Açıköğretim Ticaret Hukuku konu anlatımı ve ders notları 2. kısım

2. Tek yetkili satıcı: Uygulamada bu tip sözleşmeye „genel distribütörlük“, „ana bayilik“ de denilmektedir. Tek yetkili satıcı kendisine bırakılan bölgede tekel şeklinde müvekkili firmanın ürünlerini devamlı olarak kendi adı ve hesabına satar ve pazarlar. Tek satıcı işletmeden bağımsızdır, acente gibi yapımcının temsilcisi değildir. Yaptıkları anlaşma çerçevesinde yapımcının malını tanıtmak, sürümünü artırmak, servis istasyonu açarak malın satış sonrası hizmetini vermek vs. gibi işlemlerde bulunmayı tek satıcı taahhüt eder.
Bağlı Olmayan Yardımcılar
1. Komisyoncu: Belli bir ücret karşılığında kendi adına ve müvekkili hesabına kıymetli evrak ve taşınır eşya alım satımını üstlenen kimsedir.
Komisyoncu ile müvekkil arasındaki ilişki iş üzerindedir ve sürekli değildir . Kendisine verilen işi yapınca komisyoncu ücretini alır.
2. Tellal: Bir ücret karşılığında bir anlaşma fırsatı göstermek veya sözleşmenin yapılmasında aracılık etmek üzere tayin edilen kimsedir. Kısacası, tellal iki tarafı bir araya getirir. Tellal her iki tarafla da anlaşma yapan ve bunlardan ücret alacak olan bir aracıdır. Dolayısıyla tarafsız olmalı ve her iki tarafın da haklı çıkarlarını hakkaniyete uygun bir denge halinde korumalı, bir tarafı. diğer tarafa oranla daha avantajlı bir duruma getirmemelidir. Genel olarak tellallık Borçlar Kanununda düzenlenmiştir.
Ticaret Kanununda ise ticaret işleri tellalına ilişkin hükümler yer almıştır. Kanunun 100. maddesinde tellal “taraflardan hiçbirine ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya müstahdem yahut acente gibi bir sıfatla daimi bir surette bağlı olmaksızın, ücret karşılığında, ticari işlere ilişkin mukavelelerin yapılması konusunda taraflar arasında aracılık yapmayı meslek edinen kimse olarak tanımlanmıştır.
ŞİRKETLER HUKUKU
1. GENEL OLARAK
Türk Hukukunda şirket tipleri kanunla tespit edilmiştir. Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiş olan ticaret şirketleri Ticaret Kanunu’nun ikinci kitabında yer almışlardır. Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiş şirket tiplerinden birine uymayan bir şirket söz konusu ise bu şirket Borçlar Kanununun 520. madde 2. fıkrası uyarınca adi şirket sayılır.
Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiş olan ticaret şirketleri 5 tiptir.
Bunlar:
Kollektif
Komandit
Anonim
Limited
Kooperatif şirketlerdir (TK.136).
Ticaret Kanununun 137.maddesi gereğince bu şirketler tüzel kişiliğe sahiptirler. Kişi topluluklarının tüzel kişiliğe sahip olması, onu meydana getiren kişilerden ayrı olarak haklar elde edip, borçlar yüklenebilmesi demektir. Tüzel kişiler; cins,yaş, hısımlık gibi yaradılış icabı olarak, ancak insana ilişkin olanlardan başka bütün haklara ve borçlara sahip olabilirler. Tüzel kişi organları aracılığı ile faaliyetlerini yürütür. Tüzel kişinin kendini oluşturan ortaklardan ayrı, kendine ait bir malvarlığı bulunmaktadır. Aktif ve pasif dava ehliyetine sahip olan tüzel kişidir.
Kişi Ortaklıkları ve Sermaye Ortaklıkları Ayrımı
Ticaret şirketleri kişi ve sermaye ortaklıkları olarak iki grupta toplanmaktadır.
Kişi ortaklıklarında kişisel unsurlar ağır basar, diğer bir ifade ile ortakların kişilikleri önem taşır. Bunun sonucu olarak, aksi kararlaştırılmadığı takdirde her ortak şirketi idare ve temsil yetkisine sahiptir. Ayrıca bu tür ortaklıklarda şirket borçlarından dolayı ortaklar da sorumludur. Şirketin malvarlığından temin edilemeyen alacaklardan dolayı ortakların şahsi malvarlığına müracaat edilebilir. Ortaklar şirket borçlarından ikinci derecede ancak sınırsız olarak sorumludurlar. Kişi ortaklıklarının en tipik örneğini kollektif ortaklıklar oluşturur. Adi komandit şirket de bir kişi ortaklığıdır.
Sermaye ortaklıkların da ise, şirket alacaklıları kural olarak sadece şirketin malvarlığına müracaat edebilirler. Bu tür ortaklıklarda ortaklar sadece şirkete karşı ve taahhüt ettikleri sermaye payını ödemekle yükümlüdürler. Şirket alacaklılarına karşı ortakların bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Ticaret Kanunu bu tür ortaklıklar açısından asgari bir sermaye aramaktadır. Kanunda bu sermayeyi korumaya yönelik çeşitli hükümler öngörülmüştür. Ayrıca bu şirketlerde idare ve temsil kural olarak ortaklar tarafından değil, oluşturulmuş organlar tarafından yerine getirilir. Sermaye ortaklıklarının en tipik örneği anonim şirketlerdir. Paylı komandit şirketler de bir sermaye ortaklığı olarak nitelendirilir. Limited ortaklıklar ise kişi ortaklıklarına hatta adi ortaklıklara özgü özellikleri de taşımasına rağmen bu ortaklıklar da sermaye ortaklıkları grubunda yer alırlar.
2. TİCARET ŞİRKETLERİ
1. Kollektif Şirket (TK.153-242)
TK.153. maddesi kollektif şirketi, „Ticari bir işletmeyi, bir ticaret ünvanı altında işletmek maksadı ile hakiki şahıslar arasında kurulan ve ortaklardan hiçbirisinin mesuliyeti, şirket alacaklılarına karşı tahdit edilmemiş alan şirket“ olarak tanımlar.
Kollektif şirket ancak bir ticari işletme işletmek amacı ile kurulabilir, yani kollektif şirket bir esnaf işletmesi işletemez. Bununla birlikte, kanun kollektif şirketler için asgari bir sermaye tesisini öngörmemiştir. Bunun da nedeni, ortakların sınırsız sorumluluğunun alacaklılar yönünden yeterli garanti sayılmasıdır.
Kollektif şirket işletmesini bir ticaret ünvanı altında işletmelidir. Kollektif şirket ticaret ünvanı, ortaklardan en az birisinin adı ve soyadı ile şirket ve kollektif olduğunu gösteren ibareden meydana gelir; örneğin,”Ahmet çalışkan ve Ortakları kollektif şirketi”.
Kollektif şirket ancak gerçek kişiler arasında ve en az 2 kişinin bir araya gelmesiyle kurulur. Tüzel kişiler kollektif şirkete ortak olamazlar. Ancak bu durum kollektif şirket ortaklarının aynı zamanda başka şirketlere ortak olmasına engel değildir.
Kanun kollektif şirketin ortak sayısına üst bir sınır çizmemiştir. Kural olarak çok sayıda ortağın söz konusu olduğu bir kollektif şirket karşılıklı işbirliği ve güven temeli üzerine kurulmuş bir kişi ortaklığı olduğundan, çok sayıda ortakla kurulması fiilen mümkün bulunmamaktadır.
Kollektif şirkette ortakların hepsinin şirket alacaklılarına karşı sorum1uluğu sınırsızdır. Burada söz konusu olan birlikte ve 2. derecede sorumluluktur. Yani, şirket borçlarından asıl sorumlu olan, bir tüzel kişi olarak kollektif şirketin kendisidir. Ortaklar ise 2. derecede, yani tüzel kişiden sonra sorumludurlar. Şirketin alacaklısı ortağa doğrudan doğruya başvuramaz. Önce şirket malvarlığı takip edilmeli ve alacağın tamamı oradan alınamamış olmalıdır. Sonra ortaklara başvurulur.
