun,
Al aptesti kıl namazı
Cenneti alayı bulursun.

Hayalıklar halayıklar
Ocak başında uyuklar
Davulumun sesini duyunca
Pirincin daşını ayıklar.

Yeni cami direk ister
Bunu söylemeye yürek ister
Benim karnım toktur ama
Arkadaşım börek ister.
Bu içerik internet kaynaklarından derlenmiştir

YORUM KÖŞESİ






7 + dokuz =