Kollektif şirketin kurulabilmesi için 3 kademeye ihtiyaç vardır :
Şirket sözleşmesinin yapılması: Bu sözleşme yazılı şekilde olmalıdır.TK.155 gereğince aşağıda sayılı konuların şirket sözleşmesinde yer alması mecburidir. Bunlar:
a) Ortakların ad ve soyadları ile ikametgahları ve tabiiyetleri,
b) Şirketin kollektif olduğu,
c) Şirketin ticaret ünvanı ve merkezi,
d) Şirket mevzuu,
e) Her ortağın sermaye olarak koymayı taahhüt ettiği para miktarı, para mahiyetinde olmayan sermayenin değeri ve bu değerin ne suretle biçilmiş olduğu, eğer şahsi emek söz konusu ise bu emeğin mahiyet ve şümulü,
f) Şirketi temsile yetkili kimselerin ad ve soyadları, bunların yalnız başına mı, yoksa birlikte mi imza koymaya mezun olduklarıdır: Şirket sözleşmesinin bu zorunlu şartları dışında ortaklar isterlerse ek olarak başka konuları da sözleşmeye koyabilirler. Bunlara ihtiyari kayıtlar denir. Örneğin, ortakların iç ilişkide kar ve zarara katılma oranları, şirket süresi v.s.
2. İmzaların noter tarafından tasdiki: Şirket sözleşmesi taraflar arasında düzenlenip imzalandıktan sonra bu imzaların noter tarafından tasdik olunması gerekir. İmzasını tasdik ettirmekten kaçınan ortak sözleşmeye aykırı davranmış sayılır. Bu nedenle kendisinden tazminat istenebilir.
3. Sözleşmenin tescili ve ilanı: Kollektif şirketi kuranlar, imzaların noterce tasdikinden sonra şirketi ticaret siciline tescil ettirmekle yükümlüdürler.
Bu yüküm imzaların noterce tasdikinden itibaren 15 gün içinde yerine getirilmelidir. Tescil talebinin bütün ortaklar tarafından yapılması gerekir. Şirket bu şekilde tescil olunmakla beraber tüzel kişilik kazanmış olur. Şirket tescil olduktan sonra tescil edilen konular sicil memuru tarafından Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan olunur.
Kollektif ortaklıkta karar idareciler tarafından alınır ve dış ilişkide temsilciler tarafından icra edilir.
Kollektif ortaklıkta iç ilişki :
Kollektif ortaklığın idaresinde ferdi idare ilkesi geçerlidir. Yani kural olarak her ortak şirketi tek başına idare edebilir ve bu aynı zamanda da bir görevdir. Ancak bu hak sözleşme ile diğer ortaklardan alınıp bazı ortaklara veya sadece bir tek ortağa verilebilir. Ayrıca bir çoğunluk kararı ile de kimlerin idare hakkına sahip olacağını saptayabilirler.
İdare hakkı tamamen iç ilişkiyi ilgilendiren bir kurum olduğu için bu hakkın çeşitli şekillerde sınırlandırılması mümkündür. Bununla beraber idare hakkının alanına sadece mutad işlemler, yani ortaklığın amacına ulaşmak için icra edilmesi gereken günlük ve devamlı işlemler girer, örneğin ortaklık defterlerin tutulması, ortaklığa işçi alınması, işyerlerinin kiralarının ödenmesi gibi. İdare hakkına sahip olanlar, mutad işlerde sulh, feragat, kabul ve tahkim yapılmasına da karar verebilirler.
Ortaklık konusunun değiştirilmesi, yeni ortak alınması, işletmenin toptan satışı gibi ortaklık ilişiğinin bütününü etkileyen temel işlemler ile, bağış yapmak, teminat göstermek gibi fevkalade işlemler ortakların oy birliğini gerektirir.
İdare hakkına sahip olsun olmasın bütün ortaklar denetleme hakkına sahiptirler. Denetleme hakkı ortakların şirket işlemleri ve idarecilerin faaliyetleri hakkında bilgi edinmelerini sağlar.
Kollektif ortaklıkta dış ilişki :
Her tüzel kişi gibi kollektif ortaklığın da üçüncü kişilerle ilişkiye girebilmesi için bu işle görevli temsilcilere sahip olması gerekir. Temsilci, yaptığı işlemlerle kollektif ortaklığı borç altına sokabilmek ve hak sahibi yapabilmek gücüne sahip olan kişi veya kişilerdir. Ortaklığı temsil yetkisine sahip olan kişiler tarafından, açık veya kapalı olarak ortaklık adına yapılan tüm işlemlerden dolayı ortaklık alacaklı ve borçlu olur. Ortaklık ayrıca, temsilcinin ortaklık işlerini görürken işlediği haksız fiillerden dahi doğrudan doğruya sorumludur.
Kollektif ortaklığın temsilcisi, ortaklık konusuna giren her türlü iş ve hukuki işlemleri ortaklık adına yapmak ve ortaklığın ünvanını kullanmak yetkisine sahiptir.
Temsil de idare hakkı gibi ortaklar için hem bir hak hem de görevidir. Temsil ve idare yetkisine ilişkin başkaca bir düzenleme getirilmemişse her ortağın şirketi tek başına temsil yetkisi vardır.
Temsil yetkisinin ortaklar tarafından sözleşme ile veya sonradan sınırlandırılması mümkün değildir. Çünkü temsil dış ilişkiyi ilgilendiren bir yetkidir. Buna ilişkin hükümler üçüncü kişilerin çıkarını koruyucu nitelikte emredici hükümlerdir. Temsil yetkisinin sınırlandırılamaması kuralının iki istisnası vardır. Bunlar, birlikte temsil ve temsil yetkisinin bir şubenin işleri ile sınırlandırılmasıdır. Bu sınırlamaların üçüncü kişiler yönünden geçerli olabilmesi için tescil ve ilan edilmiş olması gerekir.
Yukarıda da belirtildiği üzere, kollektif ortaklığın alacaklılarına karşı birinci derecede ortaklığın kendisi yani tüzel kişi sorumludur. Ortaklar ise ikinci derecede sorumludur. Diğer bir ifade ile, ancak ortaklığa karşı yapılan icra takibi sonuç vermemiş veya ortaklık herhangi bir sebeple sona ermiş ise ortaklar aleyhine de dava açılabilir ve takip yapılabilir. Ortakların bu sorumluluğu sınırsız ve müteselsildir. Yani alacaklılar diledikleri ortağa veya ortaklara başvurabilirler ve onları tüm malvarlıkları ile takip edebilirler. Ortaklar arasında sözleşme ile sorumluluğun sınırlandırılmış olması üçüncü şahıslar açısından bir anlam ifade etmez.
İstisnaen alacaklılar, henüz ortaklara başvurmanın şartları gerçekleşmeden de ortakların malları üzerine ihtiyati haciz koydurabilirler.
2.Komandit Şirket ( TK.243-268,475-484 )
Komandit şirketin farklı iki türü vardır: Kişi ortaklığı olan adi komandit şirket ve sermaye ortaklığı olan hisseli (sermayesi paylara bölünmüş) komandit şirket.
a) Adi Komandit şirket: Bu bir kişi ortaklığıdır ve bir çok açıdan kollektif şirkete benzer. Komandit şirkette iki tür ortak vardır: Komandite (sınırsız sorumlu) ortakların kollektif şirket ortaklarından farkı yoktur. Bunlar şirketin yönetimini elinde tutan ve rizikoyu sınırsız olarak yüklenmiş kişilerdir. Komanditer(sınırlı sorumlu) ortak, belli bir sermayeyi işletilmek üzere şirkete yatırmıştır ve bundan daha fazla bir risk altına girmek de istememektedir. Sorumluluğu taahhüt ettiği sermaye miktarı ile sınırlıdır.Komanditerin şirket yönetiminde aktif bir rolü yoktur. Onu asıl ilgilendiren şirketin başarısı, yani hesap dönemi sonundaki kar ve zarar durumudur.
Komandit şirket de ancak bir ticari işletme amacıyla kurulabilir. Kanun komandit şirket için de asgari sermaye öngörmemiştir. Komandit şirkette ortak sayısı açısından herhangi bir sınır söz konusu degildir. En az bir komandite ve komanditer bulunmak şartı ile her sayıda ortakla kurulabilir. Tüzel kişiler komandit şirkete komandite ortak sıfatıyla giremezler. Buna karşılık tüzel kişilerin komanditer ortak olmaları mümkündür.
Komandit şirketin ticaret ünvanı, komandite ortaklardan en az birinin adı ve soyadı ile, ortaklığın türünü gösteren bir ibareden oluşur. Komanditer ortakların adı ünvanda yer almaz. Bir komanditerin ad ve soyadının ticaret ünvanına girmesi, o ortağı şirket alacaklılarına karşı sınırsız sorumlu hale getirir.
Komandit şirketin kuruluşu kollektif şirketin kuruluşuna benzer.Komandit şirket sözleşmesi de yazılı yapılmak zorundadır. Bu sözleşmeye TK.246. maddesi gereğince, kollektif şirket sözleşmesine konması zorunlu konulardan başka, komanditerlerin ad ve soyadları ve her birinin koydukları veya koymayı yüklendikleri sermaye miktarları yazılır. Komanditerin sermaye borcu da para veya başka bir sermaye türü olabilir. Ancak TK. 246. Maddesi 2.fıkrası gereğince, komanditer ortak şahsi emeğini veya ticari itibarını sermaye olarak koyamaz.
Sözleşmenin imzalanmasından sonra ortaklar sözleşmedeki imzalarını notere tasdik ettirmekle yükümlüdürler. Tasdikten sonra komandite ve komanditer ayrımı yapılmaksızın bütün kurucu ortaklar tarafından 15 gün içinde şirket merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil talebinde bulunulmalıdır. Komandit şirket tescil ile tüzel kişilik kazanır.
b) Hisseli (Sermayesi Payları Bö1ünmüş) Komandit şirket: Hisseli komandit şirket anonim şirketin bir türünü teşkil eder ve istisnai hükümler dışında anonim şirket hükümleri uygulanır.
Hisseli komanditlerin sermayesi anonim şirketlerde olduğu gibi belirli ve paylara bölünmüştür. Burada da istisnai hükümler dışında anonim şirket hükümleri uygulanacağından hisseli komanditin sermayesi elli milyar Türk Lirası’ndan aşağı olamaz.
Komandite ortaklar kollektif ortak gibi, yani şirket alacaklılarına karşı ikinci derecede ve sınırsız olarak sorumludurlar. Komanditer ortaklar ise, anonim şirketteki pay sahipleri gibi sorumludurlar, yani sorumlulukları taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile sınırlıdır. Bunları ödemişlerse artık kendilerine başvurulamaz.
Hisseli komandit şirketler adi komanditlerde olduğu gibi sadece ticari işletme işletmek amacıyla değil, anonim şirketlerde olduğu gibi kanunen yasak olmayan her türlü iktisadi amaç ve konular için kurulabilirler.
Hisseli komandit şirketin kuruluş aşamasında esas sözleşme hazırlanır; imzalanır ve imzalar noterce tasdik edilir. Hisseli komandit şirket kuruluşunda Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın izin aşaması yoktur.
3. Anonim Şirket (TK.269-474)
TK.269. maddesi anonim şirketi ‘bir ünvana sahip, esas sermayesi muayyen ve paylara bölnmüş olan ve borçlarından dolayı yalnız mamelekiyle mesul bulunan şirkettir” diye tarif eder.
Bir anonim şirket ticaret ünvanı, işletme konusu ve anonim şirket olduğunu gösteren ibarelerden oluşur.
Anonim şirket kendi alacaklılarına karşı sadece esas sermayesi ile değil, bilançosunun aktif tarafında bulunan değerlerle de sorumludur. Aktiflerde esas sermaye karşılığı, yedek akçeler karşılığı, kasa ve bankalardaki alacaklı hesapları, alacakları ve yatırım malvarlığı bu değeri oluştururlar.
Ortakların sorumluluğu ise yüklenmiş oldukları sermaye payları ile sınırlıdır ve sadece şirkete karşıdır. Bu sorumluluk payın itibarı değeri üzerindedir. İstisnai olarak itibari değerinden yüksek bedel ile pay çıkarılmış ise bu bedel ile sorumlu olunur.
Tüzel kişiliği ve kendine ait malvarlığı olan anonim şirketlerin faaliyeti organları marifetiyle olur. Genel kurul karar organı, yönetim kurulu idare ve temsil organı, denetçiler de denetim organıdır.
Genel kurul çeşitli yetkilerle donatılmıştır. Bunun yanında esas sözleşme ile de genel kurula bazı yetkiler verilebilir.
Genel kurul olağan toplantısını yönetim kurulunun çağrısı üzerine yapar. Olağan toplantı her hesap devresinden sonraki üç ay içinde ve en az yılda bir defa yapılmalıdır. Olağan toplantının gündemi bellidir.
Yönetim kurulunun ihmali halinde, genel kurulu toplantıya daveti denetçiler yapmakla yükümlüdür. Olağanüstü toplantı, her zaman gerek duyulduğunda yapılabilir. Çağrıyı yönetim kurulu veya bunun ihmali halinde ya da mecburi ve acil hallerde denetçiler yapar. Ayrıca esas sermayenin 1/10’nu veya esas sözleşmede öngörülmüşse daha az bir miktarını temsil eden azınlık, gerektirici sebepleri içeren yazılı talep ile yönetim kuruluna başvurarak genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırtabilirler. Yönetim kurulu bu talebi dikkate almazsa denetçilere gidilir. Bunlar da çağrıda bulunmazlarsa mahkeme izni ile genel kurul toplantıya çağrılır.
Genel kurulu toplantıya çağrı Ticaret kanununun 368. maddesine göre, esas sözleşmede gösterilen şekil ve surette ve herhalde Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilanla yapılır. Nama yazılı pay senedi sahipleri ile, bir pay senedi ile adresini ortaklığa bırakan hamiline yazılı pay senedi sahiplerine ayrıca taahhütlü mektupla bildirilir.
Toplantı yetersayıları (nisapları) esas sermayeye göre belirlenmiştir. Özel yetersayı aranmayan olağan işlerde toplantı nisabı, ilk toplantıda esas sermayenin en az ¼ üne sahip ortakların hazır bulunmasıyla oluşur. Toplantıda bu nisap bulunmazsa genel kurul yeniden toplantıya çağrılır, ikinci toplantıda temsil edilen sermayenin miktarı ne olursa olsun, toplantı nisabı varsayılır. Yani ikinci toplantıda nisap aranmaz.
Özel toplantı yetersayıları ise Ticaret Kanununun 388. maddesinde tespit edilmiştir. Bunlar esas sözleşmenin değiştirilmesini gerektiren konulardır. Bu yetersayılar ayrıca tahvil çıkarılması kararında ve anonim şirketin genel kurul tarafından feshine karar verilmesinde de uygulanır.
Söz konusu yetersayılar hem olağan ve hem de olağanüstü toplantılar için geçerlidir. Ortaklığın tabiyetini değiştirmek veya ortakların yükümlerini arttırmak için oy birliği gerekir. Anonim şirketin konusunun veya nev’inin değiştirilmesi için toplantı nisabı şirket sermayesinin 2/3’üdür. İlk toplantıda bu sayı elde edilmezse, yönetim kurulu usulüne uygun olarak genel kurulu ikinci defa toplantıya çağırır. Bu toplantı için gereken sayı ½ dir. Şirket sermayesinin azaltılması, tahvil ihracı, fesih ve bir kamu tüzel kişisi tarafından devralınma kararları verilecek toplantılarda da bu yetersayılar aranır.
Diğer esas sözleşme değişiklikleri için toplantı nisabı şirket sermayesinin ½ sidir. İlk toplantıda bu nisap elde edilmezse en geç 1 ay içinde ikinci toplantı yapılabilir. İkinci toplantı için aranan nisap 1/3’tür. İkinci toplantıda da bu nisap sağlanamazsa ya gündemdeki konudan vazgeçilir yada 1/2 nisabı ile tekrar başlanabilir.
Karar yeter sayısı ise özel düzenlemeye tabi olmayan hallerde mevcut oyların çoğunluğudur.
Anonim şirketler sadece ticari işletme işletmek amacıyla değil, kanunen yasak olmayan her türlü ekonomik amaç ve konular için kurulabilirler.
Anonim şirketlerde ortakların sınırlı sorumluluk taşımaları ve böylece sadece katılma payının riske atmaları, büyük miktarların toplanması imkanı yaratmakta, az bir para ile küçük tasarruf sahipleri bir anonim şirkete katılma sonucu büyük işlere ortak olabilmektedirler.
Ortak paylarının kıymetli evrak niteliğinde hisse senetleri tarafından temsil edildiği ve hisse senedi devrinin kolaylaştırılmış olduğu düşünülürse, sermaye piyasasında bu senetlerin her zaman paraya çevrilebilmesi de tasarruf sahibi bakımından bir avantaj teşkil etmektedir.
Anonim şirketin kuruluşu, esas sözleşmenin yazılı olarak yapılıp kurucular tarafından imzalanması ve imzaların noter tarafından tasdiki ile başlar ve anonim şirketin ticaret siciline tescili ile sona erer. Tüzel kişilik bu tescil ile kazanılır. Limited şirketlerde olduğu gibi, anonim şirketlerde de Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın izni kaldırılmıştır. Sadece bankalar, özel finans kurumları, sigorta şirketleri, finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri, holdingler, döviz büfesi işleten şirketler, umumi mağazacıkla uğraşan şirketler, Sermaye Piyasası Kanunu’na tabi şirketler, serbest bölge kurucusu ve işleticisi şirketlerin kuruluşu ve esas sözleşme değişiklikleri açısından bu izin aranmaktadır.
Kuruluş ani veya tedrici olur.
Ani kuruluşta kurucular payların tamamını taahhüt ederler. Başka kimseye müracaat edilemez. Ani olarak kurulan bir anonim ortaklıkta pay sahipleri, tescilden itibaren beş yıl içinde paylarını halkla müracaatla elden çıkarmak isterlerse tedrici kuruluşu düzenleyen hükümler uygulanır.
Tedrici kuruluşta bir kısım paylar kurucular tarafından taahhüt olunur, geri kalan kısım için halka müracaat edilir.
Kuruluşta katılma payının çeşidi bakımından da nakdi ve mevsuf kuruluş ayrımı yapılır. Para konduğu takdirde nakdi kuruluş olur. Paradan başka bir şeyin, örneğin belirli hakların konulması mümkün olan hallerde bu yola gidilirse mevsuf kuruluş söz konusudur.
Bir anonim şirketin kurulması için en az pay sahibi beş kurucu ortak bulunmalıdır. Bunlar gerçek veya tüzel kişi olabilir. Anonim şirketler en az elli milyar Türk Lirası sermaye ile kurulurlar.
Kuruluş aşamaları şöyledir:
l. Esas sözleşmenin hazırlanması, imzalanması ve imzaların noterce tasdiki: Esas sözleşme yazılı yapılır ve en az beş kurucu tarafından imzalanır. Daha sonra imzalar noterlikçe onaylanır.
2. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı izni: Daha önce de belirttiğimiz gibi, anonim şirketlerin kuruluşunda ve esas sözleşme değişikliğinde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın izni kaldırılmıştır. Ancak belirli anonim şirketler açısından bu izin şartı muhafaza edilmiştir. Bunlardan bir tanesi de Sermaye Piyasası Kanunu’na tabi anonim şirketlerdir. Tedrici şekilde kurulan bir anonim şirket halka açık anonim şirket statüsünde olacağı için Sermaye Piyasası Kanunu’nun kapsamına dahil olacaktır. Bu nedenle tedrici kuruluşta söz konusu izin aranmaktadır. Tedrici kuruluşta, kurucular esas sermayenin yüzde onunun tediye veya temin edildiğini gösteren bir belgeyi söz konusu Bakanlığa başvurmadan önce hazırlayacaktır. Tedrici kuruluşta ayrıca Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’ndan izin alınmadan önce Sermaye Piyasası Kurulu tarafından sözleşmenin onaylanması gereklidir.
Bakanlıktan izin alındıktan sonra anı kuruluşta tescil için ticaret siciline başvurulur.
3. Tescil: Tüzel kişilik tescil ile kazanılır. Kuruluşun üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi, tescilin Türkiye Ticaret ‘Sicili Gazetesinde ilan edilmesiyle mümkün olur.
Tedrici kuruluşta ise izinden sonra sermaye Piyasası Kurulu’na müracaatla halkı ortaklığa katılmaya davet ve senetlerin SPK kaydına alınması için gerekli işlemin yapılması istenir.
Yönetim kurulu anonim ortaklığın idare ve temsil organıdır. Ortaklık esas sözleşmesi ile tayin edilmiş veya genel kurul tarafından seçilmiş ve pay sahibi olan en az 3 üyeden oluşur. Yönetim kurulu üyeleri en çok 3 yıl süreyle seçilirler. Esas sözleşmede aksine bir düzenleme yoksa tekrar seçilmeleri mümkündür. Pay sahibi olmayan kişiler üye seçildikleri takdirde bunlar ancak pay sahibi sıfatını kazandıktan sonra işe başlayabilirler. Pay sahibi olan bir tüzel kişi yönetim kurulu üyesi olamaz. Fakat tüzel kişinin temsilcisi olan gerçek kişiler üye seçilebilirler.
Yönetim kurulu üyesi sıfatını kazanan kişilerin ticaret siciline tescil ve ilan edilirler.
Yönetim kurulu üyelerinden her biri, itibari değerleri esas sermayenin en az yüzde birine eşit miktarda hisse senetlerini ortaklığa tevdi etmek zorundadır. Ancak esas sözleşmenin yüzde biri 5.000 lirayı aşarsa fazlasının tevdii gerekli değildir.
Yönetim kurulunun görev ve yetkileri kanundan veya sözleşmeden doğar. Ortaklık defterlerinin tutulması genel kurulun toplantıya çağrılması, gündemin hazırlanması, ilanı, toplantı sırasında ortakların sıfatlarının tesbiti, genel kurul kararlarının yürütülmesi, bilançonun ve kar.zarar hesabının düzenlenmesi yönetim kurulunun görevlerinden bazılarıdır. Karar gerektirmeyen görevleri yanında, yönetim kurulu yetkisini kural olarak kurul halinde toplanarak kullanır. Yönetim kurulu her yıl üyeleri arasından bir başkan ve bir başkan vekili seçer. Kurulu toplantıya başkan veya vekili çağırır. Toplantıya çağrı herhangi bir şekle bağlı değildir.
Ortaklık sözleşmesinde hüküm varsa, yönetim yetkilerinin üyeler arasında bölünmesi mümkündür. Her üye ancak kendisine bırakılan işler nedeniyle sorumlu tutulabilir.
Yönetim işlerinin hepsi veya bir kısmının murahhaslara bırakılabilmesi için de sözleşmede açık hüküm bulunması gerekir. Murahhasın yönetim kurulu üyeleri, hatta pay sahibi olması dahi zorunlu değildir. Yönetim kurulu üyesi olan murahhaslara murahhas üye, yönetim kurulu dışından seçilenlere ise murahhas müdür denir.
Temsil yetkisine gelince, bu yetkinin kullanılması yönünden sözleşme ile başka bir düzenleme yapılmamışsa çift imza ilkesi benimsenmiştir.
Temsil yetkisinin üyeler arasında sadece yer itibariyle bölünmesi mümkündür. Temsil yetkisi merkeze veya bir şubeye hasredilmişse, bu sınırlama tescil ve ilan edildikten sonra üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir.
Yönetim yetkisi gibi temsil yetkisi de sözleşmede hüküm bulunmak şartıyla murahhas üyelere veya müdürlere bırakılabilir. Temsil yetkisi yönetim kurulu üyesi olmayan murahhas müdürlere veriliyorsa, Ticaret Kanunu yönetim kurulu üyelerinden de en az birisinin temsil yetkisine sahip olması zorunluluğunu getirmiştir.
Temsil yetkisi sınırlandırılamaz. İki istisnası vardır: Bu yetki sadece merkezin veya bir şubenin işlerine hasrolunabilir ya da birlikte temsil kuralı getirilebilir. Yani ikiden çok imza veya belirli iki imza şartı aranabilir.
Yönetim kurulunca, temsil yetkisi kullanılıp üçüncü kişilerle ortaklık adına girişilen işlemlerden ve yapılan sözleşmelerden doğan hak ve yüklenilen borçlar ortaklık tüzel kişisine aittir. Yönetim kurulu üyeleri bu işlem ve sözleşmelerden bizzat sorumlu olmazlar. Hatta yönetim kurulu üyelerinin, bu sıfatları ile yönetim ve temsil görevlerini gördükleri sırada üçüncü kişilere karşı işledikleri haksız fiillerden dolayı dahi ortaklık sorumludur. Ortaklığın bu konudaki rücu hakkı saklıdır. Diğer bir ifade ile, anonim ortaklık söz konusu sorumluluğu dolayısıyla uğradığı zararlar için yönetim kurulu üyelerine dönebilir.
Aşağıda sayılan hallerde yönetim kurulu üyeleri hem ortaklığa hem her bir pay sahibine hem de ortaklık alacaklılarına karşı müteselsilen sorumludurlar :
Hisse senetleri bedellerine mahsuben pay sahipleri tarafından yapılan ödemelerin doğru
olmaması
Dağıtılan ve ödenen kâr paylarının gerçek olmaması
Kanunen tutulması gereken defterlerin mevcut olmaması veya bunların düzensiz bir
şekilde tutulması
Genel kuruldan çıkan kararların sebepsiz olarak yerine getirilmemesi
Gerek kanunun gerek esas sözleşmenin kendilerine yüklediği diğer görevlerin kasden
veya ihmal sonucu olarak yapılmaması.
Ortaklık adına dava açma yetkisi genel kurula aittir. Genel kurul bu yetkiyi adi toplantı ve karar yetersayısı ile alacağı bir kararla kullanır. Ancak genel kurulda dava açılmamasına karar verilmekle birlikte, esas sermayenin onda birini temsil eden pay sahipleri dava açılması yönünde talepte bulunursa o takdirde sorumluluk davası açılması gerekir. Ortaklık bu hallerde karar veya talep tarihinden itibaren bir ay içinde dava açmaya mecburdur. Ayrıca, yönetim kurulunun ortaklığı zarar uğratan davranışları, ortaklık yanında dolaylı olarak pay sahiplerini ve alacaklıları da zarar uğratabileceği için bunlara da sorumluluk davası açma imkanı tanınmıştır. Ancak hükmedilecek tazminat ortaklığa verilir. Fakat, yönetim kurulu üyesinin haksız bir fiilinden dolayı pay sahibi veya ortaklık alacaklısı doğrudan bir zarar görmüşse, o takdirde bu kişi kendi adına ve hesabına dava açabilir.
 
Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu genel kurul tarafından alınan bir ibra kararı ile sona erer. Kanuna göre, bilançonun onaylanmasına ilişkin olan genel kurul kararı ile, aksine bir açıklık olmadığı sürece, yönetim kurulu üyeleri ile müdürler ve denetçiler ibra edilmiş olurlar. Ancak bunun için, kabul edilen bilançonun gerçek ve samimi olması gerekir. İbra sadece bilançoda görülebilen konulara ilişkindir.
Anonim Şirketlerde Denetçiler (Denetim Kurulu)
Anonim şirketlerde denetim organı zorunlu organlardan bir tanesidir. Eksikliği şirket için bir
fesih sebebidir. Denetçi sayısı bir veya birden fazla olabilir, ancak beşi geçemez. Birden çok denetçiler bir kurul oluştururlar. Denetçilerin pay sahibi olmaları gerekli değildir. Ancak bir denetçi bulunması halinde onun, birden fazla denetçinin varlığı halinde ise yarısından bir fazlasının T.C. vatandaşı olması gerekir. Esas sözleşmede öngörülmediği sürece, mesleki bazı niteliklerin bulunması yüksek öğrenim görmüş olma ya da pay sahipliği gibi şartlar aranmaz. Yönetim kurulu üyeleri aynı zamanda denetçi olamayacakları gibi, görevleri bitmiş olsa dahi ibra edilmedikçe, denetçi olarak seçilemezler. İflas, ağır hapis gerektirici veya haysiyet kırıcı bir suçtan dolayı mahkum olma, devlet memuru sıfatı taşıma gibi haller denetçilik ile bağdaşmayacağından seçilme engelidir. Denetçiler genel kurul tarafından seçilir. Bu yetkinin başka bir organa devri mümkün değildir. Tedrici kuruluşta ilk denetçiler kuruluş genel kurulu
tarafindan atanır. Esas sözleşme ile atanmaları caiz değildir. Ani kuruluşta ise ilk denetçi ya da denetçilerin esas sözleşmede tayini şarttır. Genel kurul belirli konuların incelenmesi veya teftişi için gereğinde özel denetçi de seçebilir.
Denetçiler kuruluşta ilk defa bir yıl için seçilirler. Sonradan genel kurul tarafından en çok üç yıl için de seçilmeleri mümkündür.
Denetçilerin görev ve yetkileri :
Bilançonun kanun ve usulüne uygun olarak düzenlenmesini sağlamak ve bütçeyi denetlemek.
2. Şirket hesaplarını denetlemek.Bundan kastedilen, şirket işlemlerinden bilgi edinmek ve gerekli kayıtların düzenli tutulmasını sağlamak üzere defterlerin en az alti ayda bir kontrolü ve şirket defterleri ile kasa durumunun karşılaştırılması için şirket veznesinin en az üç ayda bir ve ansızın denetlenmesi ile şirket kasasında bulunması gerekli kıymetli evrakın şirket defterlerine uygulanarak kontrolüdür.
3. Genel kurul toplantılarına ilişkin kanun ve esas sözleşme hükümlerine uyulup uyulmadığını kontrol etmek.
4. Yönetim kurulu tarafından ihmal edilmesi halinde, genel kurulu olağan veya olağanüstü olarak toplantıya çağırmak. Denetçiler, zorunlu ve acil hallerde de genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırmakla yükümlüdürler.
5. Bilanço, kar ve zarar hesabı, kar dağıtımı önerisi ve yönetim kurulu raporu üzerindeki görüşleri bildiren bir raporu her yıl genel kurula sunmak.
6. Görev sırasında öğrenilecek noksanlık ve yolsuzlukları veya esas sözleşme hükümlerine aykırı hareketleri bundan sorumlu olanın üstünü oluşturan makama ve yönetim kuruluna, önemli durumlarda ise genel kurula bildirmek.
7. Pay, sahiplerine gerekli açıklamalarda bulunmak. Pay sahipleri, şüpheli gördükleri noktalara denetçilerin dikkatini çekebilirler ve gerekli açıklamayı isteyebilirler.
8.Genel kurul toplantılarında hazır bulunmak.Denetçiler ayrıca, görüşmeye ve oya katılmamak şartı ile yönetim kurulu toplantılarında da hazır bulunabilirler.
10.Denetçiler, genel kurul ve yönetim kurulu gündemine uygun gördükleri önerileri koydurabilirler.
11. Pay, sahiplerinin şikayetlerini incelemek.
12. Şirket kuruluşundaki yolsuzlukları araştırmak (ilk denetçiler için söz konusudur).
13. Genel kurulun yönetim kurulu aleyhine dava açmaya karar vermesi halinde şirket adına dava açmak. Aynı zorunluluk genel kurulun dava açmamaya karar verip de esas sermayenin en az onda birini temsil eden pay sahiplerinin dava açılmasını istemeleri durumunda da söz konusudur.
14. Anonim şirketin fesih ya da infisahı halinde, tasfiye işlemlerini gözetmek.
Denetçiler görevlerini hiç ya da gereği gibi yerine getirmemelerinden doğan zararlardan,
kusursuz olduklarını ispat etmedikleri sürece müteselsilen sorumludurlar.
Anonim Ortaklık Genel Kurul Kararlarının İptali
Kanuna, esas sözleşme hükümlerine veya objektif iyi niyet kurallarına aykırı genel kurul kararlarına karşı şirket merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede iptal davası açılabilir. Türk Ticaret Kanununun iptali düzenleyen 381. maddesi gereğince ancak aşağıda sayılan kişiler bu davayı açmaya yetkilidirler :
1 .Toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak durumu zapta geçirten pay sahipleri.
2. Oyunu kullanmasına haksız olarak izin verilmeyen pay sahipleri.
3. Toplantıya davetin usulüne göre yapılmadığı veya gündemin gereği gibi ilan veya tebliği
edilmediğini iddia eden pay sahipleri.
4.Genel kurul toplantısına katılmaya yetkili bulunmayan kişilerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri. Ancak bu durumda, böyle bir katılımın alınan karar üzerinde bir etkisinin bulunmuş olması gerekir.
5. Yönetim kurulu
6. Kararların yerine getirilmesi halinde şahsen sorumlu olacak yönetim kurulu veya denetçilerden her biri.
Davalı anonim ortaklığın kendisidir ve ortaklığı davada yönetim kurulu temsil eder. Ancak davayı yönetim kurulu açıyorsa o takdirde ortaklığı denetçiler, onların da davacı olmaları halinde mahkeme tarafından tayin edilecek bir kayyım temsil eder.
Bu dava, genel kurul kararının alındığı tarihten itibaren üç ay içinde açılmalıdır.Aksi takdirde dava hakkı düşer. İptal davasının açılmış bulunması iptali istenen kararın icrasını engellemez. Ancak mahkeme yönetim kurulu ve denetçilerin görüşlerini alarak kararın icrasının geri bırakılmasına karar verebilir. Mahkemenin iptal kararı kesinleştikten sonra ise genel kurulun kararı geçmişe etkili olarak ortadan kalkar ve bu sonuç bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade eder. Yönetim kurulu mahkeme ilamının bir örneğini derhal ticaret siciline kaydettirmekle yükümlüdür.
Pay sahibinin hakları çeşitli açılardan gruplara ayrılabilir. Konularına göre bu haklar:
a)Malvarlıksal haklar: Kar ve tasfiye payı hakkı, ödemesiz payları edinme hakkı, rüçhan hakkı, tesislerden yararlanma hakkı ve hazırlık dönemi faizi.
b)Katılma hakları: Genel kurula katılma, konuşma, öneride bulunma ve oy hakkı.
c)Aydınlatıcı haklar: Bilgi alma, inceleme ve denetleme hakkı.
d)Koruyucu haklar: örneğin genel kurul kararlarının iptali veya butlan yahut da yokluğunun tesbit davası gibi bireysel haklar, vazgeçilmez haklar, müktesep haklar ve de azınlık haklarıdır.
Anonim ortaklığın sona ermesine gelince; yasada veya sözleşmede öngörülen sebeplerden birinin gerçekleşmesi ile karar alınmasına veya ihbarda bulunulmasına gerek olmaksızın anonim ortaklığın kendiliğinden sona ermesi infisahdır. Esas sözleşmede öngörülen sürenin dolması, anonim şirketin maksadının elde edilmesi veya bunun imkansız hale gelmesi, ortaklık sermayesinin üçte ikisinin kaybedilmesi halinde genel kurulun yasada öngörülen tedbirlerden birini almamış olması, pay sahiplerinin beş kişiden aşağı düşmesi, birleşme ve şirketin iflasına karar verilmiş olması birer infisah nedenidir.
Kanun veya esas sözleşmede yer alan sebeplerden birine dayanarak bu yetkiye sahip olanlar tarafından ortaklığın sona erdirilmesi ise fesihtir. Fesih nedenleri olarak gerçek pay sahibi olanların sayısının beşin altına düşmesi, organların birinin eksikliği, kanuna, esas sözleşme veya kamu düzenine aykırı işlemlerde bulunma, şirketin esas sermayesinin üçte ikisinin kaybedilmesi hali sayılabilir.
4. Limited Şirket ( TK.503-556)
Limited şirket, iki veya daha fazla gerçek veya tüzel kişi tarafından bir ticaret ünvanı altında kurulup, iktisadi konularda faaliyet gösteren, şirket borçlarından sadece şirketin ve mal varlığı ile sınırlı olarak sorumlu bulunduğu, esas sermayesi belirli ve bu sermaye ortakların esas sermaye paylarının toplamına eşit olan şirkettir. Kişisel emek, ticari itibar limited şirkete sermaye olarak getirilemez.
Limited şirkette ortak sayısı ikiden az ve elliden fazla olamaz. Gerçek kişiler gibi tüzel kişiler de limited şirketi ortağı olabilir.
Limited şirketin ticaret ünvanı işletme konusu ve limited şirket olduğunu gösteren ibarelerden oluşur.
Limited şirket karma bir türdür. Kısmen anonim şirket kısmen de adi şirket ve kollektif şirkete ait unsurlardan oluşmuştur. Örneğin, limited şirket borçlarından dolayı anonim şirketlerde olduğu gibi sadece kendi malvarlıgı ile sınırlı olarak sorumlu olması sermaye şirketlerine özgü bir unsurdur. Buna karşılık kişi şirketlerine özgü unsurlar da söz konusudur.Örneğin, şirket payının devri kollektif şirketlerde olduğu gibi güçleştirilmiştir.
 
Limited şirkette yeni kuruluş sadece ani kuruluş ile olur. Bu durumda üç aşama söz konusudur:
1. Şirket sözleşmesinin hazırlanması
2. İmzaların noter tarafından tasdik edilmesi
3. Ticaret siciline tescil.
Şirket sözleşmesinin yazılı olarak hazırlanması gerekir.
Limited şirketin esas sermayesi, ortakların esas sermaye paylarından oluşan sabit rakamı ifade eder. Bu rakam beş milyar Türk Lirası’ndan az olamaz.
Limited şirket ortaklarının koyacakları sermaye payları birbirinden farklı olabilir, ancak payların en az 25 milyon Türk Lirası veya bunların katları olması gerekir. Bakanlar Kurulu gerek sermaye gerekse ortağın payının asgari miktarını on katına kadar artırabilir.
Ortaklık payı esas sermaye payından farklıdır. Esas sermaye payı, bir orağın limited şirketin esas sermayesi içindeki sermaye tutarının nominal değerini ifade eder. Limited şirketin esas sermayesi ortak sayısına bölünmüştür. Ortaklık payı ise, ortağın limited şirketteki haklarının ve yükümlerinin tümüdür. Sermaye tutarı ortağın ortaklık payını belirler. Ortaklık sözleşmesinde aksine hüküm yoksa her ortağın oy hakkı, esas sermaye payına göre belirlenir. Buna göre her 25 milyon Türk Lirası bir oy hakkı verir.
Ortaklık payı devir edilebilir, ancak kıymetli evraka bağlanamaz. Ortaklık payının devri ilk ortaklık sözleşmesi ile Ticaret Kanunu’nun öngördüğünden daha ağır şartlara bağlanabilir,hatta tamamen de yasaklanabilir.
Payın devrinde, devretme ve devralma iradelerini açıkça ifade eden yazılı bir devir sözleşmesi yapılır. İmzaların da noter tarafından onaylanması gerekmektedir. Ayrıca payın devri limited ortaklığa bildirilmelidir. Bu bildirimin amacı ortakların devre gerekli yeter sayı ile rıza gösterip göstermeyeceklerini tesbit ve rıza verilmesi halinde pay defterine kaydın yapılmasını sağlamaktır.
Payın devrinin limited ortaklığa karşı geçerli olabilmesi için pay defterine kaydedilmesi, kaydın yapılabilmesi için de ortakların ağırlaştırılmış yetersayı ile devre rıza göstermeleri gerekir.
Ortakların rızası bir ortaklar kurulu kararı olarak verilir. Şirket sözleşmesi ile daha da ağırlaştırılmadığı takdirde, ortakların en az dörtte üçünün payın devrine rıza göstermeleri ve bunların da esas sermayenin en az dörtte üçüne sahip olmaları gerekir.Ortaklar devre riza gösterdikleri takdirde işlem pay defterine kaydedilir.
Limited ortaklığın kanunen zorunlu organları, ortaklar genel kurulu ve müdürlerdir. Ortak sayısı yirmiyi aştığı takdirde denetçiler de zorunlu hale gelmektedir.
Ortaklar kurulu, ortakların malvarlıksal ve yönetsel nitelikteki haklarını kullandıkları bir kuruldur.Ortak sayısı yirmiden fazla olan limited ortaklıklarda karar verilebilmesi için genel kurulun toplanması gerekir. Ortak sayısının yirminin altında olması halinde kararlar yazılı oy yolu ile de oluşabilir.
Limited ortaklıkta bir kararın alınabilmesi için kural olarak ödenmiş esas sermayenin hiç olmazsa yarısından fazlasını temsil eden ortakların görüşülen konu lehine oy vermeleri gerekir. Bunun dışında ortakların oy birliği veya ağırlaştırılmış yetersayının arandığı haller de mevcuttur (TK.513/1,2,520/2,551/3 ).
Anonim ortaklıkta olduğu gibi limited ortaklıkta da genel kurul olağan ve olağanüstü olmak üzere iki şekilde toplanır.
Toplantıya yazılı olarak oy vermeye çağrı eğer sözleşmede bu konuda bir hüküm yoksa taahhütlü mektupla ve toplantıdan en az beş gün önce ve gündemi bildirmek suretiyle yapılır.
Genel kurulu kural olarak müdürler kurulu toplantıya çağırır. Esas sermayenin onda birini teşkil eden azlığa toplantının nedeni gösterilmek suretiyle genel kurulun toplantıya çağrılmasını istemek hakkı tanınmıştır. Eğer müdürler bu isteği reddederlerse, azlık mahkemeye müracaat hakkına sahiptir.
Ortaklık sözleşmesinin değiştirilmesi, müdürlerini ve denetçilerin tayini ve azli, kar ve zarar hesabının ve bilançonun onaylanması, safi karın kullanılma şeklinin belirlenmesi, müdürlerin ibrası gibi kararlar genel kurulun devredemeyeceği yetkilerindendir.
Ortaklığı idare ve temsil müdürlere aittir. Esas sözleşme veya daha sonra ortakların kararı ile müdür sıfatı ortaklardan birine veya birkaçına bırakılmamışsa ortakların tümü bu sıfata sahiptir. Esas sözleşme ile bireysel idare ve temsil sistemi kabul edilmemişse birlikte idare ve temsil ilkesi uygulanır. Ortak olmayan kimseler de müdür seçilebilir.
Müdürler ortaklığın amaç ve işletme konusu içine giren her çeşit işlemlerde ortaklık ünvanını kullanmak hakkına sahiptirler. Müdürlerin yetkileri tescil ve ilan edilmek kaydıyla ancak merkez veya şube ile sınırlandırılabilir yahut da birlikte temsil öngörülebilir.
Ortaklık adına yapılacak yazılı beyanlarda ortaklığın ünvanı ile birlikte müdürlerin kendi imzalarının da bulunması aranmaktadır. Ortaklık tarafından düzenlenen mektup, evrak ve belgelerde, ünvan ile beraber esas sermaye miktarının da gösterilmesi gerekmektedir.
Ortak sayısı yirmiyi aşan limited ortaklıklardaki denetçilere anonim şirket denetçilerine ilişkin hükümler uygulanır. Yirmi ya da altında ortağı olan limited şirketlerde müdür sıfatı olmayan ortaklara adi ortaklık ortaklarına ait denetleme hakkı tanınmıştır. Bunların, idare yetkisine sahip olmasa bile, ortaklık işlerinin gidişatı hakkında bilgi alma, ortaklığın defterlerini ve evrakını inceleme hakkı vardır.
Konulara göre ortakların hakkı malvarlıksal haklar, katılma hakları ve koruyucu haklardır.
Limited ortaklık çeşitli durumlarda sona erer. Bunlar, ortaklık sözleşmesinde yazılı sebeplerin gerçekleşmesi, sözleşmede aksine hüküm olmadıkça esas sermayenin 3/4 ünü sahip olan ortakların 3/4 ünü teşkil eden çoğunluğunun kararı,ortaklığın iflasına karar verilmiş olması, ortaklardan birinin talebi ve haklı sebeplerin varlığı halinde mahkemenin kararı ve kanunda sayılmış diğer hallerdir.
Limited Şirket Ortaklarının Hak ve Yükümlülükleri :
Hakları :
1. Malvarlıksal Hakları
a) Kar Payı Hakkı : Ortaklık sözleşmesinde aksine hüküm olmadıkça ortaklar, sermaye koyma borçlarını yerine getirdikleri oranda, yıllık bilançoya göre elde edilmiş olan safi kârdan pay alırlar.
b) Tasfiye Payı Hakkı : Ortaklığın tasfiyesinin icrası sonucunda arta kalan mal varlığı ortaklar arasında paylaştırılır. Ortaklık sözleşmesinde farklı bir sistem öngörülmemiş ise, bu konuda paylar, esas alınır.
c) Yeni Pay Alma Hakkı: Esas sözleşmede yada artırma kararında aksine hüküm yoksa her ortak sermayesi oranında yeni pay alma hakkına sahiptir..
d) Edimlerin ve Sorumluluğun genişletilmesi halinde veto hakkı.
e) Ortaklık Payının devredilebilirliği üzerindeki hak.
2. Katılma Hakları
a) Genel Kurula Katılma Hakkı : Her ortak genel kurula katılabilir,öneride bulunabilir ve tartışabilir.
Oy Hakkı : Ortaklık esas sözleşmesinde aksine hüküm yoksa her ortağın oy hakkı esas-temel sermaye tutarına göre hesaplanır. Her 25.000.000 TL bir oy hakkı verir.
İdare Hakkı : Aksi kararlaştırılmış olmadıkça ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla ortaklık işlerini idareye yetkili ve bununla görevlidirler.
3. Koruyucu Haklar
a) İptal Davası Açabilme Hakkı : Ortaklar, ortaklar kurulu kararları aleyhine iptal davası açabilirler.
b) Denetleme Hakkı : Ortakların sayısı 20 yi aşan Limited Ortaklıklar,da bir veya birden fazla denetçi bulunur. Ortakların sayısı yirmi yada yirmiden az olan Limited Ortaklıklarda ise eğer idare hak ve görevi bütün ortaklara ait değilse, yönetici olmayan ortaklar ortaklık işlerinin nasil gittiği hakkında şahsen bilgi almaya ve ortaklığın
defterlerini, evrakını incelemeye ve kendisine Limited Ortaklığın mali durumu hakkında bir, özet çıkarmaya yetkilidirler.
c) Ortaklıktan Çıkma Hakkı
d) Başka Ortağın Çıkarılmasını İsteme Hakkı
e) Haklı Sebepler ile Ortaklğın Feshini isteme Hakkı
f) Azlık Hakkı
Yükümlülükleri :
a) Sermaye Borcunu Ödeme Yükümü
b) Yönetme Yükümü : Aksi kararlaştırılmadıkça ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile yetkili ve bununla görevlidir.
c) Ortaklık ile Rekabet Etme Yasağı: Bu yasak sadece müdürler için vardır ancak sözleşme ile ortaklara da yayılabilir.
d) Ek Ödemeler Yükümlülüğü : Bu yüküm sözleşme değişikliği ile getiriliyorsa 2/3 çoğunlukla alınması gerekir.
5. Kooperatifler (Kooperatifler Kanunu)
Kooperatif, Kooperatifler Kanunu’nun 1. maddesinde tanımlanmıştır. Bu tanıma göre, tüzel kişiliğe sahip olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarını karşılık yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve kamu tüzel kişileri ile özel idareler, belediyeler, köyler, cemiyetler ve dernekler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli teşekküllere kooperatif denir.
Kooperatifin amacı, ortakların belirli ekonomik gereksinimlerini ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarını sağlayıp, korumaktır. Bu amacı elde etmek için kullanılan araçlar karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalettir.
Her kişinin kooperatif üyesi olmasına imkan tanınmamıştır. Ancak gerçek kişiler ile bazı tüzel kişiler kooperatif üyesi olabilirler. Tüm kamu tüzel kişileri yanında, kamu iktisadi teşebbüsleri ve dernekler ortak olabilirken, ticaret ortaklıklarının ortak olması mümkün değildir.
Kooperatife giren her kişinin en az bir ortaklık payı vardır. Ana sözleşmede en yüksek sınır tespit edilerek bir ortağın bu sınır dahilinde birden fazla pay almasına da izin verilebilir.Bir ortaklık payının değeri 100.000 TL’dir. Kooperatife giren ortaklar en çok 5.000 pay taahhüt edebilirler.
Kooperatiflerde önemli unsur kişidir. Bu unsur, kooperatife girişte belirli bir meslek, kıdem veya diğer özelliklerin aranması, çıkma hakkının belirli koşullara bağlanması, ek ödemeler, oy hakkı ve sorumluluk açısından da önemlidir.
Kooperatiflerde ortak sayısı değişkendir. Kooperatifin sermayesi her giren ortakla kendiliğinden artar ve çıkan ortakla da azalır. Bu durumun bir sonucu olarak, kooperatiflerde sermaye de değişir karakterdedir. Bu nedenle, sermaye miktarı sınırlandırılarak kooperatif kurulamaz. Kooperatifte değişir ortaklılık ve değişir sermaye unsurlarının doğal bir sonucu olan “açık kapı ilkesi” hakimdir. Bu ilke uyarınca, ortak sayısı belirli bir rakam ile sınırlandırılamaz, ortaklığa girme hiç kimsenin isteğine bağlı değildir, ortaklığa girme objektif şartların gerçekleşmesine bağlıdır ve bu şartlar çok zorlaştırılamaz. Aynı durum ortaklıktan çıkma açısından da söz konusudur. Ancak bu ilke “keyfilik” anlamına da gelmemektedir. Ana sözleşmede ortak olabilmek için gerekli bazı şartlar öngörülebilir. Ayrıca, ortağın kooperatiften çıkışının kooperatife zarar vermemesi gerekir.
Kooperatif, dernek veya ortaklık değil bir teşekküldür.
Kooperatifler tüzel kişiliğe sahiptir. Bunlar birer özel hukuk tüzel kişisidirler. Kooperatiflerin amacı, kendi ortaklarının ekonomilerini geliştirmek olduğu için, kooperatifler üçüncü kişiler ile değil sadece kendi ortakları ile işlem yaparlar. İstisnai haller dışında, kooperatiflerin ortak olmayan kişilerle işlem yapmaları yasaktır.
Kooperatiflerin Kuruluşu :
1. Ana sözleşmenin hazırlanması
En az yedi ortak tarafından hazırlanan bir sözleşme imzalandıktan sonra imzalar noter tarafından onaylanır. Ana sözleşmede yer alabilecek hükümler üç çeşittir. Bunlar; mecburi, ihtiyari ve yorumlayıcı hükümlerdir. Mecburi hükümler; kooperatifin adı, merkezi, amacı, çalışma konuları, ortaklık sıfatının kazandıran ve yitirten şartlar, sermaye, pay tutarları, sermayenin ödenme şekli, ayni sermaye konulup konulamayacağı, ortakların sorumluluklarının türü, zorunlu organların görev, yetki ve sorumlulukları ile seçimlerinin tarzı, kooperatifin temsili, gelir-gider farklarının hesaplanma ve kullanılma tarzı, kurucuların ad ve soyadları, konut ve iş adresleri, tasfiye kurulunun görevleridir.
2. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İzni
3. Tescil ve İlan
Kooperatif, merkezinin bulunduğu yerin ticaret siciline tescil ile tüzel kişiliğini kazanır. Tescilden önce kooperatif adına işlem yapanlar, bu işlemlerden şahsen ve müteselsilen sorumludurlar.
Kooperatifte ortakların hakları :
1. Katılma hakları
En az üç aydan beri kooperatife ortak olmayanlar hariç, her ortak genel kurula katılma hakkına sahiptir. Ayrıca ortak, görüşmelerde bulunma, öneri yapma, muhalefeti zapta geçirme ve de genel kurulda kendisini temsil ettirme haklarına sahiptir.
Sermayeye katılma payının büyüklüğüne ve ortağın kooperatife yaptığı katkının oranına bakılmaksızın her ortak bir oy hakkına sahiptir.
2. Koruyucu haklar
Kooperatif ortağı bilanço ile kâr ve zarar hesabını inceleyebilir.
Ortağın sınırlı bir denetleme hakkı vardır.
Ortak, kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararları aleyhine bir ay içinde iptal davası açabilir.
Ortaklar anonim ortaklıkta olduğu gibi, yönetim kurulu üyelerine karşı sorumluluk davası açabilirler.
Daha önce de belirtildiği gibi ortağın kooperatiften çıkma hakkı vardır.
Anonim ortaklıkta olduğu gibi kooperatifte de azınlık hakları vardır.
3. Malvarlıksal haklar
Ortaklarla yapılan işlemlerden doğan gelir-gider farkı ortaklara ancak ana sözleşmede açıkça öngörülmüşse dağıtılabilir.
Ortağın, kooperatifin borçları ödendikten ve ortakların pay bedelleri geri verildikten sonra tasfiye artığı üzerinde de hakları vardır. Ancak bunun için ana sözleşmede hüküm bulunması gerekmektedir.
Ortak kooperatifin tesis ve olanaklarından da yararlanma hakkına sahiptir.
Kooperatifte ortakların borçları :
Bunlar, kanununda öngörülen ölçüde pay taahhüt etme ve kooperatife zarar vermeme borcudur. Ayrıca, ana sözleşme ile yapma ve yapmama, kişisel sorumluluk gibi çeşitli borçlar öngörülebilir.
 
Ana sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, kooperatifler alacaklılarına karşı sadece malvarlıkları ile sorumludurlar. Ancak, ana sözleşmede ortakların kooperatif borçlarından dolayı şahsen ve sınırsız olarak sorumlu olacakları öngörülebilir. Buradaki sorumluluk müteselsildir. Ancak alacaklıların ortaklara başvurabilmeleri için alacaklarını kooperatiften tahsil edememeleri ve de kooperatifin iflas etmiş veya diğer bir sebeple tasfiye edilmiş olması gerekmektedir. Ana sözleşme ile ortağa kooperatif borçlarından dolayı sınırlı bir sorumluluk da getirilebilir.
Kooperatifin Organları :
1. Genel Kurul
2. Yönetim Kurulu
3. Denetçiler
1.Genel kurul
Genel kurul bütün ortaklardan oluşur. Kooperatif ana sözleşmesini değiştirmek, yönetim kurulu, denetleme kurulu ve gereğince tasfiye kurulu üyelerini seçme ve de ibra etme, işletme hesabıyla bilanço ve gerektiğinde gelir- gider farkının bölüşülmesi hakkında karar almak, imalat ve inşaat işlerinin yaptırılma yöntemini belirlemek, yapı kooperatiflerinde ortak sayısı ile yapılacak konut veya işyeri sayısını tespit etmek, kanun veya esas sözleşme ile genel kurula tanınmış olan konular hakkında karar vermek gibi yetkilere sahiptir ve bu yetkileri diğer organlara devredemez.
Kooperatif her yıl olağan toplantısını yapabileceği gibi, gereğinde olağanüstü de toplanabilir. Genel kurulu toplantıya çağrı yetkisi yönetim kuruluna aittir. Bu yetki ana sözleşme ile diğer bir organa da bırakılabilir. Yönetim kurulu dışında ayrıca denetçiler, tasfiye memurları kooperatifin ortağı olduğu üst birlik de gerektiğinde genel kurulu toplantıya çağırabilir. Azınlığın da bu yetkisi mevcuttur. Dört ortaktan az olmamak şartı ile, ortak sayısının en az onda birinin isteği üzerine genel kurul toplantıya çağrılır. Yönetim kurulu bu isteği en az on gün içinde yerine getirmediği takdirde, istek sahiplerinin müracaatı üzerine veya doğrudan doğruya Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından, yapı kooperatiflerinde de İmar ve İskan Bakanlığı tarafından genel kurul toplantıya çağrılabilir. Çağrı yapılmadığı takdirde istek sahipleri mahalli mahkemeye başvurarak genel kurulu bizzat toplantıya çağırma izni alabilirler.
Kanunda ve ana sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı hallerde genel kurul karar yeter sayısı oyların yarıdan bir fazlasıdır. Bazı kararlar için özel çoğunluk öngörülmüştür.
2. Yönetim Kurulu
Yönetim kurulu, kanun ve ana sözleşme hükümleri çerçevesinde kooperatifi yöneten ve temsil eden icra organıdır. En az üç üyeden oluşur ve genel kurul tarafından dört yıl için seçilir. Yönetim kurulu üyelerinin yedeklerinin kooperatif ortağı olmaları şarttır. Yönetim kurulu üyeliği için Türk vatandaşlığı aranmaktadır. Bunlar gerçek kişi olabilecekleri gibi tüzel kişi de olabilirler.
Yönetim kurulu Kooperatifler Kanunu ile diğer mevzuat ve de ana sözleşmenin öngördüğü şekilde hareket etmek ve kooperatif konusunun kooperatif ilkeleri çerçevesinde elde edilebilmesi için gerekli olan bütün faaliyetleri yerine getirmekle görevlidir.
3. Denetçiler
Genel kurul tarafından en az bir yıl için bir veya daha fazla olarak seçilen denetçiler, kooperatifin bütün işlem ve hesaplarını incelerler. Yedek denetçiler de seçilebilir. Denetçilerin ve yedeklerinin kooperatif ortaklarından olması şart değildir.
Kooperatifler Kanunu’nda, büyük kooperatiflere uygulanabilen özel hükümler de bulunmaktadır. Ortak sayısı 1.000’in üzerinde olan kooperatifler “büyük” kabul edilmektedir. Bu kooperatifler için genel kurulun yerine geçmek üzere iki yeni organ öngörülmüştür. Bunlar “ortakların tümü” ve “temsilciler kurulu”dur.
Kanunda mektupla oy verme olanağı düzenlenerek, oyun genel kurul dışında da kullanılması ve dolayısıyla karar organı olarak genel kurul değil, tüm ortaklar kabul edilmektedir. Böylece tüm ortaklar genel kurulun yerine geçmiş olmaktadır. Mektupla oy verme sisteminin uygulandığı konularda karar alabilmek için genel kurul toplanamaz ve karar alamaz. Bütün oylar, “ortakların tümü” tarafından mektupla kullanılır. Bu sisteme geçmek için ana sözleşmede hüküm bulunması gerekmektedir.
Kooperatifin ana sözleşmesinde hüküm bulunmak şartı ile, ortaklar gruplara ayrılarak verecekleri kararlar ile tespit edecekleri talimat gereğince oy vermek üzere kendi aralarında seçecekleri temsilciler topluluğu oluşturabilirler. Bu topluluk genel kurulun yerine geçmektedir. Bu durumda genel kurulun yetkileri ile donatılmıştır. Temsilciler kurulunun varlığı halinde, ortağın ay hakkı sınırlandırılmakta, ortak artık sadece temsilcilerin seçiminde veya azledilmelerinde oy hakkını kullanabilmektedir.
Grup temsilcileri genel kurulunda her temsilci, tem
Kaynak: www.englishpage.blogcu.com

CEVAP VER
Lütfen yazınızı giriniz.
Lütfen adınızı buraya giriniz.